öğretmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öğretmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2010 Perşembe

MUHBİR=GAMMAZ



Muhbir= Gammaz

Gammaz:
-ajan -aşub -bühtancı -casus -curnalci(jurnalji) -çaşıt -dedikoducu -fitleyici -gıybetçi -hafiye -iftiracı -karacı -kovcu -muhbir -müfteri -müzevir -tezvirci;

Aynı anlama gelebilecek deyimler:
-ağzında bakla ıslanmaz -on parmağında on kara -söz taşıyıcı -

Argo'da:
-ispiyon -ispiyoncu -radarcı

Yakın anlamlıları:
-bozguncu -düzenci -haberci

Muallim=Öğretmen

Boşa koyuyorum dolmuyor; doluya koyuyorum almıyor. Aklımı kaçıracağım. Tüm sözlükleri aradım taradım "öğretmen" sözcüğüyle "muhbir" sözcüğünü yan yana getiremedim. Böyle bir şey olabilir mi? Olmaz, ama oldurmuşlar. Meğer okullarda müdür yardımcılarından birini polis muhbir olarak görevlendirmişler bile...

Milli Eğitim Bakanımız, Kadından ve Aileden Sorumlu Bakan iken: "Her yurtta bir muhbir yavrumuz var." demişti. Şimdi de okullarda, (Kendisi polisle koordinasyonu sağlayacak öğretmenimiz diye adlandırıyor.) muhbirimiz var

Öğretmen(!), öğrencilerini ve öğretmen arkadaşlarını polise gammazlıyormuş!
Hele bu işi yapanların, yandaşlardan seçildiğini düşünürsek durumun korkunçluğu ortada değil mi?

Sınavlarda kopya çekip tam puan alanların, öğretmen(!) olarak atamaları yapıldı bile. Hem de ilk tercih yerlerine...

Al gülüm, diyerek kopyalar verildi, tayinler yapıldı.
Boşuna mı?
Ver gülüm zamanı başlıyor şimdi.

Geçmiş ola...

Sahi başka yerde de muhbirler kullanılıyor mu?

En iyisi ben artık susayım, Şair Eşref söylesin:

"Vakti istibdatta söz söylemek memnu idi
Ağlatırdı ağzını açsan hükümet ananı
Devri hürriyetteyiz şimdi değişti kaide
Söyletirler evvela sonra ağlatırlar ananı"



17 Mart 2010 Çarşamba

SIFIR

(Karikatür: Nuri Kurtcebe-Cumhuriyet Gazetesi'nden)


16 Mart Öğretmen Okullarının Kuruluşunun 162. yılı , sessiz sedasız geçti gitti. Çünkü öğretmen yetiştiren okulların hepsi teker teker kapatıldı.

Geldik bugünlere! Ne çok öğretmen, öğrenci, okul sözcükleri geçiyor satır aralarında; hepsi de olumsuz ne yazık ki...

Konya Tepeköy'de sözleşmeli öğretmen, Türkçe kitabını evde unutan yedinci sınıf öğrencisini cezalandırıyor. Nasıl mı? Tek tek 28 sınıf arkadaşına tokatlattırıyor öğrencisini, iyi mi?!

Bir lise öğrencisi, derste öğretmeninin gözünün önünde, şişeye çişini yapıyor!

Bir başka okulda erkek çocuklar birbirlerine tecavüz ediyor, hem de arkadaşlarının gözünün önünde! Söylemesinler diye arkadaşlarına dışkı yediriyorlar!

Öğrenciler öğretmenlerini dövüyor, öğretmenler öğrencilerini dövüyor!

Gencecik öğretmenler öldürülüyor hiç uğruna! Şikayetler, dikkate alınmıyor, korunamıyor öğretmenler. Tehdit eden bilindiği halde hiçbir şey yapmayan polis, katil teslim olunca, "Yakaladık!" diye ödüllendiriliyor!

Okullar sabıkalı kişilerin cirit attığı mekanlara dönüştürülüyor. Kantinci amcalar, servisçi abiler çocuk tecavüzcüsü çıkıyor da kimsenin ruhu duymuyor! Okullarda çalıştırılanların suçlarına bakar mısınız?


Cinsel istismar: Kayıt 9, aranan 7
Uyuşturucu: Kayıt 13 aranan 1
Dolandırıcılık: Kayıt 11 aranan 1
Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet: Kayıt 34
Cinayet: Kayıt 12
Yaralama ve darp: Kayıt 13
Hırsızlık: Kayıt 65
Mali suçlar : Kayıt 19
Terör: Kayıt 10
Resmi belgede sahtecilik: Kayıt 17, aranan 1


YÖK, hukuku önden mi arkadan mı hadım etsem tartışmalarıyla eğitimi kendine göre şekillendirmenin yollarını arıyor.

Milli Eğitim, Diyanet görevlilerinin doldurulmasıyla YOK edilmeye çalışılırken YÖK eliyle de cemaat okullarına teslim edilmeye çalışılıyor.

Üniversiteye giriş "Kırk satır mı , kırk katır mı?" işkencesine dönüşmüşken liseyi yurt dışında bitiren öğrencilere "Sınavsız gel geç, sen de bizdensin!" uygulamasına geçilmek isteniyor. (Neyse ki biraz önce tepkilerden çekinip bu düşüncelerinden vazgeçtiklerini açıkladılar. Ancak bakalım yerine nasıl bir numara bulacaklar? )

Örnekler çoğaltılabilir, kimbilir çalışan öğretmenler; öğrenciler, çocuğu okuyan veliler neler görüp nelerle uğraşıyordur!

Sıfır bile bir değer, sıfırın altına mı düştük?

17 Mart 2009 Salı

KUTLU OLSUN


Öğretmenlerden şikayet etmeyen mi var? Hele de o öğretmen bizim çocuğumuzun öğretmeniyse!

Oysa öğretmen sizin bizim gibi insan! Hani eskiden "Öğretmen bir mumdur; kendisi erir, ama etrafını aydınlatır..." denirdi ya o devri sona erdi.

Mum gibi eriyip ışık yayan öğretmenler yok artık. Eridi onlar, yok oldu. Yandı bitti kül oldu!..

Köy Enstitüleri kapatıldı. Sustuk!
Öğretmen okulları kapatıldı. Sustuk!
Eğitim Enstitüleri kapatıldı. Sustuk!

Artık öğretmen yetiştiren okulların diğerlerinden bir farkı kalmadı. Onlar da herkes gibi bir meslek sahibi olmak, işsiz kalmamak, çok çok para kazanmak isteğiyle yetiştiriliyor.

Herkes ektiğini biçiyor sonunda... Şimdi herkes gibi yetiştirilen 20-25 yaşındaki genç insandan mum gibi eriyen öğretmen olmasını beklemenin aymazlığını yaşıyoruz...

En yakınımızda, ulaşabileceğimiz kim var? Öğretmen! Eh o zaman vurun abalıya! O yine de elinden geleni yapmak için çırpınan genç insana! Asıl sorumluları yargılamak tehlikeli ve yasak!

Siz kolay olanı seçin! Ve rahatlayın...

16 Mart Öğretmen Okullarının Kuruluş Yıldönümüydü, herkese kutlu olsun!
Keşke kapatılmasaydı değil mi?

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...