yenildik mi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yenildik mi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2011 Pazartesi

2012 YILININ EN İYİ "MELE" YENLERİ KİM OLACAK?


DİYANET'TE "MELE" DÖNEMİ

Gerçek Gündem'deki bu haber, sanırım siz değerli öğretmen adaylarını da ilgilendirir. Gördünüz mü bir kapıyı kapayan Allah diğer kapıyı açıyor. Durmayın sizden iyi toplum öncüsü mü bulacaklar? Öğretmen olamasanız da Milli Eğitim Bakanının önerisi doğrultusunda işte size yeni bir iş kapısı! Yalnız bir sorun var: "Mele"meyi öğreneceksiniz ki sürüyü idare edebilesiniz? Sınavda en iyi meeeeeleeeyenler başarılı sayılacak.

Hadi blogerler hep birlikte meleyelim, ya ben ne söylüyorum? Hep birlikte haberi okuyalım:


" .....
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Bu kişileri analiz ettik. Toplumda sözü dinlenen, saygınlığı olan, sözleri insanları durduran veya harekete geçiren insanlar. Bu kişilerin hizmetinden müftülük denetiminde yararlanmak istiyoruz” dedi. Bozdağ, “Diyanetin 2012’ye yönelik en önemli projesi” olarak değerlendirdiği çalışma hakkında şunları söyledi:

1000 kadro

“Doğu’da mele, bizim bildiğimiz tabirle molla denilen din eğitimi almadığı halde din bilgisi olan, toplum tarafından saygı gören isimler var. Bu kişilerden Diyanet Başkanlığı olarak istifade edebilmek için daha önce çıkardığımız kanun hükmündeki kararnamede bir düzenleme yaptık. Bu tip kişilerden, Diyanet tarafından yapılacak sınavda başarılı olmaları kaydıyla sözleşmeli imam hatip olarak yararlanmak istiyoruz. Bu bir defaya mahsus olarak kullanılacak bir düzenlemedir. 1000 kişilik bir kadro öngördük. Yaptığımız hesaplamalar 800 civarında ihtiyaç olduğu yönünde.”

DEVAMI BURADA

"Yaşamda en gerçek yol gösterici bilimdir" Kim söylemişti bunu?

Üniversiteler ne işe yarıyor?
Milli Eğitim Bakanlığı da gereksiz!
Diyanet İşleri Başkanlığı yeter de artar bize!
Kapatın tüm okulları!
Atın Prof.'ları, öğretmenleri, aydınları, bilim insanlarını içeri, örtün kapıları üstüne ki ölsün!
Eee bir fatiha okumayı esirgemezsiniz değil mi?

Hep birlikte "mele"yelim ki sürüm sürüm sürüne bu toplum...

2012 Yılı En iyi "Mele" yenlerin yılı olacak anlaşılan.

13 Haziran 2011 Pazartesi

SEÇİM BİTTİ



"Gençsin, cesursun ve zekisin.
'Hakkını yediler!' biliyorum ama sızlanma,
Harekete geç, elinden geleni yap, savaşmaktan kaçma.
Dişini tırnağına takıp çalışırsan gün senindir.
Öyleyse yaşlı bir ödlek olma.
Sadece cesaretini topla; vazgeçmek kolaydır;
Zor olan başını dik tutmaktır.

Kolaydır yenilgiye ağlamak ve ölmek,
Kolaydır böcek gibi yaşayıp dalkavukluk etmek.

Ama ümit yokken dövüşmek ve dövüşmek,
İşte hepsinin en iyisi bu oyundur.
Ve her yorucu yarıştan çıktığında,
Yıkılmış, yenilmiş ve yaralı olsan da,

Bir kere daha dene, ölmek ölesiye kolaydır,
Asıl zor olan hayatta kalmaktır."(Robert Service)

Seçim bitti, Türkiye kararını verdi, hayırlı olsun. Dilerim korktuklarımız başımıza gelmez, biz yanılmış oluruz. İnanın bunu çok istiyorum, ama görünen köy karşımızda duruyor. Ulusumuzu zor günler bekliyor.

Umutsuzluğa kapılmamız için pek çok neden var, ancak içinde bulunduğumuz koşullarda bunun işe yaramayacağını, sorunlarımızı çözme yolunda elimizi ayağımızı bağlayacağını da görmek zorundayız. Şimdi aydınlara her zamankinden daha çok görev düşüyor. Kızmıyorum, üzülüyorum sadece, başına örülen çorapları fark edemeyen bir çoğunluğumuz var. Suç onlarda değil, onların karanlıkta kalmasından nemalananlardadır. Yenilen onlar mı yoksa aydınlar mı bunu zamanla göreceğiz. Keşke aydınlar yanılmış olsaydı. Yanılmadık, yenilmedik dostlar inanın.

Aydın olmak kolay değil, kaç yıl okudunuz bir düşünün bakalım? Dirsek çürüttünüz yıllar yılı okul sıralarında, mürekkep yaladınız... Hala da okuyorsunuz, elinizden kitap düşmüyor biliyorum. Ama bir kusurumuz var sevgili dostlar, bildiğimizi sadece bilenlerle paylaşıyoruz. Bilmeyenlerle aramıza kalın duvarlar örüyoruz çoğu kez, aydınlığımızı karanlıklara yansıtamıyoruz. Ve darmadağınığız, örgütsüzüz, sahipsiziz. Birlikte çalışmayı bilmiyoruz. Hep azınlıkta kalıyoruz...

Sonra da neden böyle oldu diye şaşırıyoruz.

Bundan sonra daha çok çalışmalıyız, daha uyanık olmalıyız; bunu ulusumuzun geleceği için yapmalıyız. Karanlıklar aydınlanıncaya değin durmak yok. "Atatürk durmuş mu ki biz duralım? Atatürk ölmüş mü ki biz ölelim?"

Ne dersiniz? Var mısınız?

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...