tutunamayanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tutunamayanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2010 Cuma

TUTUNABİLENLER

Ben baktım, umutlarım yeşerdi...

Şu yaşama tutunmaya çalışanlara siz de bakar mısınız?

Parçaladı kayaları incir ağacı, parçaladı sarmaşık! Sıkı sıkı yapıştı salyangozlar...

Kayalar sertti, çetindi, acımasızdı! Aldırmadı, çakılan demirin dibinden yol buldu incir ağacı...

Direndi tüm gücüyle, deldi kayaları, başını uzattı gün yüzüne bir başkası...

Ben de varım, ben de yaşamalıyım, onun için de yırttım kayaları, yol verdim aydınlığa...Biz de, biz de, diye göz kırptılar gülümseyerek...

Ben süslenmedim, ben olduğum gibi koştum geldim karşınıza, yapaylığı hiç sevmedim, olduğum gibi, doğal, halimden memnun! Kendim kalıp dostça yaşamak istiyorum aranızda...

Kolay mı bu ortamda yaşamak, türkü söyler gibi yaşama katılmak? Kolay değil biliyorum, ama zor olanı başarmanın da bir onuru yok mu?

Hele bir de insanların duyarsızlığı! Külünüzü, çöpünüzü döküveriyorsunuz, kirletiyorsunuz dünyayı ya, kırılıyorum; üzülüyorum; ama...

Yine de pes etmiyorum. Tohumdan fidan, fidandan orman oluşturuyorum tüm gücümü kullanarak.
Yaprak yaprak, çiçek çiçek karşınızdayım işte...

Yapraklara bakar mısınız? Nasıl da eskiyle yeni el ele, birlikte, sarmaş dolaş! Biri gelmeye, diğeri gitmeye hazırlanıyor. Biri genç, öbürü yaşlı... Birlikte tutunuyorlar hayata!

Günaydın insanlar, günaydın kuşlar, ağaçlar,çiçekler, böcekler; gününüz aydın olsun!
Beni görebiliyor musunuz? Ben önüme dikilen duvarların arasından yol açtım, size ulaşmaya çalışıyorum. Günaydın!


Bizler de uzaktan el sallıyoruz hepinize... Bakın bakın, en güzel çiçekler dünyada açar, işte onlardan bir tanesi:

Açın gözlerinizi, açın açın bakın çevrenize... Ne kadar çok, ne kadar değişik, ne kadar güzel çiçek var etrafınızda. Herbiri ayrı kokuda... Seçin istediğinizi, başınıza taç yapın, yolunuza yoldaş...

Deniz Feneri, bırakın denizcilere yol göstersin!

Bakın bakalım şu kedinin ürkek duruşuna. Kimsesiz, ama umutlu... Yaşama tutunuyor, ciğercinin kedisi olmamak için direniyor... Yaşamak istiyor özgürce sizin gibi, bizim gibi, hepimiz gibi...

Kolay değil biliyorum, ama olanaksız değil...

Gelin yaşayalım, tutunacak bir şeyler vardır etrafımızda, fazla aramamıza gerek bile yoktur belki de. İşte hemen yanıbaşınızda, elinizi uzatsanız tutabileceksiniz.
Hadi ne duruyorsunuz? Uzatın elinizi, yaşama yeniden merhaba diyin...


Ve gitmeden, ŞU güzel insanın yazdıklarına mutlaka bir gözatın!

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...