tek tip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tek tip etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2012 Çarşamba

MUHTEŞEM İNSANLAR

Belki de şimdiye değin duymadığınız bir sözcüktür "Şlam". Oysa buralarda çok bilinen bir şeyin adıdır.
 Kömür; maden ocaklarından çıkarıldıktan sonra kömür yıkama tesislerinde (lavuar) yıkanır, ondan sonra kullanıma sunulur. Şlam işte yıkama sonucu suyla akıp giden kömür tozudur, çamurlaşır akar, simsiyah birikintiler oluşturur. Yağlı karadır. Ama yüz karası gibi değildir; yıkayınca çıkar.
Ve kadın erkek çoluk çocuk ekmek parası için bunları süzer, torbalara doldurur. Yakar mı satar mı bilmem, ama yaşama tutunmaya çalışır. Çalmaz çırpmaz, çalışır çabalar; bilir ekmek aslanın ağzındadır. Ölmez madenciler gibi hiç olmazsa, gökyüzünü görür yorgunluktan soluklanırken...

Vee akşam da oturur "Muhteşem Yüzyıl"ı izler. 

Birisi buna kızar: "Kaldırın  diziyi yoksa!.." Niye kızdığını anlayamaz muhteşem insanlar. 

"En az üç çocuk!" dediğinde sözüne uymuşlar, iki de fazlasıyla beş çocuk yapmışlardı. 
"Kürtaj olmayacaksınız, sezeryan mezaryan yok, ona göre!" Peki demişlerdi. 

Şimdi çocukları doyurmak için çırpınıp durmaktadırlar. İyi kötü okul formalarını da almışlar. Büyüyen çocuğun forması kardeşine uymuş, kimse de farkına varmamış yoksulluklarının. 

Şu serbest kıyafet de neyin nesi diyemeden kara kara düşünmeye başlamışlar.Haftada beş gün okula gidecekler. Her gün aynı kıyafet olmaz artık. Beş günde beş çocuk için bir kıyafet yirmi beş kıyafet eder. Hadi iki günde bir kıyafet değiştirsinler desek on kıyafet gel de çık işin içinden...

Bu çocuklar büyüyecek.Çoğu iş bulamayacak. Belki bazıları öğretmen olacak. Atanamayacak..."Öğretmenler Günü"nde parkta sabahlayacaklar da sesini duyan olmayacak.
Amaaan, bana ne ya! 
Gitsin imam olsunlar, me olsunlar, yandaş olsunlar, candaş olsunlar,Çamlıca'ya yapılacak eeeennn büyyyyük caminin inşaatında çalışsınlar, askere gitsinler...
 Asker diyince de Ortadoğu kaynıyormuş, işler Arapsaçına dönmüş, petroitler gelip ülkemize kurulmuş, yurtta savaş, dünyada savaş havası oluşmuş, kim kimle kimi çekiştiriyormuş, iyice karışmış. PKK'lı Şemdin Sakık tanık, Genel Kurmay Eski Başkanı ve komutanlar sanık yapılmış. Gazeteciler, yazarlar tutuklandıkları hücrelerde uslu durmayıp kitap üstüne kitap yazıyorlarmış.Mahkemeler ne yapacaklarını şaşırmış!

Herkes her derdini bırakmış bekliyor. "Muhteşem Yüzyıl" dizisinin sonu ne olacak? Diğer sanatçılara, televizyonculara, gazetecilere ne olduysa aynısı olacak.Ayar verilecek ki kimse yirmi birinci yüzyılın bu muhteşem insanları ne yer, ne içer, nasıl yaşar diye sormasın, soruşturmasın, uyandırmasın. Bilirler ki onlar uyursa kendileri büyüyecek...

Okul değil, cami yapılacak! Hem de ennnnn büyüğünden... Okullar tıkış tıkışmış, camilerde saf tutanlar üç sırayı geçmiyormuş kimin umurunda?

 Her güzel şey gibi Yesari Asım Aksoy'un hicaz bestesi de mazide kalacak anlaşılan. 

"Sazlar çalır Çamlıca'nın bahçelerinde/ Bülbül sesi var şarkıların nağmelerinde...

TEK TİP Mİ?
Daha önce de yazmıştım bu konuda.
Tarih:15 Nisan 2010 

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...