Köyün semer ustası ölmüştü. Tüm eşekler köyün meydanında toplandılar. Sevindiler, tepindiler, oynamaya başladılar...
Yaşlı, hasta bir eşek duvar dibinde düşünüyordu. Ona geldiler:
"Haberin yok herhalde, semercimiz öldü!"
"Ne olmuş öldüyse?"
"Artık sırtımız yara bere olmayacak, ÖZGÜR olacağız..."
"Nasıl bir özgürlükmüş bu?"
"Semerci olmayınca artık sırtımıza semer yapılmayacak, kırda bayırda özgürce dolaşacağız..."
Görmüş geçirmiş yaşlı eşek acı acı gülmüş:
"Şaşarım aklınıza!"
".......???"
"Bugün sevineceğinize yas tutmalısınız! Usta, iyi kötü sırtımızın ölçüsünü biliyordu; bizi rahatsız etmeyecek semerler yapmaya çalışıyordu. Yarın bir acemi semerci getirirler, sırtınız yaradan kurtulmaz. İyisi mi siz semerciden değil eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın.
Siz eşek kaldıktan sonra sırtınıza semer yapan bulunur..."
7 yorum:
Gülsem mi ağlasam mı dedirten bir paylaşım daha...
Keşke eşeklikten bu kadar keyif almasak, keşke gözlerimizi açıp bu saltanatın esiri olmaktan vazgeçsek artık. Keşkeler giderek çoğalıyor eşeklik baki kalmasa bari!
modaya uyup hepimiz eşeğiz diye pankart açıp taksime yürüyüş mü yapsak...
bilemedim :))
:)Eşeklikten kurtulma yollları diye bir hikayeye daha rastlamıştım....
Aziz Nesin'in Madalyalı Eşek öyküsünü hatırlattı.
Anlayana çok şey anlatıyor.Paylaşım için teşekkürler Aysema öğretmenim.
Aysema hanım, döndünüz ise kitap için adresinizi bekliyorum.
Rahmetli kaynanamın bir sözü vardı, ilk kez O'ndan duymuştum:
"engin eşeğe çıkan çok olur"
yükselmek aydınlanmak ise, gereği yapılmalı ki, her gelen binemesin! Bir gerçeği hançer gini beyinlere saplyan bir yazı:)
Yorum Gönder