Vakit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vakit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2008 Çarşamba

VAY GÜLAY GÖKTÜRK'ÜN BAŞINA


Gülay Göktürk , gördünüz mü olanları ? İlk sırayı siz kaptınız. Sırada Nuray Mert , Nazlı Ilıcak var. Benden hatırlatması, dikkatli olsunlar...

Uyarıları gözardı ettiniz. Sandınız ki demokratlar... Siz övdükçe onların ekmeğine tereyağı sürdünüz. Şimdi gelinen durumda sizin de sorumluluğunuz yok mu ?

Vakit Gazetesi yazarı Serdar Arseven 11 Eylül tarihli yazısında gerçeği kör gözlere sokmuş:

"Önyargılıyım. İtham Müslüman'a yönelikse ' İFTİRA' derim. Kafire yönelikse ' DOĞRU ' derim. Belki kendim ısırırım Müslüman kardeşimi. Lakin köpeklerin yalamasına dahi müsaade etmem. "

diye yazmış. Gördünüz mü ?


'Müslüman kardeşimi belki ben ısırırım, kafire yalatmam !' Doğru söylüyor yazar, az mı emek harcadılar ? Şimdi hasat zamanı !

' Parmağındaki yüzüğü, kolundaki bileziği ' bile Allah diyerek toplamışlar Gurbette zor koşullarda çalışan Alamancılardan. Bundan bir ısırık da neden onlara düşmesin ki ! O ısıracak Müslüman kardeşinden, başkalarına avucunu yalatacak ! Haklı haklı da, kardeşinin yaptığı hangi kitapta yazıyor ? Sen dindarları kandır, parayı iç et, Müslümanım de ! Sana senin gibiler bile inanmıyor artık.

Gülay Göktürk Bugün gazetesinin 15 Eylül tarihli sayısında bunları eleştirmeye kalkmış :

'Kol kırılır , yen içinde' anlayışının ahlaksızlık olduğunu yazıvermiş!

Sen misin bunları yazan ?


Eski defterler ortalığa saçılmış... Denilenleri ben yazamayacağım,utanırım, nasıl olsa bundan sonra çok duyacaksınız...


En güzel savunma 'SALDIRI' dır, onlara göre. Vay Gülay Göktürk'ün başına geleceklere...

29 Temmuz 2008 Salı

VAKİT 'TEN TISSS YOK



Hüseyin Üzmez , Vakit Gazetesi yazarı...

Hüseyin Üzmez, dincilerin baş aktörüydü... Özellikle kadınlarla ilgili konularda konuşmayı çok seviyordu. Medyanın göz bebeğiydi. " Hocam hocam!" diye yere göğe oturtamıyorlardı.

Kadının saçının teli görünmeyecekti. Başını örtmesi de yetmez, illa da türban takacaktı kadınlar ona göre... Yoksa cehennemde cayır cayır yanacaklardı kadınlar !

Tüm dinciler kadınlar üzerinden ilerlemek istiyorlar , o da öyle yapıyordu. Kadının eteklerinin altına gizlenip yola devam, daha güvenliydi... Hem de eve kapatmak kadınları işlerine geliyordu.

Kadın evde oturacak, onlar dışarda her haltı karıştıracak sonra da eve gelip " Tövbe, tövbe tövbe ! " diyip aklanacak; kadınlara akıl öğretecek!.. Buna gülebilirsiniz, nerenizle isterseniz hem de !

Hüseyin Üzmez, iyiliksever bir adam aynı zamanda... Bir evini kendisi gibi dostlarına ayırmış. Boş tutuyor. İhtiyacı olana anahtarı veriyormuş. Örneğin : Müslüm'le Fadime aşkı da yakalanana kadar orada hayat bulmuş. Bu medyaya yansıyan bilgi. Kim bilir daha nice dinci büyüğümüz , o evde yaşamın güzelliklerinden pay aldı. Elbette güzel, genç kadınlarımız oradan çıkarken başlarını sıkı sıkı kapattılar. Yeter ki sıkmabaşla gezsinler, gerisi günah değil! En büyük günah türban takmamak, dinin baş şartı türban. Taktın mı ne halt yersen ye !

Yalan söyle, haram ye, ihaleye fesat karıştır, ahlaksızlık yap, rüşvet ver- rüşvet al, yetim-öksüz hakkını al, şirket kur, faizin dolarlısından al... İstediğini yap, ama kadınsan sen, erkeksen eşin türban taksın...

Hüseyin Üzmez Vakit Gazetesi yazarı... Yoksul bir ailenin çocuğuna cinsel tacizden de adi bir suçla yargılanıyor. Ve Vakit Gazetesinden tıssss yok...


KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...