iyi ki doğdun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iyi ki doğdun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Aralık 2012 Cumartesi
10 Mayıs 2012 Perşembe
HUZURUM KAÇTI
On aylık hasretlik bitti. Gönderirken döktüğüm gözyaşlarının bir başka çeşidini havaalanında onu beklerken de engelleyemedim. Ela'yla birlikte yolcu çıkış kapısına kadar gittik. Görevliler uyarmak istediler, ama gözlerimi görünce kapının yakınında beklememize ses çıkarmadılar. Ve o geldi. Sarıldık, koklaştık... Evet, evet tatlı bir huzur sardı her yanımızı...
Kızım da özlemiş hepimizi, onunkine bir de memleket özlemi eklenmiş. Sürekli bir kıyaslama içindeyiz. ABD'de de şöyle, burada böyle durumları yani... Ama burası pek çok konuda daha önde...
"Vurulmuşum toprağına taşına, yerde gezen, gökte uçan kuşuna; baharına yazına, karakışına vurulmuşum. Benim çiğdem kokulu memleketim..."
İstanbul'u geziyoruz, onun gözleriyle bir kez daha görüyorum ve bir kez daha aşık oluyorum İstanbul'umuza ve yurdun her köşesine...
Bazen arkadaşlarıyla buluşuyor, özlem gideriyor.Bugün Fenerbahçe parkına gittik hep birlikte. Her gün bir etkinlik anlayacağınız...
Bu arada Ela'yla aşkımız aynı şekilde devam ediyor. Bu sabah anaokuluna ben götürdüm. Çocuklar nasıl da çabuk büyüyorlar. Üç buçuk yaşındaki çocuğun söyledikleri şaşırtıyor beni:
"Anneanne ben seni sevmiyorum! diyor ve hemen arkasından:
"Çünküüüü ben seni çoooookk seeviiyoooruuuummm..." diye ekliyor...
Bir Tatlı Huzur Var... Evet, var da neden sayfamda yok sorusuna gelince...
Aslında komik mi desem, acemilik mi huzurumu kaçıran? Her ikisi de duruma uygun sanırım.
"Bir Tatlı Huzur" eskiden yazdığım şu yazıydı.
Yazıda verdiğim linkteki kardanadamı Ela çok seviyor ve her gelişimde izlemek istiyordu, bu kez de aynı şey oldu. O linke ulaşabilmek için eski yazıyı aradım, bulamayınca yeni kumanda panelinde ulaştım, önce düzenleye; sonra yayınlaya bastım. Eski yerinde çıkmasını beklerken güncellemişim farkında olmadan. Güncellendi, ama konu güncel olmadığı için geri çektim. Şimdi "Bir Tatlı Huzur" yazısı taslak olarak bekliyor. Eski yerine gidemiyor; bugüne uymuyor; sadece bir başlık olarak blogumda yer alacak. Sonuç olarak ben masumum, yeni kumanda panelinin kurbanı oldum.Huzurum Kaçtı, yakalamak için fazla zamanım da yok. Ama durun bir kez daha deneyeceğim...
Bir kez daha bakınca şu anda sorunu çözdüm ve "Bir Tatlı Huzur"u eski yerine(24 Kasım 2010) gönderebildim. Zamanlama eskiye doğru da yapılabiliyormuş, yaşasınnn...
Gelip de bulamayanlardan özür dilerim. Merak edip soranlara çok teşekkür ederim. Durum işte böyle...
Günler yoğun ve güzel geçiyor. Çocuklarımla birlikteyim... Haberleri daha az izliyorum ve bir tek bu bile insanı huzurlu kılmaya yetiyor mu ne?
Herkese huzurlu, mutlu günler diliyorum; tüm annelerin "Anneler Günü"nü şimdiden kutluyorum...
Kızım da özlemiş hepimizi, onunkine bir de memleket özlemi eklenmiş. Sürekli bir kıyaslama içindeyiz. ABD'de de şöyle, burada böyle durumları yani... Ama burası pek çok konuda daha önde...
"Vurulmuşum toprağına taşına, yerde gezen, gökte uçan kuşuna; baharına yazına, karakışına vurulmuşum. Benim çiğdem kokulu memleketim..."
İstanbul'u geziyoruz, onun gözleriyle bir kez daha görüyorum ve bir kez daha aşık oluyorum İstanbul'umuza ve yurdun her köşesine...
Bazen arkadaşlarıyla buluşuyor, özlem gideriyor.Bugün Fenerbahçe parkına gittik hep birlikte. Her gün bir etkinlik anlayacağınız...
Bu arada Ela'yla aşkımız aynı şekilde devam ediyor. Bu sabah anaokuluna ben götürdüm. Çocuklar nasıl da çabuk büyüyorlar. Üç buçuk yaşındaki çocuğun söyledikleri şaşırtıyor beni:
"Anneanne ben seni sevmiyorum! diyor ve hemen arkasından:
"Çünküüüü ben seni çoooookk seeviiyoooruuuummm..." diye ekliyor...
Bir Tatlı Huzur Var... Evet, var da neden sayfamda yok sorusuna gelince...
Aslında komik mi desem, acemilik mi huzurumu kaçıran? Her ikisi de duruma uygun sanırım.
"Bir Tatlı Huzur" eskiden yazdığım şu yazıydı.
Yazıda verdiğim linkteki kardanadamı Ela çok seviyor ve her gelişimde izlemek istiyordu, bu kez de aynı şey oldu. O linke ulaşabilmek için eski yazıyı aradım, bulamayınca yeni kumanda panelinde ulaştım, önce düzenleye; sonra yayınlaya bastım. Eski yerinde çıkmasını beklerken güncellemişim farkında olmadan. Güncellendi, ama konu güncel olmadığı için geri çektim. Şimdi "Bir Tatlı Huzur" yazısı taslak olarak bekliyor. Eski yerine gidemiyor; bugüne uymuyor; sadece bir başlık olarak blogumda yer alacak. Sonuç olarak ben masumum, yeni kumanda panelinin kurbanı oldum.Huzurum Kaçtı, yakalamak için fazla zamanım da yok. Ama durun bir kez daha deneyeceğim...
Bir kez daha bakınca şu anda sorunu çözdüm ve "Bir Tatlı Huzur"u eski yerine(24 Kasım 2010) gönderebildim. Zamanlama eskiye doğru da yapılabiliyormuş, yaşasınnn...
Gelip de bulamayanlardan özür dilerim. Merak edip soranlara çok teşekkür ederim. Durum işte böyle...
Günler yoğun ve güzel geçiyor. Çocuklarımla birlikteyim... Haberleri daha az izliyorum ve bir tek bu bile insanı huzurlu kılmaya yetiyor mu ne?
Herkese huzurlu, mutlu günler diliyorum; tüm annelerin "Anneler Günü"nü şimdiden kutluyorum...
31 Aralık 2011 Cumartesi
İYİ Kİ DOĞDUN ELA YAĞMUR

2011 yılına veda etme zamanımız geldi...
Gitmeden önce ona çok teşekkür etmek istiyorum. Bu yıl mutluluktan uçtuğum, ayaklarımın yerden kesildiği nice güzellikleri yaşattı bana.
En önemlisi küçük kızımın yeni yaşamına sevdiğiyle birlikte yürümeye başladığı bir yıl olması...
(DEVAMI BURADA)
Biz Yeni Yılı yani Ela'yı kucaklamaya gidiyoruz İstanbul'a. Sadece Ela'yı değil uzaktaki yakındaki tüm sevdiklerimizi yüreğimizle kucaklayacağız. Küçük kızımız ve damadımızı da içimizde götürüyoruz; çoook uzaklarda da olsalar yüreğimizin en güzel yerindeler, bizimleler, bizdeler...
Blog Dostlarım sizleri de unutmadım, kucaklıyorum hepinizi.
Siz de sevdiklerinizi kucaklayın...
2012 Herkesin sevgiyle kucaklaştığı bir yıl olsun...
26 Eylül 2010 Pazar
İYİ Kİ DOĞDUN AŞKIM
25 Haziran 2010 Cuma
İYİ Kİ DOĞDUN KIZIM
Bugün benim küçük kızımın doğum günü... O, kaç yaşına gelirse gelsin hep bizim minik kızımız olacak...İyi ki doğdun yavrum, iyi ki bizim kızımızsın. Seni çok seviyoruz. Doğum Günün kutlu olsun...
Yanında değiliz bugün, ama yüreğimiz hep seninle, sizinle, sizlerle atıyor biliyorsun. Çocukluk fotolarından bir kısmını armağan olarak gönderiyorum sana. Sevineceğini umuyorum.
Senin yaptığın bu resim okulunun sergisinde duvarları süslemişti, hatırladın mı?






Büyük yazar Rıfat Ilgaz, senin için kitabını imzalarken...(Bir hafta sonra da Rıfat Ilgaz yaşama veda etmişti.)
Benim güzel kızım, anaokulunda pazarcı olmuş, sebze-meyve satarken...

Seni çok seviyoruz...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİMSE YOK MU
"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...
-
ANKETİN SORUSU ŞU: Sizce Türkiye'nin en ÖNEMSİZ sorunu nedir? Seçeneklerden sadece birini tıklayacaksınız. Şimdiden teşekkürler...
-
Eşime sordum: "57" dedi, inanamadım! Şaka yapıyorsun, dedim. Hesapla bak, dedi. Hesapladım, hesapladım işin içinden çıkamadım......





