Kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kayseri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2010 Çarşamba

FIKRA GİBİ

KISA KISA

*Cem Garipoğlu'nun dedesi bir kız yurdu yaptırıyormuş. Ne var bunda demeyin. Yurdun adı, "CEM GARİPOĞLU KIZ YURDU" olacakmış!

*Devlet, terör örgütünün başı Abdullah Öcalan'la müzakereler yapıyor. İmralı'da mahkum olan Abdullah Öcalan, Fethullah Gülen'le pazarlık yapıyor. Fethullah Gülen devlet içinde devletmiş gibi görüntü veriyor.

* Artık on sekiz yaşındakilere de silah ruhsatı verilecekmiş. Silah kolay alınsın diye yasa düzenleniyormuş. Silahlıların sayısı daha çok olacak. Bir belediyemiz engelliler gününde jest yapmıştı hatırlayın. Engelli yurttaşlarımıza silah atışı yaptırmıştı belediyenin poligonunda! Gün dediğin böyle kutlanır! Anneler, babalar,öğretmenler günü,doğum günü... Gün çok bizde, hatta önümüzde yılbaşı günü var. Sevdiklerinizi sevindirin. Onların da bir silahı olsun. Eğitim sonradan gelir nasılsa...


* Egemen Bağış "Siyah ceketimin sol omzunu, yumurta atarak kirletti!" diyerek kendisine yumurta atan gençten şikayetçi oluyor. Genç iki buçuk yıl hapis alması isteğiyle yargılanıyor!

*Cemaatlerin üstüne gittiği için yargılanıp aklanan Erzincan Başsavcısı Cihaner bu davadan beraat ediyor. Ancak Adalet Bakanlığı onu başka bir ile(Adana mıydı ?) sıradan savcı olarak atıyor. Cemaatçilerin öfkesi yine de geçmiyor. Bakın bu kez ne yapıyorlar?

Cihaner'lerin evi polisler tarafından basıldığında, Cihaner'in eşi polislere: "Ne yapıyorsunuz, siz bu vatanın evlatları değil misiniz, neden evimizi basıyorsunuz? " dediği için, arama emrini veren Erzurum savcısı, Cihaner'in eşine hakaret davası açıyor! "Siz bu vatanın evlatları değil misiniz?" diyerek bana hakaret etmiştir, diye...
Savcıi berat etti, aramaların haksız olduğu anlaşıldı. Şimdi de eşine dava açmışlar! İyi mi? O da suçsuz bulunursa, adamın beş yaşında çocuğu var, "Arama yaparken bize nanik yaptı!" diye dava edebilirler. Zaten arama sırasında çocuğun çizgi filmlerini bile götürmüşlermiş...

Sayın Kılıçdaroğlu bütçe görüşmelerinde açıkladı, biliyorsunuz olanı biteni.
Büyük bir yolsuzluk, rüşvet,suç örgütü var. Anlaşmazlık sonucunda maşa gibi kullandıkları Haci Ali Hamurcu, suç duyurusunda bulunuyor.
Kayseri valisi, kendisine gelen dosyayı inceliyor, iddiaların çok ciddi olduğunu görüyor, soruşturulması için bakanlığa rapor yazıyor. Ancak o rapor yok ediliyor, vali de 38 gün sonra görevden alınıyor.

Yerine Osman Bey vali oluyor. Sonra da Vali Osman Bey, Bakanlık müsteşarı olarak atanıyor. Ancak yola çıkmadan görevden alınan valinin, "soruşturun" dediği dosyanın, soruşturulmasına gerek yoktur, diye belge düzenliyor, altını da vali olarak imzalıyor.Bakanlığa gönderiyor. Sabah raporu imzalıyor; öğleden sonra da kendisi Ankara'ya gidiyor.On beş günlük tayin iznini bile kullanmadan yeni görevinin başına koşuyor. Kayseri'de Vali Osman Bey olarak imzaladığı raporu, bu kez Müsteşar Osman Bey olarak onaylıyor. Dava düşüyor, Kayseri Belediye Başkanı vd. kurtarılıyor, sadece ihbarcı Silivri'ye gönderiliyor! Yaaaa!

*Yarın Balyoz Davası görüşülmeye başlanacak, davanın savcıları dün görevden alındı, yerine yeni savcılar atandı. Binlerce sayfa tutanak var. Yeni savcı, bir gecede bütün dosyaları okuyacak, yarın da adil yargılama yapmak için göreve başlayacakmış!
Ali Dibo Adaleti böyle bir şey mi?

Son dakika haberlerinden:

*ODTÜ'de, öğrenciler Başbakan Erdoğan'ı protesto ediyorlarmış şu anda, on iki öğrenci gözaltına alınmış. Sabah başlayan olaylar şu anda devam ediyormuş.Öğrenciler arkadaşlarının serbest bırakılmasını istemek amacıyla başbakanın hala toplantı yaptığı salona doğru yürümek istiyorlarmış. Öğrenciler kartopu, polisler biber gazı atıyormuş. Yumurtadan sonra kartopu davası mı açılacak?
Bekleyip göreceğiz...

1 Nisan 2008 Salı

OLAY- ULUDAĞ SİZİN OLSUN MU


Bu akşam kanallarda dolaşırken Bursa, Olay TV' deki "Konuşan Belgeler " adlı program dikkatimi çekti. " Başbakanlar Belgeseli "ydi bu bölümün adı.

Bursa 'nın , 2.000 nüfuslu Kirazlı Köyü'nün belediye yapılışının öyküsüydü anlatılan.
Kirazlı'da seçim var... O dönemde Sayın Çiller, Sayın Erbakan ve bazı politikacılar helikopterlerle teker teker ziyaret ediyorlar bu şirin köyümüzü...

Sayın Çiller kürsüden : " Milli Park sizin olsun muuuu ? ! "
" Uludağ sizin olsun muuuuu ? !
diyerek bildik tonda konuşmasını yaparak halkı kendilerine oy vermeye çağırıyor. Erbakan Hoca da Kirazlı'ya giderek oy istiyor.

Sonunda seçim yatırımı olarak bizim iki bin haneli Kirazlı Köyümüz " Belediye " yapılıyor. O dönemdeki İstanbul Belediye Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan da köye uğrayarak belediyenin yararlarını anlatıyor.

Seçimi ise köye gitmeyen Sayın Mesut Yılmaz'ın partisi kazanıyor Kirazlı'da...

Programın sunucusu da, o dönemde Anavatan ve Doğru Yol ilçe başkanı olan konuşmacılar da geçmişte yaşadıkları bu anıyı özeleştiri yaparak tatlı tatlı anlattılar.

Kirazlı ile ilgili bu seçim anılarını neden şimdi gündeme getirdiklerini de belirttiler...

Gerekçe şuymuş efendim : Yakında belediye seçimleri olacak biliyorsunuz.
Kirazlı 'nın bu seçime belediye olarak girmesi sakıncalı görülmüş. Yine köye mi dönüştürülmüş? ... Hayır efendim. Kirazlı köy de yapılmıyormuş... Mahalle yapılıyormuş!.. Gördünüz mü Kiralı Köyü'nün başına gelenleri...

Şimdi ne olacak ? Köy- Belediye- Mahalle , hangisi ? Kirazlı şeytan üçgenine sıkışıp kalmış...

Sunucu ve konukları, geçmişte Kirazlı Köyü'nün belediye yapılmasını, bugün yanlış buluyorlar anladığım kadarıyla .Ancak "Verilen Hak Geri Alınmaz !" diyorlar... En çok da artık köy bile olamayan belediyelerinin mahalle yapılmasından yakınıyorlar...

Bence Bursalılar sevinmeliler yine de. Ya o güzelim Uludağ birilerine verilseydi ? Evet politacılar gerektiğinde her şeyi vereceklerini söyleyebilirler. Hatta bir zamanlar "Kayseri'ye liman yapılsın ! " diyenler bile olmuştu.

Aslında bugünkü sorun yalnız Kirazlı'nın sorunu da değil. Seçim nedeniyle pek çok yöremizde buna benzer uygulamaların olduğunu biliyoruz. Keşke seçim amaçlı yapılmasa ama oluyor , olacak...

Politika ve politikacılar var oldukça daha neler duyacağız, neler göreceğiz...

Ne dersiniz ? Uludağ sizin olsun muuuu..... ? !
Ya da Kirazlı , köy mü, belediye mi, mahalle mi olsun ? Kararı siz verin...

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...