attan düşmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
attan düşmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2010 Perşembe

DEVLERİN AŞKI


Lütfen aşağıdaki metni , kahramanların yerine tanıdığınız kişilerin hayali isimlerini koyararak okuyunuz. Yazar insan tiplerini ve olayları o kadar güçlü bir şekilde çizmiş ki, sanki benzer kişiler bugün bile aramızda geziyor.


"- Hangi devlerden söz ediyorsunuz? , diye sordu Sancho (Sanço)
- Şurada gördüğün, kimisi iki fersah uzunluğunda, koskocaman kollu devlerden canım.
- Dikkat edin, Senyor, bu gördükleriniz dev değil, yel değirmeni; kol sandıklarınızsa rüzgarla dönen ve değirmen taşını çeviren kanatlardır.
- Maceradan hiçbir şey anlamadığın belli oluyor, diye karşılık verdi Don QouiJote; dev bunlar; korkuyorsan ayak altından çekil; ben şu benzersiz ve korkunç kavgayı yaparken, sen de otur dua et.


Bunu dedikten sonra, saldıracağı şeylerin dev değil yel değirmeni olduğunu haykıran Sancho'ya kulak asmaksızın Rocinante'yi mahmuzladı; gözleri öylesine kararmıştı ki, Sancho'nun dediklerini duymuyor, yanıbaşlarına geldiği halde, değirmenleri göremiyordu.

- Kaçmayın korkak ve alçak yaratıklar! , diye bağırdı avazı çıktığı kadar; tek bir şövalyedir karşınızdaki.

Tam bu sırada hafif bir rüzgar çıktı, kanatlar dönmeye başladı. Bunu gören Don Quijote bağırmaya devam etti:

- Dev Briareos gibi yüz tane kolunuz olsa da cezanızı bulacaksınız.

Bunları söylerken, bu büyük tehlike karşısında ona yardım etmesi için kendini, bütün kalbiyle, yavuklusu Durcinea'ya emanet etti; kalkanına sıkıca yapışıp mızrağını doğrulttu, Rocinante'yi dört nala sürerken en yakın yel değirmenine saldırdı, mızrağını kanatlardan birine sapladı.
Bu sırada rüzgar öyle bir şiddetlendiki, kanat mızrağı, onunla birlikte de atı ve şövalyeyi havaya kaldırdı; mızrak kırılınca, ikisi de tarlaların bir köşesine fırladılar.
Sancho eşeğini dörtnala kaldırarak yardıma koştu, efendisini kıpırdamadan yatarken buldu; düşüş öylesine sert olmuştu.

- Hey ulu Tanrım, sen bana yardım et! , diye bağırdı; ah Senyor, ben size dikkatli olun, bunlar yel değirmeninden başka bir şey değil demedim mi?

- Sus Sancho, diye karşılık verdi Don Quijote; savaş sanatı bütün öteki sanatlardan zordur. Bana gelince, öyle sanıyorum ki, -ve bu sanırım doğrudur- büyücü Freston, onları yenme şerefini elimden almak için devleri yel değirmeni biçimine soktu; böylesine düşmandır bana; ama önünde sonunda, kötü büyüleri kılıcımın önünde boyun eğecektir."


İspanyol edebiyatının olduğu kadar, dünya edebiyatının da en büyük yazarlarından biri olan Mıgel De Cervantes'in, "Don Kişot" adlı romanını okumuşsunuzdur. Okumayanlara önerilir...

Roman insan tiplerini çok güçlü şekilde çizerek, bugünkü roman anlayışının temellerini atmıştır.

Haydi söyleyin bakalım, yukardaki metni okurken:

Don Kişot
Sancho
Rocinante(atı)
Durcina
Büyücü Freston

Size kimleri çağrıştırdı?




EK: 1) Yalçın Doğan yazmış.
Tayyibi üzmek Allah'ı üzmektir.
Okumak isterseniz burada...
EK: 2) Yılmaz Özdil yazmış.
Ana Baba Evlat
Okumak isterseniz burada

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...