
"Merhaba" sözcüğü Halikarnas Balıkçısı'nın (Cevat Şakir Kabaağaçlı), en çok sevdiği sözcüktü ve onun sevgili selamıydı. Söze başlarken de bitirirken de "Merhabaaa!" derdi. Hem de bu sözü büyük bir içtenlikle, yürekten kullanırdı. Bir konuşmasında:
"Her şeyden önce erkekçe söylenişi var merhabanın. Üstelik anlamı da güzel: Rahat edin, benden size kötülük gelmez demektir. Sonra aklımızı işimizden ayırmamalıyız. Sabah şerifler mi diyeceğiz, akşam şerifler mi diyeceğiz, Allahaısmarladık mı diyeceğiz, güle güle mi diyeceğiz, düşünmeye aklımızı meşgul etmeye gerek yoktur. Bunların yerine basarım merhabayı olur biter.
Bir şey daha var. Merhaba sözcüğü eski harflerle yazıldığı zaman yelkenliye benziyor. Belki bunun da etkisi var merhabayı sevmemde. Ayrıca merhaba bir ululama, bir yüceltme sözüdür."
Balıkçıya göre sanatçı dedikoducu değildir elbette. Ama, duyduğu güzellikleri, üstün duyguları insanlara anlatmak ister. Bir bakıma sanatın temel nedenidir bu istek. Halikarnas Balıkçısı da bu istekle sürgüne gönderildiği Bodrum'da birbirinden güzel eserler vermiştir.
O zaman bizden de tüm sanatçılarımıza, bizi biz yapanlara, yüreği insan sevgisiyle çarpanlara, üreten ellere, yaratıcı beyinlere, insanlığa hizmet edenlere kocaman bir MERHABA...
























