Utanıyorum...
"Sığ sulardaydık. Aydınlıksızdık. Kan ısısındaydık.
Yoksunduk. Gitgide azalıyorduk, başkaldıramıyorduk..."
"Damarda kandık, sıza sıza tükeniyorduk.İnsandık, mutsuzluk emiyorduk. Birbirimizi kemiriyorduk.
Rüzgardık, durmuştuk. El kadar maviler döküyorduk.
Yağmurduk, kesilmiştik. Dolam dolamdık."
Mini mini birler
Çalışkandır ikiler
....
Dokuzlar, doktor olup çıktılar
Onlar, bizi okutanlar...
Bir çocuk tekerlemesinde anlamını bulan "ONLAR" yok artık. Onlar bizi okutamayacak...
"Doğanın mı bataklığındaydık biz,Kişinin mi?
Anlayamıyorduk..."
Bakma bize öyle çocuk, bakma!Utanıyoruz...
"Topraktık. Avuç büyüklüğünde bin kez çatlıyorduk.Pınardık. Bir parmak suyumuz bin kez kesiliyordu.
"Ağaçtık. Bin kez kuruyorduk, kabuklaşıyorduk.Doğanın koyaklarına bakıyorduk. Oraları bile yeşilsizdi."
"İnsan yüreğiydik. Usturalarla, sırım çekiyorlardı.Delikanlıydık, asıyorlardı, tutuşan sarkaçlardık.
Havaydık, boğuluyorduk. Bir yere sızamıyorduk.
Kursaktık, düğüm atıyorlardı. Tıkanıyorduk.
Milyon gemiydik. Teker teker batırılıyorduk.
Depremden kurtuldun çocuk,Biz seni açlıktan öldürdük deprem çadırında,
Diğerleri gibi naylon çadırında...
Soğuktan öldürdük, yanarak öldürdük.
Anneleri öldürdük, babaları öldürdük...
Öğretmenlerini öldürdük...
Geleceğini söndürdük...
Sorumlulara,
suçlulara,
hırsızlara,
arsızlara,
aymazlara,
aldırmazlara,
acımasızlara,
iftiracılara,
vatanı satanlara,
geleceğimizi çalanlara,
emeğimizi sömürenlere,
görevini yapmayanlara,
sınavlarımızı şifreleyenlere,
sansürün danıskasını uygulayanlara,
herkesi korkutup sindirmeye çalışanlara,
kulağını evimizin içine kadar sokanlara,
doğruları söyleyenleri doğduğuna pişman edenlere
tepki göstermeyerek, SUSARAK öldürdük...
suçlulara,
hırsızlara,
arsızlara,
aymazlara,
aldırmazlara,
acımasızlara,
iftiracılara,
vatanı satanlara,
geleceğimizi çalanlara,
emeğimizi sömürenlere,
görevini yapmayanlara,
sınavlarımızı şifreleyenlere,
sansürün danıskasını uygulayanlara,
herkesi korkutup sindirmeye çalışanlara,
kulağını evimizin içine kadar sokanlara,
doğruları söyleyenleri doğduğuna pişman edenlere
tepki göstermeyerek, SUSARAK öldürdük...
Yüzüme bakma çocuk!
Utanıyorum...
"Çiçek açmasaydık; yeşil üstüne, kızıl yağmasaydık.Sarı yağmasaydık, mor yağmasaydık, mavi yağmasaydık.
Neyleyim ki, bir türlü açılamıyorduk.
DOĞANIN MI BATAKLIĞINDAYDIK BİZ?
KİŞİNİN Mİ?
ANLAYAMIYORDUK...
Not: Tırnak içindekiler Cahit Külebi'nin
Bir Bataklık Türküsü adlı şiirinden alınmıştır.
