uzak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uzak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2008 Pazartesi

ÜÇ MAYMUNU OYNAMAK



61. Cannes Film Festivalin'de
, En İyi Yönetmen Ödülü, Nuri Bilge Ceylan'ın oldu. " ÜÇ MAYMUN " ile aldı ödülü...

Nuri Bilge Ceylan... Ulusumuzun yüzakı sanatçılarımızdan. Önce birbirinden güzel resimler ve şimdi de sinema... İkisinde de oldukça başarılı. Filmlerinde resim yeteneğinin , resimlerinde bakış açısının doruğuna çıkıyor ve bunu izleyenlere de yaşatıyor.

Onun "Mayıs Sıkıntısı " , "Uzak" , "İklimler" filmlerini izlemiştim. Hem de birkaç kez... Çünkü bu filmler bir kez izlenecek türden değil. Her izleyişinizde yeni yeni tatlar alıyor, başka başka güzelliklere ulaşıyorsunuz. İzlemeyenler için söylüyorum, izleyin , bana hak vereceksiniz... Çünkü bu filmler sadece konusuyla değil, görselliğiyle de sizi büyülüyor...

Nuri Bilge Ceylan ödüle alışkın bir sanatçımız. Bu yeni ödülüyle ülkemizi de taçlandırıyor. " En İyi Yönetmen Ödülü" nü ünlü yıldız Faye Dunaway'ın elinden alırken söylediği şu sözler ne kadar da anlamlı değil mi ?

" BUNU TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME ADIYORUM... "

Bu sözü yazarken bile, benim gözlerim doldu. Yurt-ulus sevgisi ancak bu kadar güzel anlatılır ve ulusumuzun içinde bulunduğu durum bu kadar kısa ve öz bir şekilde özetlenir :

Tutkuyla Sevdiğim Ülke... Yalnız ve Güzel Ülke...

Ve bu sözleri dünyanın gözünün içine bakarak söyleyen sanatçımızı kaç kişi tanıyor, kaç kişi biliyor, kaç kişi ona özendiriliyor ve ülkemizde kaç kişi onunla gurur duyduğunu haykırıyor ? Acaba diyorum , bir oylama yapsak ve yanına magazin dünyasına olumsuzluklarıyla malzeme olmuş sanatçı geçinenlerden bazılarını da koysak kim daha fazla oy alır ? Nuri Bilge Ceylan diğerlerinden az oy aldı diye değersiz mi sayılacak ?

Nuri Bilge Ceylan'a " En İyi Yönetmen" ödülünü kazandıran, " Üç Maymun" filminin konusu da ne kadar bizden :

" Küçük zaafların ,büyük yalanlara dönüşerek parçaladığı bir ailenin , gerçeği örtbas ederek her şeye karşın bir arada kalma çabasını " anlatıyor.

" Altından kalkamayacağı acılar ya da sorumluluklara maruz kalmamak için GERÇEĞİ BİLMEK İSTEMEMEK, GÖRMEMEK, DUYMAMAK, HAKKINDA KONUŞMAMAK ya da günün tabiriyle " ÜÇ MAYMUNU OYNAMAK " onun var olduğu gerçeğini ortadan kaldırır mı ? "

Ne dersiniz ? Daha ne kadar " Üç Maymunu " oynayarak gerçekleri kapatabiliriz ki ? Bu bizleri patlama noktasına taşımaz mı ?

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...