hizbullah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hizbullah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2011 Perşembe

KORKUNUN ECELE FAYDASI VAR MI?


SAVCI
Savcı,nedir düşündün mü,
Dağları sorguçlu kılan?
Onlar susmaz,gece gündüz,onlar haykırır yüceden,
Gelmiş dağlardan yalnayak,durmuş kapıda bir ıssız,
Seni bile içli kılan.

Savcı, nedir düşündün mü,
Bıçakları uçlu kılan?
Bir eski hak alınmamış,bir dere kan sorulmamış,
Şunun bunun alın teri,
Alınları taçlı kılan.

Savcı,nedir düşündün mü,
Yazıları suçlu kılan?
Usla,yürekle büyümüş,gündüzler geceye karşı,
Ama nedir çağlar üzre,
Beni senden güçlü kılan.

(Fazıl Hüsnü Dağlarca)


Başka bir ülkede olsa yer yerinden oynardı; herkes sokağa dökülürdü. Bizde ise birkaç yiğit cılız ses dışında kimseden tıss sesinden başka bir şey dıyulmuyor. Korkudan tırsmışız... Eskiden kızıyordum, ama şimdi neden korktuğumuzu anladım. Haksız da sayılmayız hani...Karşımızdaki kişiler tüm değerlerini yitirmiş, amaca giderken her şeyi göze almış durumda. Göze almış demek de az; sanırım gözü dönmüş demek daha doğru...

Pek çok şeyin düzmece olduğunu biliyorduk, biliyorduk ama, dur bakalım belki de içlerinde suçlu olanlar da vardır, yakında kurularla yaşları ayırlayacaklardır nasıl olsa! diye düşünüyorduk.

Yok öyle değilmiş. Şimdilerde her şey gün ışığına çıkıyor bir bir... Şu olaya bakar mısınız?

Kara Pilot Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin başına gelenler her şeyin özeti değil mi? Evet biz korkağız, korkmakta da haklıyız. Neden mi?
Harp Okulunu dördüncülükle bitiren gözbebeğimiz teğmen bir gün tutuklanıyor. Neden tutuklandığını bilmeden 29 ay hapsediliyor. Sonra bir gün savcının karşısına çıkıyor, savcı telefonundaki bilgilerden hareketle onu "Ergenekon terör örgütünün talimatıyla Hizbut Tahir örgütüne sızmakla" suçluyor. Ve ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılıyor.

Ve şimdi anlaşılıyor ki Ergenekon davasında asker olarak ilk tutuklanan Teğmen Mehmet Ali Çelebi'nin, tutuklandıktan sonra, telefonuna, Fatih Emniyetindeki polisler Hizbul Tahir örgütü sanığı Mehmet Oğuz Kazancı'ın rehberindeki 139 numarayı 'YANLIŞLIKLA!' bir dakikada kaydedilivermişler. Ve bu olay teğmenin 29 aydır tutuklu kalmasına neden olmuş.

Teğmen Mehmet Ali Çelebi özgürlüğüyle birlikte saygınlığını yitiriyor...


Türkçe Sözlüğe göre 'saygınlık', saygı görme, güvenilir olma durumu, itibar, prestij anlamlarını taşıyor...

Bir de bu davalarda adı geçen Osman Yıldırım'ın öyküsüne bakalım mı?

*Kasten adam öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşımaktan dokuz yıl hapis(Eyüp 1. Ağır Ceza 1995/78)
*Ablasını öldürmekten 20 yıl hapis(Akhisar Ağır Ceza 1989/32)
*Nüfus Kağıdında sahtecilik yapmaktan mahkumiyet(Kırklareli Asliye Ceza 1998/215)
*Öz yeğenini satarak fuhuşa aracılık yapmaktan 2 yıl 6 ay hapis(Erzurum 1. Asliye Ceza 1998/391)
*Cumhuriyet gazetesinin bombalanması
*Danıştay suikastından müebbet hapis(Ankara Asliye Ceza)
*İfadelerinde Atatürk'e, Cumhuriyetimize hakaret...

Saygınlık neydi? Saygı görme, güvenilir olma durumu, itibar, prestij değil mi?

Savcımız "Osmanım" diye hitap ettiği bu kişiye güvenmiş, itibar etmiş; onu gizli tanık yapmış; söylediklerini ciddiye almış ve onun söylediklerinden harekettle pek çok kişiyi tutuklamış.

Korkmakta haksız mıyız? Sizi bir anda terör örgütü üyesi yapabilirler. Telefonlarınızı dinleyip, eklemeler yapamayacaklarını söyleyebilir miyiz? Bilgisayarınıza, telefonunuza eklemeler yapmak çok mu zor? Evinize getirdikleri silah, uyuşturucu, belge size aitmiş gibi gösterilip tutuklama yapılabilir mi?
Suikast yapacaklardı uydurmasıyla koca Türk Ordusunun kozmik odalarına girilmedi mi? Orduyu gözden düşürmek için her yol denenmedi mi? Gazeteciler, bilim insanları hapislerde çürümeye terk edilmedi mi?

Bu arada Hizbullahçılar yanlışlıkla serbest bırakılıyor, onlar sırlara karıştıktan sonra ömür boyu hapis cezası veriliyor!
Abdullah Öcalan'a saygınlık rütbesi verileli çok oldu. Teröristler Habur'dan kahramanlar gibi içeri girdi, alkışlarla karşılandı. Pazarlıklar sürüyor, toplumuzun geleceğini şekillendirmede akıl hocası olarak saygın yerlerini aldılardı çoktan.

Korkalım korkalım da korkunun ecele faydası var mı?

9 Ocak 2011 Pazar

UYKUM KAÇTI UYUYAMADIM


Saat dört oldu.
Okudum, okumaz olaydım, demiyorum.
Kanatsa da içimdeki her yeri okumalıyım, okumalısın, okumalı...
Soner Yalçın yazmış.
OdaTV'de gördüm.

Keşke herkes okusa!
Okusa da aklını başına alsa.

Lütfen üşenmeyin, sonuna kadar okuyun...


7 Ocak 2011 Cuma

"ADALET"İ KİM KAÇIRDI?


KAYIP İLANI:

Sekiz yıldır kendisinden haber alınamayan ADALET aranıyor. Görenlerin, bilenlerin, duyanların haber vermelerini insanlık adına rica ediyorum...



24 Ocak 2008 Perşembe

GELENLER ve GİDENLER

24 OCAK 2008


UNUTMADIK... ÇARESİZİZ...

Gelenlerden söz etmeyeceğim. Onları görüyorsunuz...

Ya gidenler...

Uğur Mumcu.... Bundan on beş yıl önce bugün evinin önünde arabasına konulan bombanın patlatılması sonucu öldürüldü.... Suçu , araştırmacı gazetesi olmak... Hukukçu olmak... Aydın olmak... Aydınlatmak...

Bahriye Üçok.... İlahiyat Fakültesinde Prof. .... Evine gönderilen bombalı kitap paketinin patlaması sonucu öldürüldü... Suçu aydın bilim insanı olmak... Dini doğru anlamak, doğru anlatmak....Aydın olmak... Aydınlatmak...

Muammer Aksoy... Evinin önünde öldürüldü.... Suçu Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı olmak... Hukukçu olmak... Aydın olmak ... Aydınlatmak...

Ahmet Taner Kışlalı... Evinin önünde arabasına konan bombanın patlatılması sonucu öldürüldü... Atatürkçü bilim insanı... Aydın olmak... Aydınlatmak...

Çetin Emeç.... Gazeteci.... Aydın olmak... Aydınlatmak...

Abdi İpekçi.... Gazeteci... Aydın olmak....Aydınlatmak...

Turan Dursun... Din konusunda eserler yayınlamak... Öldürüldü...
Gonca Kuriş... Öldürüldü...
Hizbullah evlerinde bulunan mezarlarda öldürülen sayısız insanlar, dindarlar...

Sivas Madımak Otelinde yakılan aydınlarımız...
Aziz Nesin'in yakılmak istenmesi...

Necip Hablemitoğlu... Bilim insanı... Araştırmacı.... Aydın olmak... Aydınlatmak...

Danıştay katliamı...
Ve niceleri...
Sizleri unutmadık, unutmayacağız... Sadece bu.... Elimizden başka da bir şey gelmiyor ki...Çaresiziz... Hayır hayır.... Çaresiz değiliz. Çare sizsiniz.... "Ses ol , ışık ol." Aydınlan, aydınlat..... Uyan, uyandır....

UNUTMA!..
"Dünya kötülük yapanlar yüzünden değil, sayıları daha çok olduğu halde , seyirci kalıp hiç bir şey yapmayanlar yüzünden tehlikeli bir yerdedir." (Eınsteın)

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...