Blogerler yürüsün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blogerler yürüsün etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Kasım 2008 Cuma

ELAZIĞ ŞİİRİN BAŞKENTİ

Elazığ  Valisi  Sayın Muammer  Muştal,  o şiiri  okuyabilseydi, benim bu etkinlikten haberim bile olmayacaktı...

Nedense  bizim ülkemizde  iyi şeyler  haberlerde fazla yer bulamıyor. Eleştiriyi hep olumsuz eleştiri olarak algılamamızdan mıdır nedir? 

 Eserden önce bir skandal olay kasıtlı olarak yaşanmış gibi  yapılır. Haberciler yakaladık diye skandalın peşine düşer, o arada yapılan çalışma, dizi film mi olur,  yeni şarkı mı olur, belgesel mi olur, her neyse tanıtıcı bu reklamlarla duyurulmuş olur.

Ama benim bugün yazacağım böyle bir olay değil. Kasıt yok yani...

...........

Elazığ Valisi'ni ilk kez   " Elazığ  Okuyor"  kampayasını başlattığında basın aracılığıyla  tanıdım.  Bu kampanya  hem Elazığ dışında yaşayan bir Elazığlı olarak  hem de emekli yazın öğretmeni olarak  beni çok sevindirdi. Bu konuda bir de yazı yazmıştım.  Geçen yıl Cengiz Aytmatov'u da Elazığ'da ağırlayarak  " Türk Dünyası Hizmet Ödülü" verilmesini, adını verdikleri parkın açılışını ona yaptırışlarını da uzaktan sevgiyle izlemiştim.


Şimdi de Valimiz "Elazığ'ı  Şiirin Başkenti" yapacağız diyerek yola çıkmış. Aslında 1992 yılında başlamış bu çalışma.  Tam on altı yıl sonra haberlere düşmesi  ise Sayın Muammer Muştal'ın Arif Nihat Asya'nın  "Ağıt" adlı şiirini ezberden okumak isteyip de birkaç deneme sonucunda okuyamaması sonucu oldu.  TV'de izledim, çok sevimli, çok samimiydi Valimiz. Tıpkı ilkokul öğrencileri kadar heyecanlıydı. Heyecandan dedi,  denedi denedi olmadı, neydi diye salona sordu, suflör kullandı,  ııhh...  Olmadı, ama iyi ki de olmadı.  Olsaydı, haber olmayacaktı. (Bir uyarı: Ezber iyi bir şey değildir! )

Neyse efendim sözü fazla uzatmadan bugün " Uluslararası 16. Hazar Şiir Akşamları" başlamış. 6-7-8 Kasım günlerinde çeşitki etkinliklerle  devam edecek.


Fırat Üniversitesi Devlet Konservatuarı korosu, Elazığ Musiki konservatuarı korosu, Elazığ Belediyesi Mehteren Takımı da etkinliklere renk katacakmış.
Rölyef sergisi açılacak, şairler şiirlerini okuyacak, açık oturumlar düzenlenecek ve bu etkinlikler öğrencilere ulaştırılacakmış.  


Bugünkü etkinlik Azeri şair Bahtiyar Vahapzade'nin onuruna düzenlenmiş, ama rahatsızlığı nedeniyle katılamayacakmış. 
Bugünkü Azerbaycan şiiri, Kazakistan şiiri, Kırgızistan şiiri,Kıbrıs şiiri, Çocuk ed. ve çocuk şiiri açık oturumlarda tartışılacak örnekler sunulacak mış.

Bizden Yahya Kemal 50. ölüm yıldönümü nedeniyle, Türkçemizin Ses Bayrağı Fazıl Hüsnü Dağlarca'da sanırım daha yeni kaybetmemiz nedeniyle etkinliklerde anılacak.

Neden bizden bu kadar az, demeyeceğim.  Diğerlerini de başka belediyelerimiz,valilerimiz, Eğitimcilerimiz yapsın. Sanata  ve sanatçılarımıza gereken önemi vermediğimiz için bu durumlara düşmedik mi? İçimizdeki "iyi insanı "  bir kenara fırlatmadık mı?  Şimdi de "kötü insanlar" neden ortalıkta cirit atıyor, diye ağlaşmıyor muyuz.  Meydanı boş bırakırsak dolduran çok olur.  Hepimiz biraz suçluyuz galiba.




Ve etkinlik  "ŞAİRLER YÜRÜYÜŞÜ"  ile son bulacakmış.  


Şairler yürüsün,
Yazarlar yürüsün,
edebiyatçılar yürüsün,
tiyatrocular yürüsün,
mimarlar-mühendisler yürüsün,
heykektraşlar yürüsün,
sinemacılar yürüsün,
müzisyenler yürüsün,
gazeteciler yürüsün 
blogerler yürüsün,
herkes yürüsün...


Yürüyelim Arkadaşlar...


" Güneş Ufuktan Şimdi Doğar... "




.............









NOT: Valimizin ezberden okuyamadığı şiiri meraklısı için ekliyorum.

AĞIT

Ağlayan parmakları nur
Sularından  kınalı kızlarım
Ağlasın Meraga göklerinden
Meraga'ya  bakıp  yıldızlarım


Yollara Kürşadlar uzanmış ölü
Ağlasın  Akülke,  ağlasın  Sütgölü
Yiğitlerim uyur gurbet ellerde
Kimi  Semerkant'ta  bekler beni
Kimi Caber'de

Caber yok, Tiyanşan yok, Aral yok
Ben nasıl varım?
Ağla ey Tanrı dağlarıda
İndirilmiş Tanrım

Şu yakın suların
Kolu neden bükülmez
Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin
Benden doğar benden dökülmez?

Ben ki ataeşle konuşurdum, selle konuşurdum
İdil'le Tuna'yla Nil'le konuşurdum
"Sargaryos" u  " Sakarya"  yapan 
"İkonyom" u  " Konya"  yapan
Dille konuşurdum. 

Arif  Nihat Asya




KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...