Milan Kundela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Milan Kundela etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2008 Salı

GÜLÜNESİ AŞKLAR




Artık resim de çekebiliyorum, bilgisayarımda...


Çok ilerledim çoook ! Aferin bana... Okuduğum kitapların resmini de koyunca blogum daha mı bir güzelleşti ne ?

Gülmeyin, şaşırmayın. Bu benim için önemli. Okula yeni başlayan çocuklar gibiydim önceleri...

Bana bu olanağı sağlayan her kimse , ya da kimlerse öncelikle onlara çok teşekkür ediyorum. Sonra sıkıştıkça sorularımla bunalttığım sevgili yavrularıma... Otuz üç yıldır yaptığım her çalışmada beni destekleyen,yanıbaşımda duran sevgili eşime...

Ve yazdıklarımı okuyan, yorumlarıyla beni yüreklendiren tüm sanal alemdeki okuyucularıma, yani siz dostlarıma içten teşekkürlerimi sunuyorum...

İki gün sonra blogumun birinci yaş günü... Doğum Gününe hepiniz davetlisiniz...

Kendimi kutluyorum. Çünkü bilgisayar dünyasına bodoslama dalmıştım. Hele, "Şu da ne ?" derken, bir de baktım bloger sahibi olmuşum. Bloga giriş yaptım , ama ne olduğunu inanın bilmiyordum. Yazdıkça öğrendim, okudukça farkına vardım. Artık daha daha bilinçliyim.

Bu konuda okuduğum diğer bloglardan da çok şey öğrendim. Onlara da katkılarından ötürü çok teşekkür ediyorum. Her biri birbirinden güzel bloglar var, onları da ekleyeceğim diğerlerinin arasına. (Aslında dün çoğunu eklemiştim ,ama kaydetmeyi unuttuğum için hepsi boşa gitti. Tekrar ekleyeceğim.) Sizlerin de beğenisine sunacağım...

Gelelim yeni okuduğum kitaba. "Gülünesi Aşklar" yazarı Milan Kundera. Fransızca'dan çeviren, Serdar Rifat Kırkoğlu.

Bir solukta okunacak bir kitap. Su gibi akıyor inanın, elimden bırakamadım. Özellikle ilk bölüm (Hiç Kimse Gülmeyecek)harika...

Kitaptan seçtiğim bir bölümle veda etmek istiyorum sizlere. Umarım üzerinde düşünürsünüz:

****

" Şimdiki zamandan gözlerimiz bağlı geçebiliriz. Çok çok yaşamakta olduğumuz şeyleri sezebilir ve tahmin edebiliriz. Ancak daha sonraları, gözlerimizin bağı çözüldüğünde ve geçmişi incelediğimizde, yaşamış olduğumuz şeyleri kavrar ve onların anlamına varırız.

Ben de o akşam, aklımdan başarıma içtiğimi geçiriyor ve bunun kendi sonumun görkemli bir kutlanışı olduğundan hiç mi hiç kuşkulanmıyordum.

Ve hiçbir şeyden kuşkulanmadığım için de ertesi sabah keyifle uyandım. Klara yanımda hala mışıl mışıl uyurken, Bay Zaturecky'nin mektubuna iliştirilmiş olan makaleyi aldım, eğlenceli bir kayıtsızlıkla ayakta onu okumaya koyuldum..."

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...