Savarona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Savarona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2010 Çarşamba

SAVARONA'DA FUHUŞ



Atatürk'ün de bir süre kaldığı Savarona Yatı'nı, yatın şimdiki sahibi Kahraman Sadıkoğlu'ndan, bir haftalığına kiralayan şebekenin , Rusya ve Ukrayna'dan getirttiği küçük kızları işadamlarına fuhuş için pazarladığı haberleri düştü gazetelere... Muğla Göcek'te yapılan operasyonda, fuhuş şebekesi üyeleriyle bazı işadamları gözaltına alınmış...

Bu durumda suçlu kim?

Atamızın yatını koruyamayıp satan devletimizin etkili ve yetkilileri mi?

Kahraman Sadıkoğlu mu? Her yıl bu zamanlar bir haftalığına aynı kişilere yatı kiraya veriyormuş.

Fuhuş şebekesi oldukları öne sürülen kişiler mi?

Küçücük kızları pazarlayanlar mı?

Din-ahlak konusunda kimseyi beğenmeyen, koca koca adamlar, gizli gizli bu çocukların hayatını karartıp sonra da ak pak, hiçbir şey olmamış gibi ortalarda dolaştıkları için suçlu sayılır mı?

Şu anda, kimbilir nerede hangi çocuklara kıyılıyor?
Siirt'te makam sahipleri topluca çocuklara kıymadı mı, kıyıp da sütten çıkmış ak kaşık gibi aramızda dolaşmıyorlar mı?

Küçük kızların psikolojisini bu olaylardan çok başka nedenlerin bozduğu yönünde raporlar hazırlayan anlı şanlı Adli Tıp doktorlarımızın suçu yok mu?

Suçlu kim?

Yoksa hepimiz mi?

SEN BİZİ BAĞIŞLAMA ATATÜRK

Varıp anıtına saygıda duranlar,
Bilirsin,
Çoğu sencil değil!

Överek yitirdiler seni.
Biçimsel sınırlamalarla, tutsak
Anlamsız, kalıplaşmış kahraman ettiler.
Ve sonra
Güle oynaya
Adına, anlamına basa basa
Ne yaptınsa Mustafa Kemal
Ne işaretledinse sevgili Gazi Paşa
Ne düşledinse Atatürk
Tümünü , acımasız yıkıp attılar.

Hem de
Adını ana ana
Sen bizi bağışlama!

"Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür"
Kuşaklardı özlemin,
Geleceğe, çağlar ötesine dönük
Bilinçle, bilgiyle, sevgiyle sarılıp
Anadolu insanına güvenle
Toprağının hem altına hem üstüne
Yaşanmış bütün uygarlıklarına
"Benim..." diyerek
Alnı ak, başı dik.
İnançla, onurla
Yaşamanın tadına vararak
Senden güçlenip
Seni aşarak.
Bir güzelim ülke doğurganlığının
Şehveti içinde
Tomurcuklanıp uç vermiş gençler
Bereketli yağmurlar gibiydiler
Yağdı yağacak...
Biz onları alanlarda, sokaklarda,
Okullarda vuruşturup
Vurdumduymaz, umursamaz,
Sinsi
Bir acımasızlıkla, her gün ama her gün
Törenli, törensiz gönderiyoruz
Kıyıma, ölüme şimdi.

Hem de
Adını ana ana
Sen bizi bağışlama!

M. Sunullah Arısoy

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...