
Cumartesi günü (dün), eşimle ne yapalım, diye düşünürken sinemaya gidelim, sonra da balık yerizde karar kıldık...
İyi ki de öyle yapmışız. Çağan Irmak'ın yeni filmi "Karanlıktakiler"
izlemek istediğim bir filmdi, ama bu kadar erken izleyeceğimi de düşünmemiştim doğrusu. DemirPark üçüncü salonda afişini görünce hemen bilet aldık. Film başlayalı iki dakika olmuş! Neyse diyip girdik içeri...
Eşim biraz sıkıcı bulsa da ben beğendim.
Bu tam bizden bir film olmuş.
Çok daha kötüsünü anahaber bültenlerinde izlediğimiz,artık gazete birinci sayfalarında okuduğumuz olaylardan bir kesit sergilenmiş. Ancak önemli olan sadece olay değil ki! Olaylar yaşanıp geçiyor. Ya bıraktıkları, yaptığı tahribatlar, bıraktığı acı izler...
İşte film olaydan sonrasını irdeliyor. Yitirilen yaşamlar, ödetilen bedeller ve asıl suçluların sütten çıkmış ak kaşık gibi yürüyüp gitmesi üzerinden yürütülüyor...
Oyuncuları kutluyorum. Hepsi çok başarılıydı. Pek çok şey dokundu yüreğime, ince bir sızı kaldı içimde...
Anne- Meral Çetinkaya, Egemen-Erdem Akakçe, Umay-Derya Alabora , diğer sanatçılar ve Çağan Irmak ve emeği geçen herkes övgüyü hak ediyor bence.
En çok da şu sahne gönül tellerimi titretti... Yalnızlık ancak bu kadar güzel anlatılırdı!


