dertli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dertli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2008 Pazar

BAĞLAMACIYA

Çal bağlamacı çal, eski türküler,
Dirilt namelerini ataların !
Dertli, Emrah, Ruhsat dile gelsinler,
Duyur sesini eski ustaların !

Gevheri, Seyrani, Sümmani'yi an,
Ömer gibi ağla, Kerem gibi yan,
Şakısın dilinde Karacaoğlan
Bağlaman şenliğidir odaların.

Çal, söyle bir türkü uzun havadan,
Bir varsağı çağır, sonra bir destan,
Arkadan yine bir Karacaoğlan,
Günahsa boynuma hep kadaların.

"Yiğitler silkinip ata binende..."
Köroğlu'nun ruhu canlanır bende.
Bu türküyü söyler baban, deden de,
Sen de destancısı ol bu dağların.

Hani Dadaloğlu, Kuloğlu, Muslu ?
Küsmüş parmakları, sazları yaslı.
Çal ozanların, aşıkların nesli,
Duyur sesini eski ustaların !

(Ahmet Kutsi Tecer)

10 Şubat 2008 Pazar

KERVAN

" Hepimizin ağzımız burnumuz var
Hepimizin aklı...
Apaçık ortada işte
O haksız, bu haklı.

Biz yaya kalmışız bu kervanda
Beyler paşalar atlı
Dökülmüşüz yollara çoluk çocuk
Kimisi kel, kimisi bitli.

Bu toprak eski toprak dost toprak
Tarlalar bereketli
Bıngıl bıngıl çayırlarda kuzular
Danalar etli.

Bize gelince işler çapan hemşerim
İncirim yenmiyor sütlü
Taş gibi mübarek kara somun
Kirazlar kurtlu.

Amanın bu ne biçim tecelli
DOSTLAR NEDEN BU İKİLİK
NEDEN NEDEN NEDEN
İNSAN DERTLİ OLUYOR DERTLİ.

Geberin diyor şeytan
İşiniz ne bu dünyada
Yağma yok kör şeytan
YAŞAMAK TATLI...

(Oktay Rıfat)

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...