Cengiz Aymatov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cengiz Aymatov etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2008 Cumartesi

GÜN UZAR YÜZYIL OLUR

Cengiz Aymatov'un " Gün Uzar Yüzyıl Olur " romanını yeniden okuyorum...

10 Haziran'da yitirdiğimiz Kırgızistanlı yazar Cengiz Aymatov bu eserinde , ülkesinin Ruslar tarafından işgali sırasında uygulanan baskı politikasını anlatıyor. Ulusal kimliğini ve kişiliğini unutturma (Mankurtlaştırma) eleştirilmektedir.

Mankurtlaştırma efsanesine göre , Juan- Juanlar, bozkırı işgalleri sırasında korkunç işkenceler yaparlarmış. Bu işgencelerden biri
" deri geçirme işkencesi " ymiş. Buna göre , önce esirin başı kazınır, saçları tek tek kökünden çıkarılırmış. Yeni kesilen bir devenin derisi esirin kanlar içerisindeki başına sarılırmış. Bu işkenceye uğrayan kişi, ya acılar içinde ölür veya hafızasını tamamen kaybederek geçmişini hatırlamayan bir mankurt , yani geçmişini bilmeyen bir köle olurmuş.

Eserde mankurtlaştırılan Jaloman'ın ve annesi Nayman Ana'nın trajik durumu oldukça etkileyici. Bence okumaya değer bir eser. Okumayanlara önerilir.

Diğer eserleri : Beyaz Gemi, Toprak Ana, İlk Öğretmenim, Cemile, Dişi Kurdun Rüyaları, Selvi Boylum, Oğulla Görüşme, Gülsarı, Askerin Oğlu, Fujiyama (oyun) , Gazeteci Dyuydo (öykü), Devegöz(öykü), Dağ tepe ve Bozkır Hikayeleri...

Dağlar ve Bozkırlardan Masallar adlı kitabıyla 1963'te Lenin Ödülü'nü, 1968'de SSCB Devlet Ödülü'nü almıştır. Kırgız Edebiyatından Rusçaya çeviriler de yapmıştır ünlü yazar Aymatov.
Anısı önünde saygılarımla...

CENGİZ AYMATOV YAŞAYACAK

Ankara'da iken duydum aramızdan ayrılışını... "Selvi Boylum Al Yazmalım" öksüz kaldı... Ben üzüldüm. Cemile, Öğretmen Duyşen de sevdiğim eserleri arasındaydı.

Ve " Gün Uzar Yüzyıl Olur "... Bir kez daha okumalıyım.

Cengiz Aymatov, 1928 Kırgızistan doğumlu. Moskova Ünv. Edb. Fak. mezunu... Ölüm haberi bir yakınımın kaybı kadar etkiledi beni. Atabeyit anıt mezarlığında cenaze töreni yapılıyor şu an. Bişkek yakınlarında. Artık eserleriyle ölümsüzler arasındaki yerini o da aldı, gerçek sanatçılar gibi...

Bence herkesin üzerinde düşüneceği şeyler söylüyor ünlü yazar. Okumaya , bir kez daha okumaya değmez mi ?

Yazardan Birkaç Söz : ( Gün Uzar Yüzyıl Olur'dan)

" Herkesin bildiği bir gerçek var : Çalışkanlık erdemli olmanın değişmez ölçülerinden biridir.
Bu anlamda Yedigey Jangeldin - onu tanıyanların taktıkları adla Boranlı Yedigey - gerçekten çalışkan , hamarat bir adamdır. Hani nasıl derler, dünyamızın yükünü omuzlarında taşıyan kişilerden biridir. Üstelik yaşadığı çağa , tasavvur edilebileceğinden daha fazla bağlıdır. İşte bu yüzden onun başlıca özelliği çağının , kendi döneminin adamı olmasıdır.

Boranlı Yedigey yalnızca yaradılışı gereği ve uğraşısının türü dolayısıyla çalışkan bir insan değildir. Onun bedeni işlerken kafası da boş durmaz, bir şeyler yapmaya çalışır. Böyle kişiler durmadan kendilerine sorular sorarlar. Boranlı Yedigey'e ters yapıdaki insanların , böyle sorulara hazır yanıtları vardır; bu yüzden bir iş yaparlarken - bunu iyi yapsalar bile - tembel tembel yaparlar, yaşarlarken hep tüketirler, bir şeyler harcarlar.

Zihince hamarat kişileri birbirine bağlayan bir kardeşlik bağı var gibidir. Bu kişiler birbirlerini hemen ötekiler arasından seçip ayırırlar, birbirlerini anlamaya çalışırlar, anlayamazlarsa düşünmeye koyulurlar. Çağımız onlara hiçbir çağın veremeyeceği denli çok düşündürmeye yarayan besin vermektedir. İnsan belleğinin zinciri artık Dünya'mızdan uzaya doğru uzamaktadır.

Öyle inanıyorum ki, XX. yüzyılın sonunun en yürekler acısı çelişkisi , insanın yeteneğinin sınırsızlığı ile bu yeteneğin özgürce kullanılmaması oranında yatmaktadır, çünkü insan yeteneğinin özgürce kullanılmasını önleyen , sömürgenliğin ( emperyalizmin) doğurduğu siyasal, öğretisel ( ideolojik ) , ırksal engellerle doludur dünyamızda.

İnsanların uzaya düzenli çıkışında teknik olanakların henüz yetersiz kaldığı , fakat iktisadi ve çevresel gereksinmelerin bu olanakları zorladığı günümüz koşullarında halklar arasında düşmanlık yaratma çabaları , silahlanma yarışı uğruna maddi kaynakların ve beyin enerjisinin akılsızca harcanması , insanlık evrenine karşı işlenen suçların en canavarıdır.

Eğer insanlar yeryüzünde yaşamayı öğrenemezlerse yok olur giderler. Karşılıklı güvensizlik, gerginlik, cepheleşme ortamı insanların huzur içinde , mutlu yaşamalarını tehdit eden en büyük tehlikelerden biridir."


KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...