
Sevgili Ada'm beni sobelemiş. (manikdunya.blogspot.com) Çok teşekkür ediyorum. Tam yazayım diye düşünürken baktım Sevgili Zihni'den de (Sezi-yorum) aynı sobe gelivermiş. Alfabe sırasına göre seçilivermişim. Ehh bir taşla iki sobeyi yanıtlamış oluyorum böylece...
Kural gereği sizi mimleyenin ya da sobeleyenin linkini veriyorsunuz; soruları yanıtlıyorsunuz ve siz de beş kişiyi linkini de vererek sobeliyorsunuz...
İşte o sorular ve yanıtları:
*Hangi işleri yarım bırakırsın, ya da yarım bıraktığın neler var? Yarım bıraktığım örgüler var.
*Yakın zamanda kaybettiğin biri var mı? En son öğretmen arkadaşımı kaybettim.
*En ağır bulduğun, sana dokunan yemek var mı? Yağlı yemekleri sevmiyorum.
*Cinsellik ve aşk anlamında unutamadığın biri var mı? Böyle biri yok, ben aşık olduğum kişiyle evlendim. Otuz dört yıl olacak neredeyse...
*Çocukken sevdiğin çizgi filmler? Bizim çocukluğumuzda çizgi romanlar vardı gazetelerde, çizgi film yoktu. Ancak çocuklarımla birlikte onların sevdikleri tüm çizgi filmleri ben de izledim. Şeker Kız, Şirinler, Haidi, Pinokyo...
Ha biz çocukluğumuzda tommiks, teksas gibi çizgi romanlar okuduk. Bir de resimli fotoromanlar vardı... Daha sonraları Gırgır'ı takip etmeye başladık.
*Blogger'e ne zaman kayıt oldun, kim vesile oldu, nereden duydun? Ekim, 2007'den bu yana yazıyorum blogumda. Kızım yazıyordu, ondan gördüm önce. Ben de bir deneyeyim derken baktım oluverdi. İyi ki de olmuş. Blog yazmayı da blogları okumayı da çok seviyorum. Çok da bilgileniyorum bu sayede. Olayları birebir yaşamış insanların içten anlatımları çok güvenilir geliyor bana. Arada yanılmalar olsa da, çoğunun iyi insanlar, duyarlı insanlar olduklarını hissediyorum.
*Çok paran olsa ne yapardın? Çok param olsa kocaman bir apartman alırdım. Tüm sevdiklerimi oradaki dairelere yerleştirirdim. Herkes kendi hayatını özgürce yaşasın, kimse kimseye karışmasın; ancak zor anlarda yardımına kolayca koşabilsin isterdim. Yaşlanıyor muyum nedir? Son zamanlarda bunu istiyorum. Kimse kimseye karışmamak koşuluyla diye de ekliyorum. İyiyken kötü olmak da var böyle bir ortamda. Hem uzak gibi hem de çok yakın... Çok şey mi istiyorum?
Eveeet, sanırım görev tamamlandı; şimdi en zor kısım, o beş kişiyi seçmekte sıra...
Portakalı soydum, baş ucuma koydum, ben bir yalan uydurdum. Dıma, dıma dım, kırmızı mum... Yok olmadı. Baştan sayacağım:
Oooo piti piti çikolata sepeti... Yok yok bu da değil, en iyisi fotoğrafta gördüğünüz tavşana çektirmek, şansınıza artık...
Hah tamam, açıklıyorum...
*Funda
*BİR
*Gönül Çelen(Şanslı)
*Sokak Kedisi
*Hayat İzlerim
Hadi sıra sizde, kolay gelsin.
Not: Bu arada kendi rekorumu kırdım. Bir güne üç yazı sığdırdım.











































































