Uyanın artık! Yazıyorsunuz, okuyorsunuz da ne oluyor? Kime, ne faydası var? Kendiniz söyleyip kendiniz dinliyorsunuz. Kimseye de bir faydanız yok!
Bakınız insanlar harıl harıl çalışıyor, hem de yardım yapıyor! İşte gazetelerden aldığım bir haber, buyrun okuyun:
"Polis, işadamı Habib Kanat'ın uyuşturucu imalatı yapılan depolarını bastı. Piyasa değeri 2 milyar TL olan uyuşturucu hammaddesi ele geçirildi. Kanat'ın Ataşehir'de babasının adına cami yaptırdığı öğrenildi
Operasyonda Kanat'ın yanısıra yüksek kimya mühendisi Doç Dr. Hüseyin Rıza Işık'ın da aralarında bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı. İmalathanelerde üretilen malın Ortadoğu'ya sevk eden işadamı Ş.H. ile oğlu Ş.M.H.'nin ise arandığı bildirildi.
İmalathanelerin başında bulunduğu gerekçesi ile gözaltına alınan Yüksek Kimya Mühendisi Doç. Dr. Hüseyin Rıza Işık ise, narkotik polisinin yakından tanıdığı bir isim. Uzun yıllar İstanbul ve Beykent Üniversitesi'nde ders veren Işık, bir dönem Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde de uyuşturucu hapların içeriği ile ilgili bilirkişi olarak görev yapmıştı. Birçok polis çocuğunun üniversitelerden burs almasına yardım ettiği öğrenilen Işık, 2007'de extacy ürettiği için tutuklanmıştı. 14 ay cezaevinde kaldı. Serbest kaldıktan sonra 'imalata' devam etti."
Okudunuz mu haberi? Bizim gibi boş durmamışlar. Uyuşturucu ticareti yapmışlar. Kazandıkları parayı da yardım amaçlı kullanmışlar. İş bitirici bunlar! Nereye yardım yapacaklarını da çok iyi biliyorlar.
Biri cami yaptırmış, babası adına...
Diğeri polis çocuklarına burs alabilmeleri için yardım yapıyormuş...
İki dünyayı da garanti altına almışlar, gördünüz mü? Neden sizin, benim çocuklarıma değil de, polis çocuklarına burs verdirmiş dersiniz?
Neyse bunlar sıradan işler bizim ülkemizde. "Din" de tüm kapılar açılsın önünde.
Yalnız burada ufak bir sorun oluşmuş, anlaşılan. Halkımız uyanmış, soruyor:
"Uyuşturucu ticaretinden kazanılan parayla yapılan camide ibadet etmek caiz mi?"
Onun da yanıtı var gazetelerde. Buyurun.
"Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz yaptığı açıklamada, kaynağı uyuşturucu parası olduğu öne sürülen Mustafa Kanat Camii’nde namaz kılınması ve ibadet yapılmasına herhangi bir engel olmadığını söyledi ve şöyle dedi:
“Bu camide ibadet caizdir. Cemaat gönül rahatlığıyla namazını kılabilir. Camiyi yaptıran, bunu helal veya haram parayla yaptırmış olabilir. Bu durumda camiyi yaptıran, kaynağından dolayı sevap kazanır veya kazanmaz. Ama o ayrı bir konudur. İbadet ise Allah ile kul arasındadır. Hayırsız, uğursuz bir adamın yaptıkları ise Allah’la onun arasındadır’’
Sevindirici bir haber daha verip biraz da ben sevap kazanayım mı? Yine gazete haberinden aldım. Biber Gazı oruç bozmuyormuş. Emekçilerimiz rahat rahat sokağa dökülebilir. Polisimizin de çekinmesine gerek yok! İşte kanıtı:
" Erzurum Adliyesi’nde görülen bir cinayet davası sonrası çıkan kavgada ‘’Oruç bozulur’’ düşüncesiyle biber gazı kullanmayan polisin tavrını da değerlendiren Yılmaz, biber gazının orucu bozmayacağını söyledi. Yılmaz, “Biber gazıyla boğazından bir şey gitmiyor. Oruç yeme, içme ve cinsi ilişkiden uzak durmak demektir. Bunun dışında biber gazıyla oruç bozulmaz. Duman orucu bozmaz” diye konuştu."
Sevgili blogerler, artık sızlanmayı bırakın! Çalışın biraz! Herkes kendi işini kendisi yürütüyor bakın. Çalıyor çırpıyor, ama yardım da yapıyor! Bir ucundan da siz tutun!..
Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim ben. Ama siz boşverin, bu yazıyı ciddiye almayın sakın. Ben her zaman böyle değilim ha! Arada bir saçmalıyorum böyle...
23 yorum:
ya biz saçmalasak boş mu?
deliler sahnesi gibi ortalık!
heheheh ama biz de ne gezer o zeka o beceri.
Bilirkişi tanımı, aslında işini bilirkişinin kısaltılmış şekli. Bu haberi duyduğumda hiç şaşırmadım ne yazık ki...
Maalesef işini doğru yapanlar da bu arada damgalanacak. Aynen bilirkişi tanımında olduğu gibi. Her çeşit rüşvet teklifine karşı bu işi inatla hiç bir tarafa bulaşmadan yapan birini tanıyorum hem de 18 yıldır :(
yaaaa ne kadar haklısın !!!
ne demeli
biz yatalım nasılsa çalışanlar var :))
O namaz nası helal oluyormuş anlamadım. Bilinmese belki, ama haram olduğunu bile bile???
Türk insanı çalışkandır:)
Dilek öğretmenim güzel yazdın güzel dokundurdun anlayana:)
Zzzzzzzz !!!
Horrrr horrrrr !!!
Şimdi bunların çok bilmiş, ulema bir hocaları var ya. O daha iyi bilir. Yoksa öbür dünya, hesap, imtihan günü diye bişi yok da bizimi uyutuyorlar yapmayalım üçkağıtçılık falan diye.
Zzzzz !!!
Horrr horrr !!!
Soru sacma
cevap sorudan da sacma.
Ama bu cevabi birde Diyanet eski baskaninin vermesi cok düsündürücü.
Dindar olan hic kimse uyusturucu parasiyla kurulan bu camiye gidip ibadet etmez. Icine sindiremez. Bunun da bir tesvik oldugunu akil eder. Dindar olan düsünür. Rabbimizin ve peygamberimizin emrettigi gibi.
Hangi hoca ne derse desin dindar olan kendi aklini ve vicdanini dinler.
Sevgiler
UZAYLILAR BENİM ÇOCUĞUMA BURS VERECEKLERDİ? AKİBETİNİ ISPAT EDEMEM DİYE KABUL ETMEDİM! NE DERSİNİZ.
Sevgili Nalan,
Çok doğru bir saptama bu. "Deliler Sahnesi Gibi..."
Hatta "Bir deli bir taş atıyor, kırk akıllı (Yoksa deli mi?)çıkaramıyor" durumları mı yaşadıklarımız?
Sevgili Lale,
Beceriksiz olduğumuz kesin! Yoksa burada ne işimiz var? Şu anda çalışıyor olurduk değil mi?
Sevgili Parpali,
Bilirkişilere haksızlık yapmayalım. Benim de bilirkişilik yapmışlığım var.
Burada "kendi işinibilirlik" sözkonusu olan!
Sevgiler...
Sevgili Nalan,
Ben de aynı düşündeyim. Dürüstlerin sayısı çok, onun için her şeye rağmen yıkılmıyoruz, ayaktayız zaten.
Her işte sahtekarlar var. Eleştirilerimiz onlara...
Vaazı veya fetvayı kimler veriyor? Aklımı kurcalayan bu sorunun cevabına bir gazete rastladım aynen şöyle yazıyordu. "Tarikat liderleri ve şeyhler düşünceleri doğrultusunda vaaz ve fetva verirler" diyordu. Dürüst olanı seçmek boynumuzun borcu oldu artık.
Sevgili Mavi Anne,
Yorumuna yanıt yazmıştım, ama gönderemedim. Tekrar deniyorum. Bakalım gelecek mi?
Biz buralarda oyalanırken birileri zenginliklerine zenginlik katıyor şu anda... Ne yapsak ki?
Sevgili Adsız,
"Haram" deseler konu dallanıp budaklanacak, halk sorgulamaya başlayacak, helal parayla yapılmış camileri soruşturacaklar...
En iyisi size ne, diyip ortamı yatıştırmak olabilir mi?
Sevgili PrimaRima,
Hem de nasıl çalışkanlar, hep kendilerine yontuyorlar...
Sevgili Angel,
Amaç bu olabilir. "UYUTMAK"
Çok geçerli bir yöntem.Herkes uyurken götürmek kolay oluyor...
Sevgili Sünter,
Dinimizin akıl dini olduğu çoktan unutuldu. Başını ört de ne yaparsan yapa kadar getirildi.
Dini alet etmedikleri yer mi kaldı?Afyon gibi kullanıyorlar. Siz uyurken biz götürelim, anlayışı...
Sevgili Adsız,
İyi etmişsiniz almamakla... Kaşıkla veren kepçeyle alıyor, görmüyor muyuz?
Sevgili Haykırış,
O fetvaları verenlerin en büyüğü yıllardır ABD'de yaşıyor.Ne zaman sıkışsalar bir fetva patlatıyor. Müritleri gazeteci kimliğiyle karalama kampanyalarına başlıyor hemen. Biri bırakıyor, diğeri alıyor; bir süre sonra kendi söyledikleri yalanlara kendileri de inanıyor.
Attıkları çamuru temizlemek kolay olmuyor.
Bu arada hoşgeldiniz.Çok memnun oldum.
Çok gec verilen bir cevap oldu özürümü kabul buyrun lütfen. Hoşbuldum.
Bir daha gecikmeli cevap vermeye maruz kalmamak için dikkat edeceğime söz veriyorum. Saygılarımla
Yorum Gönder