laz böreği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
laz böreği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2008 Cumartesi

SONBAHAR


Yazlık faslı bitti. Geldik Hayal Şehre !

İstanbul, dünyanın en güzel şehri... İnsanın şair olup şiir yazası geliyor. Falif Rıfkı Atay'ın söyledikleri geliyor aklıma. Falih Rıfkı İstanbul ile Londra'yı karşılaştırdığı bir gezi yazısında :
"İstanbul'a sadece kendiniz için değil; tüm insanlık için iyi bakmalısınız ! " dememiş miydi ? "Kara taşta yeşil ot bitiren İngiliz zevki eski Osmanlı zevki değil miydi ? " diye soruyordu yazısında... Ahhh !

Osmanlı geniş topraklara sahipti, Anadolu öyle mi ya ? Toprak az, aç gözlü çok ; iştahlar kabarık. Kapanın elinde kalıyor. Ağaçmış, ormanmış, gelecekmiş, güzellikmiş,insanlıkmış, dünyaymış kaç para ! Hemen şimdi kazanma isteği, hem de öyle az buz değil, çok , daha çok kazanma isteği gözleri kör ediyor.

Bakalım nereye kadar gidecek bu çılgınlık...

Ben bunları yazmayacaktım ki... Ben Yazlık Komşularımızın dostluklarından, güzelliklerinden ,Aydın bir komşumun yapıp bir kez daha tattırdığı "laz böreğinin" enfes tadından, arabamıza binerken elimize tutuşturdukları sıcak poğaçalardan, kendisinin rahatsızlığı nedeniyle eşine yoğurtarak yaptığı tarhanadan bir kavanoz dolusunu bize vermesinden ; aslında geç kalkmaya alışkın bir başka komşumuzun erkenden kalkıp neşeyle bizim için yaptığı sıcak böreklerden, bizi sabah kahvaltısına almasından, kalan börekleri yolluk olarak vermesinden; diğerinin sabah sabah getirdiği el emeği kışlık yiyeceklerden... Ve arkamızdan döktükleri sudan, arabamız uzaklaşırken el sallamalarından...

Ben bunlardan söz etmek için oturmuştum bilgisayar başına...

İstanbul'a dün akşam geldiğimizde çocuklarımızın hazırladığı harika yemek masasından, yaptıkları yemeklerin lezzetinden söz edecektim bir de...

İstanbul insanın aklını başından alıyor. Ne dediğini, ne diyeceğini şaşırtıyor...

Belki de suç İstanbul'da değil. Suç Sonbahar'da... Hayatımızın Sonbaharına mı geldik dersiniz ?

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...