fıkra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fıkra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Aralık 2011 Cumartesi

TAVŞAN VE DANIŞMANI








Bir tavşan önüne daktilo almış, tak tuk, tak tuk bir şeyler yazıyormuş. Ordan geçen bir tilki:

"Hey tavşan! ne yazıyorsun?"
"Doktora tezimi yazıyorum."
"Haa öyle mi, çok güzel, ne hakkında?"
"Tavşanların tilkileri nasıl yedikleri hakkında."
"Yok canım, olur mu öyle şey, hiç tavşanlar tilki yer mi?"
"Olur canım, gel istersen sana göstereyim."



Beraberce tavşanın yuvasına girerler, biraz sonra tavşan tek başına çıkar ve tekrar daktilosunun başına oturur. Tak tuk, tak tuk bir şeyler yazmaya devam eder.
Daha sonra oradan geçen bir kurt tavşanı görür, sorar:



"Hey tavşan! Ne yazıyorsun?"
"Doktora tezimi..."
"Ne hakkında?"
"Tavşanların kurtları yemesi hakkında..."
"Yayınlamayı düşünmüyorsun herhalde, buna kim inanır?"
"Gel istersen göstereyim..."

Yine beraberce yuvaya girerler, tavşan biraz sonra tek başına dışarıya çıkar.

Tavşanın yuvasını merak mı ettiniz?

Manzara şudur:

Bir köşede tilkinin kemikleri...
Bir köşede kurdun kemikleri...
Diğer köşede ise tavşanın doktora danışmanı aslan kürdanla dişlerini temizliyor!



Kıssadan Hisse:
1) Doktora yapmak için tezin önemi yoktur.
2)Konunun da önemi yoktur.
3)Önemli olan tez danışmanıdır.

4)Bazı insanlar, en küçük görevlere gelseler, o makamı yüceltirler; bazı kişiler ise en yüce makama oturtulsalar bile makamla birlikte temsil ettiklerini de küçültürler; yem olmaya hazır duruma getirirler.
5) Kargayı rehber edenin burnu ......
6)Evet ama yetmez, diyorsanız düşüncelerinizi ekleyiniz lütfen.


EK 1) ABLASOM yazmış. Okumanızı öneriyorum.

13 Aralık 2011 Salı

HADİ GÜLÜMSE


Hep karamsar yazılar yazmak zorunda kaldığım için özür dilerim. Rahatsızlık verdiğimin farkındayım. Bugün bir değişiklik yapmaya karar verdim. Biraz da gülelim değil mi?
Bir dosttan gelen fıkraları sizlerle paylaşmak istiyorum. Fıkralar Erzurumlularla ilgili...

"Hükümet Erzurum'a bir yazı göndermiş:
Kışın soğuk geçeceği anlaşılmıştır... Kullandığınız yakıtın cinsini, kod numarasını, stok durumunu acele bildiriniz.

Erzurumlu bir köy muhtarı da hemen Ankara'ya cevap yazmış:

Yakıtımız pohtir...
Kod numarası yohtir...
Stokumuz çohtir..."

.......

"Erzurumlu, Bayburt'a gitmiş; bir kahveye girmiş:
Hele gardaş bir çay getir de içek...
Ve peş peşe 29 bardak çay içmiş.
Bayburtlu sormuş:
Abi, daha getirim mi?
Erzurumlu, elini kalbine götürüp yanıt vermiş:
Yoh gardaş, 30 bardak oldu mu çarpıntı yapiy..."

.......

Erzurum'a bilgisayarın ilk gelmeye başladığı yıllarda, bir iş yerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımıyla ilgili bilgi verir ve ayrılır.
Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:
Kardeşim, sizin anlattığınız gibi yapirem fakat program düzgün çalışmiiir!
Teknik servis elamanı sorar:
Nasıl yapıyorsun?
Senin anlattığın gibi...
Hata ne?
Yazdığım bilgiler kaydetmeme rağmen saklanmir.
İşlem basamaklarını tek tek anlatın.
Tamam, diyor anlatmaya başlıyor:
Programı açirem, malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatı vb yazirem. Hepsini yazdıktan sonra senin anlattığın gibi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliirr:
Kaydetmek ister misiniz?
E/H yazısı çıkir.

Ben de diyirem He..."

......

Erzurum havaalanında yolcular uçağa binmiş. Kapılar kapanmış ve hostes:
Sayın yolcular, lütfen kemerlerinizi bağlayın, demiş.
Kimse bağlamamış. Hostes durumu pilota anlatmış. Pilot mikrofunu eline almış:
Hele dadaşlar, kemerlerinizi bağlayın da havalanah.
Herkes bir anda kemerlerini bağlamış.
Hostesin şaşkınlığını gören pilot:

Erzurumlu, kadın sözüyle iş yapmaz...

....

Yüzünüzden gülümseme eksik olmasın efendim.

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...