Sosyal Güvenlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal Güvenlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Kasım 2011 Çarşamba

İDEAL AİLE


On iki nüfuslu bir aile...
Dokuz çocukları vardı, biri öldü...
Sekiz çocuk daha var geride...
Hala ideal aile...

Van'ın Erciş ilçesi Çelebibağ Belde'sinde deprem sonrası, naylondan yaptıkları çadırda yaşamaya çalışıyorlarmış; yedi yaşındaki Deniz Olgun ölmüş, enfeksiyon kapmış; engelli bedeni daha fazla dayanamamış eksi on dört derecedeki soğuğa...

Oysa AĞUSTOS'ta kalıcı konut sözü vermişti , başbakan! Deniz ne bilsin çocuk işte, tutmuş ölüvermiş. Herkes kısmetiyle doğuyor, kısmetsizmiş...

"Biraz üşüyeceğiz" demiş başbakan, ama , bunu siz üşüyeceksiniz anlamında kullanmış; çünkü hemen uçağına atlayıp gitmiş o, üşümemiş, minik Deniz'in sekiz kardeşi naylon çadırda üşümeye devam ediyormuş.

Zatüreye yakalanan üç yüz çocuk daha varmış Ağustos'u beklemesi gereken; oysa onlar kışın üşüyor, şimdi üşüyor, şu an donuyor, hemen ölüyor...

Kişisel yardım edilmeli, evet. Amaaaaa....

Aması kişiler devlete vergi vermiyor mu? Veriyor. Hatta verginin vergisini de veriyor. Devlet, sosyal devlet, üstelik doğurun! en az üç çocuk doğurtun diyen hükümetin başı, neden insanların ölmesine göz yumuyor?

Hükümet,Milletin parasını -üç ayrı uçakla- bavullarla başka ülkelerin teröristlerine hesapsız kitapsız götürmüyor mu? Ölen çocukların, hasta çocukların, depremzedelerin kısmetini çalmıyor mu?

En az üç çocuk demek kolay, zor olan o çocukları insanca yaşatabilmekte değil mi?


EK: Depremde İstanbul İçin En Riskli Yerler
ve
En Tehlikeli İller


Hürriyet- Jeoloji Profesörü Ahmet Ercan açıklamış.

1 Nisan 2008 Salı

ALLAHAISMARLADIK


"Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git...
Bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git ! "


Faruk Nafiz giden sevgilinin arkasından böyle seslenmiş... Git !.. Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın, sözü etkileyici geliyor mu size de... Beni eskiden de etkiliyordu, şimdi de etkiliyor... Sevgiliye söylendiğinde acı veriyor kişiye...

Sevilmeyene söylendiğinde huzur veriyor mu bilemiyorum. Yalnız bir öfke, kızgınlık sonucu söylenen "Git !" sözcüğü kurtulma isteğini yansıtıyor ki bu da bir başlangıç için fena sayılmaz...

Git ! Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın...
Bu sözü emekçiler söylerse , meydanlarda haykırırsa kızmalı mıyız ?
Sizi, yani bugün çalışanları fazla etkilemiyormuş hazırlanan Sosyal Güvenlik Yasası !.. Onun için, kesin sesinizi, demeye getiriliyor hazırlayanlarca ! Peki keselim , keselim de bizden sonrakileri düşünmeyelim mi ? Bizden sonra gelecek olanlar kim ? Sizin, bizim, onların çocukları... Kusura bakmasınlar, biz doğurun sokağa bırakın, el yardımıyla büyüsün! diyenlerden değiliz... Öyle çocuklarımızı yurt dışında okutabilmemiz için burs verecek güçlü dostlarımız da yok ! Biz "Kör, kendi işini kendin gör... " anlayışı içinde yaşamaya çalışan kişileriz. Bunun için de ellerimiz beş yerinden değil , binlerce beş yerinden dağlanıyor her gün...

Biz milli gelir büyürken her gün daha yoksullaşan büyük çoğunluğuz. Çok çalışan, az kazanan, çok vergi veren insanlarız. Maaş günleri şaşkınlaşan, aldığını borçlarına yetiştiremeyen, elleri her zaman boş kalan insanlarız...
Birileri gibi milli gelirden en büyük payı kapan, krallar gibi yaşayan, sıra vergiye gelince asgari ücretliden az vergi veren kişilerden değiliz. Çocuklarımız okullarına belediye otobüsleriyle, metroyla gidiyor. Onların çocukları en lüks arabalarla geliyor ve babaları gelirlerini çok düşük gösterdiği için rahat rahat devletten burs da alabiliyor... Bunun adına da sosyal adalet deniyor ! Artık yeter, doysun, gözünüz doysun !

Unutulmasın lütfen, birilerinin çocuklarının günlük harçlığı, dört kişilik aileye, bir aylık geçim için veriliyorsa bu insanlar bir köşede unutulsunlar mı ? Sussun otursunlar mı ? Söylensinler mi, söylesinler mi ?

Bu yasa bugün çalışanları etkiliyor, dul ve yetimleri etkiliyor. İşsizlik nedeniyle çalışamayan aile bireylerini etkiliyor. Yeni iş olanakları yaratılmazken, olanların kapatılması sonucu işsiz kalanları etkiliyor... Ve gözümüz gibi büyüttüğümüz evlatlarımızın geleceğini de etkiliyor. Haksız mıyız , git , demekte...
" Yavrusunun yoluna dalan bir dul bakışı
Andırıyor ışıksız evinde pencereler.
Biraz yeşermek için beklesin artık kışı
Çağlayansız yamaçlar, suyu dinmiş dereler... "

Ülkemizde her kesim rahatsız, herkes sıkıntılı... Mutlu azınlık dışında insanlar geçim derdine düşmüş... Yokluk, yoksulluk ve yolsuzluk konuşuluyor her yerde...

" Bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git ! "

Git !.. Güle güle sana...
" Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın,
Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git... "

Git!.. Yolun açık olsun...




KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...