Aydın Doğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aydın Doğan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Eylül 2008 Çarşamba

YEŞİL YEŞİL PARALAR


Sabah eşimin telefonuyla uyandım. Artık ev kadını oldum ya, gidişini bile duymamışım. " Çok şiddetli yağmur yağıyor ; balkonda bir şey var mı ?" diyordu eşim.

Zorla kalktım. Burada gözlerimi açamıyorum, sanki bütün nem, göz kapaklarıma gelmiş oturmuş ! Kalk diyorum, kalkmıyor. Oysa yazlıkta, kaçta yatarsam yatayım, erkenden dipdiri ayaktaydım. Üstüne üstlük bir de yağmur yağınca her yanım ağrıyor. Ve ben hala evle boğuşuyorum !

Başbakan bir hafta süre verdi Aydın Doğan'a :

" Üslubunu değiştir, yoksa yaptıklarını açıklarım haaa !" Bizimle ilgili yolsuzluk haberlerini verme, karışmam!..

Tehdit tutar mı ? Bence tutar... Anlaşırlar, anlaşırlar... Hukuku mukuku es geç... Eldeki dosyalar ne güne duruyor.

Dünya'da ise yüzyılın deneyi yapılıyor. Evrenin oluşumu çözülmeye çalışılıyor.

Bizde Deniz Feneri kördüğüm olmuş, çözümlenemiyor.

Türkiye'deki Deniz Feneri Başkanı basın toplantısı yapıyor:

"Almanya'daki Deniz Feneri Derneği ile hukuksal hiçbir bağımız yok, parasal bağımız var !"

diyor. İşte biz de tam da bunu söylüyoruz.

Kayıtsız kuyutsuz paralar bir yerlere gitmiş. Minareyi çalanlar hukuksal kayıt tutar mı ? Tutmazlar, örgüt organize olmuş, işi biliyor. Bunun öncesi, sonrası var. Deneyim kazanmışlar, uzmanlaşmışlar. "Allah'la Aldatmak" para kazandırıyor. Onlar da bunu kullanıyorlar.

Pakistan'da üniversite kuracaklarmış ! Onun için de Almanya'daki Deniz Feneri para göndermiş... Haa ha haaa !

Bu arada Danıştay , " Kuran Kurslarına, Öğrenci Yurtlarına belediyelerin yardım yapması'yla ilgili çıkarılan yasanın yürütmesini durdurmuş. Eeee para kaynakları deşifre olunca yardımlar azalıyor. Buna bir çare olarak belediyeler düşünülmüş, ama Danıştay işi bozmuş. Parasız da kapılar açılmıyor ki... Amann bulurlar nasıl olsa bir şeyler !

Aynı adı kullanmayın, diye uyarmışlar ! Haa ha haa ! Dava açmışlar mı ? Yoooo, niye açsınlar ki... Gelsin paralar, gelsin paralar... Paranın dini imanı var mı ? Yeşil sermaye nasıl toplanıyor ?

Yeşil yeşil paralar, etrafında softalar... Dön dolaş yine bana gel, diye diye bekleşiyorlar !

Mola bitti... "İş bilenin kılıç kullananın... " " Zenginin parası züğürdün çenesini yorar !"

Artık işbaşı yapmalıyım. Yine geleceğim...

9 Eylül 2008 Salı

YAVUZ HIRSIZ


"Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış ."

Yaşadığımız olaylara bakın !

Ben dikkatle bakıyorum ve şunu görüyorum :

Kim ki suç üstü yakalanıyor, o daha çok bağırıyor. Bağırırken de daha önceden, zamanı gelince kullanmak üzere elinde sakladığı birilerine ait yolsuzluk dosyalarını, ortalara saçarak dikkatleri kendi yolsuzluklarından başka yöne çekmek istiyor... Kısmen de başarılı oluyor.

Ancak bu kez durum farklı. Çatılan büyük bir medya kuruluşu...

Onlar da işi medya gücünü kullanarak yürütüyor. İşleri engellenmediği sürece hırsızlığı da yolsuzluğu da görmezden geliyor ve halkı aldatıyor. Ama istedikleri verilmeyince görmez olan gözleri görüyor ; duymaz olan kulakları duyuyor ; söylemez olan dilleri birden çözülüyor...

Bu kavga halk için iyi oldu bence. Kim, nerede, ne zaman, ne kadar, nasıl malı götürmüş ? Gözler faltaşı gibi açılıyor ! Beyinler hareketleniyor ! Uyuyanları uyandırıyor (umarım) ...

Yavuz hırsızın öfkesi bu kez işe yaramayacak gibi görünüyor ! Medyayla çatışanların sonu çabuk gelmiştir hep... Hem "Öfkeyle kalkan zararla oturur." Ve " Keskin sirke küpüne zarar verir." Ve " Dil söyler saklanır, baş belaya katlanır. "

Unutmasınlar...

8 Eylül 2008 Pazartesi

KİMSE YOK MU ?


Masum değilsiniz hiçbiriniz...

Başbakan ve Aydın Doğan kavgası büyüyecek gibi görünüyor...

"Tencere dibin kara" diyor biri öbürüne ; öbürü " Seninki benden kara " diye yanıtlıyor !

Ulus yoksullaştıkça yoksullaşıyor. Onlar zenginleştikçe zenginleşiyor , büyüdükçe büyüyor !

Başbakan çok öfkeli. Deniz Feneri davası sinirlerini bozmuş. Dava Almanya' da görülüyor. El yetmiyor, kol yetmiyor. Bizim malum basına kimse bilgi sızdırmıyor. Sadece bazı kişilerin kuryelik yaptığı dedikoduları kulaktan kulağa yayılıyor. Bu da bazılarının sinirlerini hoplatıyor. Salı günü dava sonuçlanacakmış galiba...

Ergenekon davası öyle mi ya ? İddianame yazılmadan önce herkes her şeyi biliyordu. Sanıklar çoktan mahkum edilmişti birileri tarafından. Dikenler temizleniyordu. Keyifler gıcırdı. Oysa bu davanın ne zaman sonuçlanacağı bile belli değil henüz...

TRT , Deniz Feneri davasını kısaca veriyor, ama nedense adını söyleyemiyordu. " Almanya 'da bir dernek ! " diyerek haberi gözden kaçırmaya çalışıyordu. Oysa medyanın % kırkını elinde tutan Aydın Doğan haberi adını da koyarak halka duyuruyordu. Kalan % atmış medya sadece savunmaları veriyor, suçlamalara yer vermiyordu. Ne güzel, hepsi böyle olmalı !

Doğan Medya çok sustu aslında. Emin Çölaşan gibi bir kalemi bile bu uğurda feda etmeyi göze aldı. Şimdi sıra susanlara geldi. Basbas bağırıyor !

" Kimse yok mu ? Kimse yok mu ? Kimseeeee...

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...