"Siz söyleyin ey dumanlı dağlar!
Gönlüm neye gizli gizli ağlar?"
Muhsin Yazıcıoğlu'nun cenaze töreni yapılıyor bugün...Gönlüm neye gizli gizli ağlar?"
Bu güne değin ne Büyük Birlik Partisine ne de Yazıcıoğlu'na yakın oldum. Düşüncelerine de zaman zaman kızdım, eleştirdim.
Sivas Madımak otelindeki aydınlarımızı , insanlık dışı yaratıkların bilerek, isteyerek çıkardıkları yangınla canlı canlı yaktıkları olayla birlikte geldi aklıma bu parti. Kaçmak, canını kurtarmak amacıyla BBP'nin pencerelerinden içeri girmek isteyenlerin engellenmesi, hatta itilmek istenmesi, ölüme terk edilmesi hiç aklımdan çıkmadı.(Basından, TV'lerden öğrendik.)
Ama şimdi Muhsin Yazıcıoğlu'ndan ve Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde düşen helikopter kazasında ölen ; donarak ölen, zamanında yetişemeyen yardım nedeniyle ölen insanlarımızın anısı karşısında utanıyorum. İnsanlık adına utanıyorum! Üzülüyorum...
Hiç kimse yanarak da , donarak da ölmesin... İki olayda da beklenen yardım gelmedi, gelemedi!..
Madımak, Sivas şehrinin göbeğindeydi, hava sıcak mı sıcaktı, 2 Temmuz'du...
Göksun, dağlar arasındaydı, hava soğuk mu soğuktu, 25 Mart'tı...
Kazada ölenlerin ailelerine, yakınlarına, sevenlerine, partililerine sabır diliyorum. Böyle utançlar yaşamak istemiyoruz toplum olarak. Kurtarmalıydık, kurtarabilmeliydik...
"Siz söyleyin ey dumanlı dağlar!
Gönlüm neye gizli gizli ağlar?"
Gönlüm neye gizli gizli ağlar?"