milletle dalga geçmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
milletle dalga geçmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ekim 2009 Pazartesi

DAĞDAN İNENLER BAĞDAKİLERİ KOVUYOR MU?

Dağdan indim şehire, şaşırdım birden bire!

Herkeste bir heyecan, herkeste bir telaş...

Az kaldı, inecekler!
Henüz inemediler, biraz gecikecekleri haberi ulaştı, bekliyoruz!
Yolda kaza olmuş, karşılama konvoyu sevinçten, gururdan, heyecandan, neden derseniz diyin kazaya neden olmuş, bir kişi ölmüş...
Bekleyin, gelişmeleri duyurmayı sürdüreceğiz!

Ahmet Türk yansıyor televizyon ekranlarına, Sayın Öcalan diyor konuşmasının birkaç yerinde. Bugünümüze şükür, demeye getiriyor. Hazmettire hazmettire gerisi de gelecek anlamını düşündürdükleri birşeyler söylüyor! Çözüme yardımcı olmak için geliyorlar diyor ya da dedirttiyor birisi... Barış adı altında özerklik konuşuluyor bir yerlerde!

Dağdan inenlerin suçu neydi, anımsayan var mı? Devleti yok etmek amacıyla terörist olmuşlar, terör örgütüne karışmışlar, silahlanıp dağa çıkmışlar, otuz bin insanımızı haince yok etmişler... Bunların arasından suça bulaşmamış olanlar geliyormuş ilk grupta! Varsayalım ki öyle olsun! Suç işleyenlere yardım etmek de suç değil miydi ? Topluma kazandıracakmışız bunları... Peki öyle olsun!..

O zaman hükümete karşı darbe yapmayı düşünüyorlardı, suçlamasıyla aylardır içerde tuttukladıklarınızı ne yapacağız? Sayın Erol Manisalı, Sayın Mehmet Haberal, Sayın Mustafa Balbay, Sayın Tuncay Özkan, Sayın Doğu Perinçek ve diğerleri adını sayamadıklarım ne yapmışlar? Dağa mı çıkmışlar, silah mı almışlar ellerine, insan mı öldürmüşler?

Hepsi işinin gücünün başında, evinde ailesiyle birarada yaşayan toplumda saygınlık kazanmış değerler değil miydi?

Rüya görüyorsam biri beni çimdiklesin. Aklımı kaçıracağım. Aklım şaşırdı, kafam karıştı. Saygınlık anlayışı mı değişti? Ben hangi yüzyılda yaşıyorum? Kim haklı kim haksız? Kim suçlu kim suçsuz?

Kapatalım mı okulları ne dersiniz? Hepimiz dağa mı çıkalım saygınlık kazanmak için?

On gün sonra Cumhuriyet Bayramımız var... Şanla irfanla kurmadık mı biz bu Cumhuriyeti? Köroğlu'nun dediği gibi "Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu mu? Artık kalem yerine hepimiz silahlara mı sarılalım, adam yerine konmak için!?

Bu milletin vekilleri ne iş yapıyor?

Aklıma B.K.Çağlar'ın şiiri geldi, paylaşayım:

YENİ MİLLETVEKİLLERİNE

Haklısınız, bir büyük millete vekilsiniz;
Göğsünüz kıvanç dolu, gerildikçe gerilir.

Bilin ki Atatürk'ün kurduğu Ankara'ya
Atatürk'ün yolundan yürünerek girilir.

Bir avuç yobaz için, bir sürü cahil için
Devrimi çiğneyecek ayak varsa kırılır.

Bir de bakarsınız ki her meydanda bir kere
Her genç Türk'te bir kere Atatürk dirilir.

Bir an unutmayın ki Atatürk ülkesinde
Ahiretten önce de Yüce Divan kurulur."


Ben yarın yolculuğa çıkıyorum. Gavur İzmir'e gideceğim. Fırsat bulabilirsem yazacağım. Bekleyin beni olur mu?

.


31 Temmuz 2008 Perşembe

KEY ÇIKMAZI

Aylardır beklenen KEY ödemeleri başladı. Başladı da sorunlar bitti mi ? Hayır, bitmedi. Aksine hem kişisel, hem de ulusal olarak ne duruma düşürüldüğümüzü acı bir şekilde gözler önüne serdi ne yazık ki...

İnsan devletine güvenmez mi ? Devlet kişilerini aldatır mı ? Hak sahiplerinin hakkını verirken burunlarından fitil fitil getirir mi ? Banka kapılarında sürüm sürüm sürünen insanlarımız eli boş dönüyor. Aynı koşullardaki arkadaşı alıyor, o alamıyor. Sebep ? Yanlışlık olmuş ! Alırken yanlışlık yapıldığını siz duydunuz mu ? Ben duymadım. Ama verirken pek çok örneğini duydum.

Ayıp vallahi ayıp beyler ! Türkiye Cumhuriyeti ciddi, güvenilir bir devletti. Hiçbir zaman bu durumlara düşmemişti.

Kim, ne kadar alacak belli değil. Alıp almayacağı da belli değil. Bankaya gideceksin, sırada bekleyeceksin ve senin yok, cevabını alacaksın!

Kadına yok, lojmanda oturana yok ! Neden ?

Kadınlarla , çalışan kadınlarla araları iyi değil biliyoruz. Ama lojmanda oturanlarınkini anlayamadım. Lojman kişinin kendi evi değil ki... Kendi evi olanlara ( hatta Hülya Avşar'a, Güler Sabancı'ya, Koç'lara ...) var; lojmanda oturana yok ! Bu nasıl bir mantık?

Kira yardımı tamamdı. Lojmanda oturanlar bunu almadı. Ama mademki "Konut Edindirme Yardımı " bunun adı, çalışan herkesin alması gerekmiyor mu ? Versinler de konutlarımızı alalım !? Şaka bir yana insanların bu paraya bağladığı umutlar ne olacak? Çoğu kişi borcunu kapatmak için bekliyordu bu parayı... Çalışanın hakkını verirken işkenceden geçirmek hakkını nereden alıyorsunuz ?

Alamayanlar ne yapacak? Nereye başvuracak? Bilen varsa söylesin lütfen...

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...