ABD Seçimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ABD Seçimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2010 Cumartesi

OYUMU KIRATA VERDİM


Babam ilk kez 1954'te oy kullanmış.

O zamanlar seçme yaşı 22 olduğundan 1950'de yapılan seçimde yaşı tutmadığı için oy kullanamamış. 1954'deki seçimde ise hem oy kullanmış, hem de sandık başkanı olarak görev yapmış.

Sandık başkanı olarak görevlendirildiği köy, Erzincan'ın Hinzoru köyüymüş. Tanyeri jandarma karakolunun üst taraflarındaymış bu dağ köyü...

Seçimde görevli olanları otobüslerle gideceği köye yakın bir yerde sırayla bırakıyorlarmış. Babam, ben yine şanslıydım, diyor. Karakoldan sonrasını yanına verdikleri bekçiyle birlikte yürüyerek köye ulaşmışlar.

Üç gün bu alevi köyünde konaklamış babam. İnsanları çok iyiydi, diyor. "Köy öğretmeni de benim yaşlarımdaydı, bana okulu, okulun kitaplığını gezdirdi." diye anlatıyor o günleri.

Tesadüfen muhtarla soyadlarımız da aynıymış, diye de ekliyor.

Çok güzel bir köydü, diyor. Ve partililer...

Bir CHP'liler, bir DP'liler gelip yemeğe götürüyordu üç gün boyunca... O yoğurtların, tereyağına kırılan yumurtaların tadı nerede şimdi, diye de iç geçiriyor...

Seçimi Demokrat Parti kazanmış, köydeki sandıkta da DP önde çıkmış...
Babama soruyorum: Sen hangisine verdin? Yanıtı DP oluyor. "Öyle vaatlerle geldiler ki herkes heyecan duyuyordu o zamanlar." diye de ekliyor.

"Oyumu Demokrat Partiye verdim, demiyordu çoğu kişi, 'Kırata verdim geldim. diyordu, Demirkırata...'

Ancak 1957'de işler karıştı. Menderes Amerika'dan uzaklaşıp Rusya'ya yanaşmayı denedi, bu da Amerika'nın desteğini çekmesine neden oldu. DP gözden düştü. 1960'da ihtilal olmasaydı seçimi CHP kazanacaktı..." diyor.

İlginç değil mi? Tarih tekerrürden ibarettir, diyenler her zaman haklı mı çıkıyor?

İyi tatiller...

7 Nisan 2009 Salı

"KAYIT ALTI" DA NE Kİ OBAMA?


Obama TBMM 'de konuştu. Çok şey söyler gibi yaptı, gönül okşadı, alkış aldı, üstüne bir de başbakan tarafından öpüldü...

Peki sözün özü olarak ne söyledi?

"Düşüncelerim Kayıt Altında! " Yani gerçek düşüncelerim değişmez. Bizim devlet politikamız vardır ve ben de diğer başkanlar gibi onu uygularım...

Ne güzel !.. Kutluyorum, ABD'yi de Obama'yı da...


Keşke bizim de "Devlet Politikamız" olsaydı. Özellikle dış ilişkilerimizde "Olmazsa Olmazlarımız" belirlenseydi de "Kayıt Altına" alınsaydı... Kişiler değişse de bunlar değişmeseydi. Ulusal çıkarlarımız esecek rüzgara göre yön değiştirmeseydi. Birkaç kişinin dudakları arasından çıkacak sözle güzel ülkemizin geleceği belirlenmeseydi.


Hangi konuda ne kararlar verildi, verilecek bilen var mı?

1 Kasım 2008 Cumartesi

KİMİN KUCAĞI DAHA RAHAT?

ABD'de Kim Seçilecek? Hangisi bizim için daha iyi?

Almanya'da Kim?

Ya İngiltere'de...

Fransa'da?


Be koca koca adamlar! Enerjinizi , zamanınızı boşa harcamıyor musunuz? Bu saydıklarımızın "Devlet Polikaları " var. Duymadınız mı? Kim gelirse gelsin devlet politikalarını uygulayacak...

Buna kızmalı mıyız? Bence hayır... Her ülke kendi çıkarlarını düşünmek zorunda. Belki övgüyü de hak ediyorlar.

Bizler de artık anakucağından çıkıp büyüsek diyorum!

Kim bize kucak açacak? Kimin kucağı daha rahat?

Bunlarla enerjimizi tüketeceğimize artık dış ilişkilerimizde (hiç olmazsa) " Devlet Politikamızı" oluşturmaya çalışsak... Ve bizim ülkemizin çıkarlarını korusak ...

Ali ya da Veli ne farkeder ki?

Yeter ki DELİ olmasın! Yoksa hepimiz delireceğiz ! Az kaldı...

Benden hatırlatması.

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...