"bulut mu olsam,gemi mi yoksa,
balık mı olsam,
yosun mu yoksa?
ne o, ne o, ne o...
deniz olunmalı oğlum,bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla...
Nazım Hikmet
"Bir düşün peşinden gitmek... Günümüz toplumunun bireye biçtiği, sınırları belli yaşam biçimi içinde artık hiç de kolay değil bu. Toplumun belirlediği standartlar tartışmaya kapalı ve bu standartların dışına taşmak acımasızca cezalandırılıyor. Oysaki toplumsal değerler, o toplumdaki bireylerin niteliklerine göre değişkenlik gösterir. Bu değişim ve gelişimin aracısı ise bireylerin gerçekleştirmek için uğruna emek sarfettikleri hayallerdir.
Hayallerin varlığını unutmuş, gündelik bir rahatın içinde hayat sürdürmek bugün insanları hareketsiz kılmakta ve onları oturdukları yerde adeta çürütmektedir. Mutsuzluk ve hayattan duyulan memnuniyetsizlik bu tür bir yaşamın doğal sonucu olarak bireyin karşısına çıkmaktadır.
Maddiyat hayallerin yerini kaplamakta, daha da vahimi olarak bu durum ailelerce rahat ve saygınlık uğruna teşvik edilmektedir. Gerçek bireysel ihtiyaçların neler olduğu sorusu akıllardan gün geçtikçe uzaklaşıyor. Nice aile kendi hayallerindeki varlığı yaratmak için çocuklarını istemeksizin kendilerine alet ediyor ve onların isteklerini yok sayıyor.
Başkalarının yargısı ailelerin gözünde değer kazanırken kendisini yeni yeni keşfeden çocukların hayalleri, duyguları görmezden geliniyor. Hayalleri ve kendisine dayatılanlar ikileminde sıkışıp kalan gençlik, ya toplumun ve ailesinin ona biçtiği yaşam içinde ya da topluma ve ailesine sırtını dönmek mecburiyetiyle mutsuzluğa hapsoluyor.
Toplumun huzuru bireysel mutluluğun sağlanması ile sıkı bir ilişki içindedir. Kendisine tanınan sınırlı süre içinde ölüme doğru atılan her adımda insan, toplumsal önyargının saygın gördüğü düzen içinde değil ancak kendi istekleri ve hayallerini gerçekleştirebildiği ölçüde mutlu olabilir."
AKVARYUM
Aldo Nicolai
Aldo Nicolai
Paylaşmak istedim, hepimizin üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerekir diye düşündüm...