Şeker Bayramı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şeker Bayramı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2009 Pazar

GÜL GÜL DEDİ


"Gül gül dedi, bülbül güle
Gül, gülmedi gitti...
Bülbül güle, gül bülbüle
Yar olmadı gitti..."



Bir kadın, bir anne yansıyor bayram ekranlarına...
Yedi yaşındaki çocuğunun cesedini arıyor, selden arta kalanların içinde !..

"Benimkini de bulun!"

diye haykırıyor !
Son kez kucaklamak istiyor!

"Bir mezarı olsun, ziyaret etmek için! "
diyor...



Bir başka kadın, elindeki gülün yapraklarını tek tek koparıyor, başından aşağı döküyor!..
Sahnede yaşanmıyor bu, sanatçı değil karşısındaki kişi; ülkenin en yüce makamında oturuyor.

Kadın oraya nasıl gitti, kim izin verdi?

O kadar koruma sınırını aşmak kolay mı? Aynı hakkı çocuğunun cesetine bile ulaşamayan anneye tanırlar mıydı ki?


"Güle sorma, o bilmez aşkı sevdayı
Laleye sor, çiğdeme sor, mor menekşeye sor "

Bir de yavrusunun cesetine ulaşmak için çırpınan o anneye sor...


"Yine hazan mevsimi geldi
Yine yapraklar
Rüzgarların peşi sıra gidecek...


Yine
Deli
Gönlüm
Hicranını
Yalnız
Başına( mı)
ÇEKECEK




1 Ekim 2008 Çarşamba

KIRK GÜN KIRK GECE BAYRAM OLSUN



Bizim gibisi yok vallahi...

Dünyada yer yerinden oynuyor, bizde tık yok. Biz iyiyiz, hem öyle iyiyiz ki bayram yapıyoruz. Kriz geliyormuş neyimize ? Şimdi git sonra da gelme ! Biz bayramdayız...

Luna Park'ta dönme dolap dönüyor, dönüyor, dönüyor... Durmak bilmiyor. Yarım saat süren korku dakikaları !.. Sonra vazgeçtiğimizi falan sanmayın. O bozulduysa diğerleri var. Bayramda eğleneceğiz, hemen öbürlerine koşuyoruz. Ya onlar da bozulursa ? Boşver o zaman düşünürüz.

Çocuklar dışında, dinlenen çalışanların dışında, bayramları seven var mı ?

Ben kendi adıma sevmiyorum bayramları. Hüzünleniyorum, hem de çok... Kaybettiklerimi düşünüyorum, hüzünleniyorum. Gelemeyen çocuklarımı düşünüp hüzünleniyorum. Gidemediğim, göremediğim yakınlarımı düşünüp hüzünleniyorum. Kimsesizleri düşünüp hüzünleniyorum. Yoksulları düşünüp hüzünleniyorum.

Tepeden tırnağa hüzünlüyüm anlayacağınız... Sevmiyorum bayramları...

Haberlere bakıp üzülüyorum...

THY Çağrı Merkezi özelleştirilecekmiş. İnsanlar işsiz kalacağı için öfkeli. Sus biz bayramdayız!..

Altınova'da gençler müziği biraz sesli dinledi diye öldürülmüş. Camlar kapılar kırılıyor, yer yerinden oynuyor.İş bölücülüğe kadar gidiyor! Biz bayramdayız.

Bayram sevgi, dostluk ,kardeşlik...

Elektrik, doğalgaz zamlandı. Sus sus şimdi sırası mı ?

Kamer Genç, tek kişilik ordu. Bayram mayram dinlemedi, tepkisini koydu, çıktı dışarı, ayıp mı etti?

Bir Mehmet'imiz daha şehit olmuş...

Aman sus, bayram bayram...

Bayram öncesi ve sonrası yollar kan gölüne dönüyormuş. Varsın dönsün. Biz bayramdayız...

Dokuz gün bayram, yeter mi ? Yetmez. Daha Kurban Bayramı da var. Orada da birkaç gün ekleriz, merak etmeyin ?

Ya Bir Mayıs ?

Bir günde ülke ekonomisinin düşeceği durumu düşünmek zorundayız değil mi ?! Hem işçilerin bayram neyine ? Onları peyder pey işten çıkararak her gün bayram yaptıracağız ?

Bayram olsun bayram olsun,
Kırk gün kırk gece bayram olsun,
Canım sana kurban olsun!..

"İNAN Kİ AĞLAMADIM
HÜZÜNLÜYÜM SADECE..."

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...