psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
psikoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2011 Perşembe

ÇÜRÜMÜŞ (ÖYKÜNÜN DEVAMI)


II. BÖLÜM

Gözüm ekranda, bekliyorum. Aaa yanlış yazmışlar! Kapının üstündeki tabelaya bakıyorum. Doktorun adının önündeki kısaltma "dr" değil, "dt" şeklinde kısaltılmış. Diğer kapıların üstündeki tabelalara dikkat kesiliyorum Hayret hepsi aynı... DT diş tabibinin kısaltması mı? Diş doktoru mu, tabibi mi? Dentist mi İngilizcesi? Diş Hekimi var bir de... Dişçi ise yaygın kullanımı. Psikolog, psikiyastrist tartışması geliyor aklıma. Bu da öyle bir şey olmalı. Tıp okuyana doktor deniyordu hani...

"Psikiyatrislere pek rağbet yok bu memlekette" diyor derinden gelen sesim sessizce. "Oysa en çok onların çalışması gerekirdi şu sıralar. Çürüyen dişimizi çekip atıyorlar, gerçi onu da bir seferde yapamıyorlar ya neyse!" yanıtı geliyor arkasından. Sözü nereye getireceğini anlayıp "Sus!" diyorum yeniden. Dinler mi? "Çürüyen diş olsa kolay, toplum çürüyor hızla!"...

Aklıma durup dururken Oktay Ekşi geliyor. Nasıl da yaylım ateşine tutmuşlardı kendilerine bakmadan. Ve Süheyl Batum'a yapılanlar? Yapanların yaptıklarını bilmesem kızabilirdim, ama kızamıyorum. Öyle garip bir ortam yaratıyorlar ki aklı başında olanlar şaşırıp kalıyor. Tartışma programlarında ilkesiz tartışanlar kazanıyor hep. Acı acı gülümsüyorum. Defne'nin ölümünü düşünüyorum. Sonra "kerata" ları... Ne çok kerata var bu ülkede! İşin içinden kolayca sıyrılıyorlar.Hata yapanlar acımasızca hırpalanıyor. Suçsuzlar iniyor; suç işleyenler çıkıyor. Tahtaravalli gibi. Güçlü olan kazanıyor!
"Doktorluk olmak" kolay bu topraklarda. Aslında doktorların da doktora ihtiyacı var ya. Sorunlu olmayan küçük bir azınlık mı?
Doktor hasta ben hasta

diyordu bir türküde, hangisiydi o? Hatırlamaya çalışyorum.

Kaşların arasına dom dom kurşunu değdi
Bir avcı vurdu beni, bin avcı yedi beni

Ah dedim ağladım
Yaremi bağladım
Eğdi yar boynum eğdi
Mevlam kerimsin dedi
Hançer yaresi değil
Dom dom kurşunu değdi

Gel gel gümle gel gel gel gümle gel
Gel gel gümle gel böğrüme dom dom kurşunu

Bu günüm harap oldu dünden iyi midir ki
Doktor hasta ben hasta benden iyi midir ki

Dalmışım,ben böyle düşünürken, sıra bana gelmiş bile...

Devamı var....

22 Ekim 2007 Pazartesi

MEMNUNİYET

6 NİSAN 1973
"
Benden zarar gelmez
Kovanındaki arıya
Yuvasındaki kuşa;
Ben kendi halimde yaşarım
Şapkamın altında.
Sebepsiz gülüşüm caddelerde
Memnuniyetimden;
Ve bu çılgınlık delicesine
İçimden geliyor.
Dilsiz değilim susamam
Öyle ölüler gibi
Bu güzel dünyanın ortasında.
"
( Rüştü Onur )

Bugün Benim Doğum Günüm...

Sabah 5.30 'da uyandım.Okula gitmek için hazırlandım.Erken gidip Eğitim Sosyolojisi 'ne çalışacaktım.Yazılımız vardı. Bir de ne göreyim..!
Oda arkadaşlarım Ü........, F........, B........., P........, S........... bana hediye olarak yeşil bir tişort almışlar. Çok memnun oldum.
Akşam A.........'e ve ablama mektup yazmıştım, onları posta kutusuna attım. Eğitim Sostolojisi çalıştım. Eğitim Pisikolojisine de şöyle bir göz gezdirdim.
Bugün güzel bir gün geçirdim. Bilhassa öğleden sonra N..........Hanımın dersinde...Hoca bir görüşte aşık olunacağını söyledi.Tabii ona göre kişisel aşk önemli değil. Kişiyi, ilahi aşka götürecek bir köprü....
A....... 'in mektubunu yazarken biraz soğuk davrandım. Bakalım ne yazacak. Bundan sonra öyle yazmamaya karar verdim. Seviyorum onu.

Defterim bitiyor artık.Önemli olanları yazacağım. A......... mektubunda : Elbet bir gün buluşacağız, demiş. Mutluyum.

27 Nisan
Ondan mektup beklerken bir de ne göreyim? Doğum günüm için "Kelebek" romanını göndermiş.! İsmini de zarfın üstüne yazmış. Alınca ne yapacağımı bilemedim. Doğum günümden bir hafta sonra elime geçti.Bir gün sonra da mektubu geldi.

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...