mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2011 Salı

BİR ANLIK MUTLULUK

Karnınız çok aç, ama canınız bir şey yemek istemiyor. Tam o sırada kapı çalıyor, açıyorsunuz ve komşunuz bir tabak sıcacık mantıyla karşınızda duruyor.

Ve

Sizin için çok değerli bir insan yolda... İki saat geç kalmış otobüs. Haber alamıyorsunuz, çıldırmak üzeresiniz. Tam o anda, telefonunuz çalıyor, yolcunuzun olması gerektiği yere ulaştığı haberini alıyorsunuz; araba arızalandığı için gecikilmiş...


Bilgisayarı açıyorsunuz, googlenin "Yazın İlk Günü" logosu size gülümsüyor; siz de gülümsüyorsunuz.


Mutluluk bazen böyle küçük ayrıntılarda mı gizli?


"Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz andan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır.
Konfüçyüs...
"

2 Haziran 2011 Perşembe

NİKAH DA TAMAM


Küçük kuzum resmen evli şu anda. Benim için inanılmaz bir duygu bu... O, hep küçük kızımdı benim, miniğimdi... Ne zaman büyüdü anlayamadım. Hala o birbirinden ünlü doğum günlerini kutluyoruz gibi hissediyorum. Oyun gibi bir şey...Nikahı formaliteler için yaptık ama gerçekten çok güzel oldu. Arkadaşları sürpriz yapıp gelmişler,neredeyse salonun yarısını doldurduk. Ela'nın da katkısıyla nikah memuru dahil kahkahalar içinde sevimli mi sevimli bir nikah merasimi oldu. Gülen yüzleri, sevgiyle bakan gözleri görmek öyle güzel ki dostlar paylaşmadan duramayacağım. Benim duygularım aslında karmakarışık biliyor musunuz? Saniyeler içinde değişiyor. Gülerken gözlerim doluveriyor birden...Güzel yorumlarınızı okudum, mutluluğuma mutluluk kattınız, çok teşekkür ederim. Hepiniz, hepiniz çok mutlu olun, güzel günler görelim, güzellikleri paylaşalım hep.

Ülkemiz 13 Haziran'da sevgiye, dostluğa, barışa, insanca yaşama, huzura "merhaba" desin. Seçim sürecinde yaşadığımız çirkinlikleri bu ulus hiç hak etmiyor. O kirli ellerin utanmasını, aynada kendi yüzlerine, gözlerinin taa içine bir kez olsun bakmalarını çok istiyorum. Kendileri de korkacaktır eminim gördüklerinden.

İnsanlık yaşasın, iyiler kazansın, rahat bir nefes alalım artık.Mutlulukları paylaşarak çoğaltmak dileğiyle sevgilerimi gönderiyorum herkese...

27 Haziran 2010 Pazar

AKVARYUM

"bulut mu olsam,
gemi mi yoksa,
balık mı olsam,
yosun mu yoksa?

ne o, ne o, ne o...

deniz olunmalı oğlum,

bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla...
Nazım Hikmet


"Bir düşün peşinden gitmek... Günümüz toplumunun bireye biçtiği, sınırları belli yaşam biçimi içinde artık hiç de kolay değil bu. Toplumun belirlediği standartlar tartışmaya kapalı ve bu standartların dışına taşmak acımasızca cezalandırılıyor. Oysaki toplumsal değerler, o toplumdaki bireylerin niteliklerine göre değişkenlik gösterir. Bu değişim ve gelişimin aracısı ise bireylerin gerçekleştirmek için uğruna emek sarfettikleri hayallerdir.

Hayallerin varlığını unutmuş, gündelik bir rahatın içinde hayat sürdürmek bugün insanları hareketsiz kılmakta ve onları oturdukları yerde adeta çürütmektedir. Mutsuzluk ve hayattan duyulan memnuniyetsizlik bu tür bir yaşamın doğal sonucu olarak bireyin karşısına çıkmaktadır.

Maddiyat hayallerin yerini kaplamakta, daha da vahimi olarak bu durum ailelerce rahat ve saygınlık uğruna teşvik edilmektedir. Gerçek bireysel ihtiyaçların neler olduğu sorusu akıllardan gün geçtikçe uzaklaşıyor. Nice aile kendi hayallerindeki varlığı yaratmak için çocuklarını istemeksizin kendilerine alet ediyor ve onların isteklerini yok sayıyor.

Başkalarının yargısı ailelerin gözünde değer kazanırken kendisini yeni yeni keşfeden çocukların hayalleri, duyguları görmezden geliniyor. Hayalleri ve kendisine dayatılanlar ikileminde sıkışıp kalan gençlik, ya toplumun ve ailesinin ona biçtiği yaşam içinde ya da topluma ve ailesine sırtını dönmek mecburiyetiyle mutsuzluğa hapsoluyor.

Toplumun huzuru bireysel mutluluğun sağlanması ile sıkı bir ilişki içindedir. Kendisine tanınan sınırlı süre içinde ölüme doğru atılan her adımda insan, toplumsal önyargının saygın gördüğü düzen içinde değil ancak kendi istekleri ve hayallerini gerçekleştirebildiği ölçüde mutlu olabilir."

AKVARYUM
Aldo Nicolai


Paylaşmak istedim, hepimizin üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerekir diye düşündüm...

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...