bahar dalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahar dalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2010 Pazar

BAŞARDIM MUTLUYUM


















Çektiğim fotoğrafları, ilk kez bilgisayarıma KENDİM yükleyebildim. Yaşasın!

Benim için çok önemli bir aşamaydı bu... Her zaman çocuklar yanımızda olmuyor değil mi? Zor değilmiş. Başardım, mutluyum.

Sizlerle de paylaşmak istedim. İyi pazarlar...

14 Şubat 2009 Cumartesi

AŞK GİBİ

http://img523.imageshack.us/img523/6160/kirazdl3.jpg




Dündükten sonra bugün ilk kez evden çıktım. Birkaç adım atmıştım ki aaaa! bu da ne? Bahçemizdeki erik ağaçları yine zamanı şaşırmış, erkenden çiçek açmış. Ne kadar da masum, bir o kadar da güzel... Hem sevindim hem de içten içe endişelendim. Henüz şubat ortasına bile gelmedik sabırsız ağaçlar...

Yağmur çiseleyerek yağıyordu, şemsiyem yanımda olmasına karşın açmadan yürümeye başladım. Severim yağmurda ıslanmayı. Saçım bozulur diye bir endişem de yoktu. Kuaföre gidiyordum nasılsa...

Sokağın başına gelmeden baktım bahar dalları yanakları pembeleşmiş utangaç çocuklar gibi bana gülümseyerek kucak açmamış mı? Ohhh ne güzel bir gün bu! İyi ki evden çıkmışım. İçim açıldı, yenilendim. İçimden : " Yine yeşillendi fındık dalları" ezgileri geçti bir ara.

Yürümeye karar verdim. Bence yetişme telaşı yoksa yürümeliyiz. Yürümeliyiz, çünkü yürürken yaşamı daha çok kucaklıyoruz. Yaşadığımızın farkına varıyoruz. İnsanlarla karşılaşıyoruz. Selam verip selam alıyoruz. Arabada böyle bir şansımız olmuyor pek. Çok çok bizi sollayan, trafik kurallarını hiçe sayan şoför koltuğuna oturmuş kişilere kızgın kızgın bakıp öfkeyle söyleniyoruz.

Belediye otobüsleri biraz daha insanlarla iç içe, ama orada da insan sıcaklığını yakalamamız çok güç...

Hiç unutmam, belediye otobüsünün içindeydim. Otobüs tıklım tıklım doluydu ve Boğaziçi köprüsünden geçiyorduk. Benim gözlerim faltaşı gibi açılmış, boğazın hiçbir güzelliğini kaçırmamak, o güzel manzarayı tüm benliğimle hissederek gözlerimle içmek için büyük bir çabanın içine girmişken bir anda kendimi kalabalığın içinde yapayalnız hissediverdim. Baktım kimsenin manzaraya baktığı yoktu. Çoğu işten çıkmış evine dönüyordu ve mışıl mışıl uyuyordu. Yorgundu, bıkkındı, tüm gün kimbilir nelerle uğraşmıştı. Yaşamaya zaman kalmamıştı...

Yağmurla inatlaşarak yürüdüm yürüdüm. O, giderek şiddetini artırdı, ben şemsiyeyi açmamakta direndim.

Saçım boyanmış, kesilip düzeltilmiş, fönlenmiş olarak kuaförden çıktığımda yağmurun işi azıttığını gördüm. Artık yağmur yağıyor, seller akıyor, bakımlı saçlarım ıslanıyordu. Mecburen şemsiyemi açtım, dolmuşa da bindim. Hava epeyce soğumuştu...

Baktım bahar dalı da, çiçek açmış erik ağacı da ıslanmış kedi gibi bakıyor bana! Üşüyorlar, çok üşüyorlar... Alıp eve getirip kaloriferin yanında ısıtıp tekrar koyabilseydim keşke yerine.

Ama bazı şeylerin telafisi yok ne yazık ki? Her şey mevsiminde olursa yaşama şansı artıyor değil mi?

Aşk gibi...






Not: Resmi bu adresten aldım, teşekkürlerimle.
http://www.neylersin.net/forum/armut-erik-kiraz-agac-cicekleri-t-3432.html

15 Mart 2008 Cumartesi

ERİKLER ÇİÇEK AÇTI

Bahar geldi...
Erik ağaçları beyaz gelinliklerini giydi. Ve neredeyse her erik ağacının yanında bir bahar dalı, pembe çiçekleriyle baharı kucaklıyor.

Bu sabah baharın etkisiyle mi bilmem daha bir mutlu açtım gözlerimi sabaha.
Sevgili Bekir Çoşkun'un "Arılar" konulu yazısını keyifle okudum. Ona bir eposta gönderdim. Dostlarla aynı duyguları paylaşmanın gönül hoşluğunu yaşadım. Dün yazdığım "Arı Beyi Açıkladı " yazımı bir kez daha okudum. Bir okuyucum yorum yapmıştı. Ona da teşekkür yanıtımı yazdım.

Yazmak yaşamak gibi oldu bende. Okunduğunu bilmek de ayrıca mutlu ediyor kişiyi... Türkiye'de 38 ilde birileri yazdıklarınızı okuyor. Ankara, İstanbul en başlarda yer alıyor. Dünyada 10 ülkeden az da olsa ziyaretçilerinizin olması anlatılmaz bir duygu... İsveç'ten bir kişi 8 sayfa okumuş. Almanya'dan 39 kişi sitenizi ziyaret etmiş. İngiltere, Fillandiya, Bulgaristan, Belçika, Amerika,Bulgaristan,Romanya'dan ziyaretçilerin olması ne güzel. Hepsine selam olsun.

Ziyaretçilerin ülkemizdeki dağılımına baktığımda da tüm bölgelerimizdeki illere dağılmış durumda olduğunu görüyorum. Hepsine gönül dolusu sevgi ve saygılarımı iletmek istiyorum buradan...

Bahar geldi. Baharla birlikte tüm doğa canlandı. Yaşasın! Erikler çiçek açtı. Deniz daha bir güzelleşti. Kayaların arasından yeşil yeşil, sarı sarı, pembe pembe çiçekler, sarmaşıklar başını uzattı. Güneş daha parlak bakacak bundan sonra...

Yaşama bizler de güzel bakalım, doğadan daha çok yararlanalım. Birbirimizi kucaklayalım. Sevdiklerimize zaman ayıralım. Değerlerimizi koruyalım. Ülkemizi sevelim. Çalışalım, çok çalışalım. Paslanacağımıza yıpranalım. "İşleyen demir ışıldarmış." atasözümüzün doğruluğuna inanarak çalışalım. Kolay elde ettiğimiz, özen göstermezsek kolay yitirebileceğimiz haklarımıza bilinçle sahip çıkalım.Çocuklarımızın geleceğiyle oynayanlara karşı uyanık olalım.

Güzel ülkemizin güzelliklerini, zenginliklerini hakça paylaşalım. Kimseye haksızlık yapmayalım, kendi haklarımızı da koruyalım, gerekirse savunalım. Doğal kaynaklarımızı elimizden almak için çaba harcayanlara birlikte dur , diyelim. Bu ülke bizim. Ülkemize, ulusumuza sahip çıkalım. Birlik olalım. Ülkemiz üzerinden oynanan oyunları iyi görelim, oyuncularının oyunlarını bozalım. Bizi bölüp parçalayıp güçsüz bırakmak isteyenlerin tuzaklarına düşmeyelim. Geleceğimize ancak birlikte sahip çıkabiliriz, bunu aklımızdan çıkarmayalım.

Birden coştum galiba... Affedin, bahar sarhoşluğuna verin lütfen... Güzel tatil gününüzün tadını çıkarın. Benim dershaneye gitmem gerekiyor şimdi. Görüşmek üzere hepinize günaydın. Tüm günleriniz aydınlık olsun. Sevgiyle kalın, dostça yaşayın...

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...