
Özgür Anne, Okuyamazsın, Deniz Kabuğu ve Elçin'in bloglarını okudum içim titreyerek... Siz de okuyun ve bir mum da siz yakın.
Ramazan ayındayız. Bayram geliyor biliyorsunuz. Sadece iftar çadırı kurmakla, birkaç torba kumanya dağıtmakla kendinizi rahatlatmayı bırakın artık. Açın gözlerinizi, çevrenize alıcı gözlerle bakın biraz da.
Acılar yaşanıyor bu ülkede, hastalar var, hastalıklar var... Sağlıklı yaşamak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Hastalardan alınan katkı payı artacak, bütçe açıkları yine halkın sırtına yüklenecek duydunuz mu?
Evet tek tek yardım yapmaya çalışıyoruz, yapmalıyız da. Bir çocuğu sevindirmek az şey mi? Ama çözüm bu değil baylar , bayanlar!
ÇÖZÜM: Sağır sultanları uyarmak, sesimizin duyulması için hep birlikte, her sorunda gürlemek! Bunu yapabiliyor muyuz? Yapsaydık, yapabilseydik bu durumlara düşer miydik hiç?
Halk her geçen gün yoksullaşırken birileri palazlanıyor. İşsizler ordusu çığ gibi büyüyor. Ülke elden gidiyor a dostlar, görmüyor musunuz? " Bütün orduları dağıtılmış, bütün tersanelerine girilmiş, bütün kaleleri zaptedilmiş. Bundan daha elim ve daha vahim olmak üzere ... "
Üstüne titrediğimiz çocuklarımız savaş ortasında kalırsa ne yapacağız? Bizi birbirimize kırdırmanın planları yapılıyor, susuyorsunuz!
Ne zaman konuşacaksınız?