Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde Filyos çayı üzerindeki köprü bugün saat 16.00 sıralarında bilinmeyen bir nedenden çökmüş.
Haberi duyunca çok üzüldüm. Köprü üzerinden geçmekte olan sanırım biri minübüs üç araç Filyos çayına gömülmüş.Minibüste on üç kişi olduğu söyleniyor. Belediye başkanının babası da minibüsteymiş. Diğer araçlarda kaç kişi olduğu henüz bilinmiyor. Dört de yaya çaya düşmüş, ancak onlar yaralı olarak kurtarılmışlar.
Kanal Z TV'nin canlı bağlantı haberine göre Zonguldak'a gelmekte olan AKP milletvekili Köksal Toptan ve CHP milletvekili Ali İhsan Köktürk olay yerine gitmişler. Kısa konuştular telefon bağlantısında... Çok sayıda iş makinası ve ambulans olay yerine gitmiş, kurtarma çalışmaları devam ediyormuş. Dileyelim can kaybı olmasın. Sanırım Filyos köprüsü 1951 tarihinde yapılmış.
Aynı tehlike Zonguldak merkezdeki Fevkani köprüsü için de geçerli. Köprüde yürürken köprünün sallandığını hissediyorsunuz. Köprünün altında pek çok işyeri var; üstü de otopark olarak kullanılıyor. Bu köprü bu kadar ağırlığa bakalım ne zamana kadar dayanacak? Kaldı ki 7 yıl önce hazırlanan uzman raporlarına göre metal yorgunluğu oluşmuş köprüde.Demirleri paslanmış. Aşırı yıprandığı için yıkılma tehlikesi var diyor uzmanlar. Yani tehlike kapıda, yıkılırsa "Bilinmeyen bir nedenle!" mi diyeceğiz? Ya da "Ben bilmem büyüklerim bilir!" le sorumluluklarımızdan kurtulduğumuzu mu sanacağız?
Daha geçen gün Zonguldak'ın Kozlu beldesinde heyelan oluştu. İpekevlerdeki dört apatrmanla dört de müstakil bina boşaltıldı. Tehlike devam ettiği için evini kaybedenler çaresiz yakınlarının yanına ya da misafirhanelere yerleştirildi. Ne olacaklarını bilmeden bekleyip duruyorlar. Kayaların üstüne kurulmuş olan İpekevlerin temelini, aşağıda yapımı süren yeni bir inşaatın,sarsmış olabileceğini sanıyorum. Evleri yıkılanların tek tesellisi can kaybının olmaması...
Uzmanların söylediklerini önemsemek zorundayız. Ülke kaynaklarının kişilerin zenginleşmesi için değil; toplumun ihtiyaçları doğrultusunda adaletli bir şekilde kullanılması gerekmektedir.
"Deprem tehlikesi var!" diye bağıran uzmanların sesini ancak depremden sonra duymaya çalışıyoruz.
"Savaş, vatan savunması dışında cinayettir" diyen Atatürk'ü nasıl gözden düşürürüzün hesaplarını yapıyoruz; Kurtuluş Savaşı'mızı yok sayıyoruz...
"Ordu kışlaya; imam camiye; öğretmen okula demiyoruz, diyemiyoruz.
Felaket başımıza gelince de "Bilinmeyen bir nedenle!" diyip kurtuluyoruz! Ateş düştüğü yeri kavurup kül ediyor, bilmiyor; bilemiyoruz...
adam olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adam olmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Nisan 2012 Cuma
4 Şubat 2008 Pazartesi
ADAM OLMAK
"
Çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
Sen aklı başında kalabilirsen eğer.
Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
Hem kendine güvenebilirsen eğer
Bekleyebilirsen usanmadan
Yalanla karşılık vermezsen yalana.
Kendini evliya sanmadan
Kin tutmayabilirsen kin tutana.
Döküp ortaya varını yoğunu
Bir yazı turada yitirsen bile
Yitirdiklerini dolamaksızın dile
Baştan tutabilirsen yolunu
Yüreğine, sinirine dayan diyecek
Direncinden başka şeyin kalmasa da
Herkesin bırakıp gittiği noktada
Sen dayanabilirsen tek.
Düşlere kapılmadan düş kurabilir
Yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir,
İkisine de vermeyebilirsen değer
Söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz
Kandırabilir diye safları dert edinmezsen
Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz,
Koyulabilirsen işe yeniden
Herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen,
Unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
Dost da düşman da incitemezse seni
Ne küçümser ne de büyütürsen çevreni
Her saatin her dakikasına
Emeğini katarsan hakçasına
Her şeyiyle dünya önüne serilir
Üstelik oğlum adam oldun demektir.
"
Rudyard Kıplıng
Dünya şiirleri Antolojisi
Çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
Sen aklı başında kalabilirsen eğer.
Herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
Hem kendine güvenebilirsen eğer
Bekleyebilirsen usanmadan
Yalanla karşılık vermezsen yalana.
Kendini evliya sanmadan
Kin tutmayabilirsen kin tutana.
Döküp ortaya varını yoğunu
Bir yazı turada yitirsen bile
Yitirdiklerini dolamaksızın dile
Baştan tutabilirsen yolunu
Yüreğine, sinirine dayan diyecek
Direncinden başka şeyin kalmasa da
Herkesin bırakıp gittiği noktada
Sen dayanabilirsen tek.
Düşlere kapılmadan düş kurabilir
Yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
Ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir,
İkisine de vermeyebilirsen değer
Söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz
Kandırabilir diye safları dert edinmezsen
Ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz,
Koyulabilirsen işe yeniden
Herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen,
Unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
Dost da düşman da incitemezse seni
Ne küçümser ne de büyütürsen çevreni
Her saatin her dakikasına
Emeğini katarsan hakçasına
Her şeyiyle dünya önüne serilir
Üstelik oğlum adam oldun demektir.
"
Rudyard Kıplıng
Dünya şiirleri Antolojisi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİMSE YOK MU
"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...
-
ANKETİN SORUSU ŞU: Sizce Türkiye'nin en ÖNEMSİZ sorunu nedir? Seçeneklerden sadece birini tıklayacaksınız. Şimdiden teşekkürler...
-
Eşime sordum: "57" dedi, inanamadım! Şaka yapıyorsun, dedim. Hesapla bak, dedi. Hesapladım, hesapladım işin içinden çıkamadım......

