Antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Antalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2010 Perşembe

KOKULARINI DEĞİL AMA...

Tüm öğretmenlerimizin, öğretmen dostlarının, ulusumuzun geleceği olan çocuklarımızı seven, koruyan, düşünen herkesin öğretmenler günü kutlu olsun. Bloguma uğrayıp yorum bırakan dostlarıma çok teşekkür ederim. Bu güller onlar için...
İstanbul'a dün döndüm. Sevgili blog dostlarımın yorumlarını okudum. Çookk teşekkür ederim. Gerçekten özledim hepinizi.
Sizlere Alanya denizinin tatlı serinliğini;

doğasının cömertliğini;

portakal,

limon ağaçlarından yayılan,


bin bir çeşit çiçeğinden savrulan, savruldukça birbiriyle kucaklaşıp harmanlanan güzel kokuları getiremedim; ama görüntülerini paylaşmak istedim.
Çok amaçlı bir tatildi. En önemlisi yedi yıldır yüreğimizde yaşayan anneciğimi andık hep birlikte. Babacığımla kucaklaştık... Eya Hanım herkesin gönlünü fethetti.
Her gün denize girdik ve döndük.Hafta sonuna kadar İstanbul'dayız. Burada olmak da güzel. Şimdilik bu kadar olsun. Geçmiş bayramınızı kutluyorum.

Sevgilerimle...

8 Kasım 2010 Pazartesi

FOTO ROMAN EYA



















Ben Eya,
Teyzem ve anneanemle çok güzel bir gün geçirdik. Bu akşam da annem,anneanem ve ben Antalya'ya babanneme-dedeme gideceğiz. Daha sonra babam da gelince Alanya'ya gidecekmişiz. Orada annemin dedesi, anneannemin babası var, benim büyük dedem yani. İki tane küçük, bi tane büyük dedem. Hepsi beni çok seviyor, ben de onları...

Ben bayramları çok seviyorum.Bayramlar çocuklar içinmiş. Çocukları sevindirin diyor anneanem. Bu arada o da bayramınızı şimdiden kutluyor. Bir süre buralara uğrayamayacak da ondan...


Biraz önce resim yaptığım için elim boyalı kaldı. Eve gidince yıkayacağım merak etmeyin. Bay bayyy...

3 Nisan 2009 Cuma

AŞK YAĞMURU

http://www.haberaktuel.com/images/news/13487.jpg


Aşk Yağmuru


Antalya turizmin başkenti... Binlerce turist gelip gidiyor. Sahiller çıplaklar kampı gibi... Ben daha çok Alanya plajlarında tanık oldum. Üstsüz denize girmek neredeyse normal karşılanıyor. Hatta bazen işi iyice abartıyorlardı. Havlu tutarak bikinisini değiştirenler bile vardı.

İşin tuhafı bizim magandalardan başka onlarla ilgilenen de yoktu.
Magandalarımız güya çaktırmadan fotoğraf çekiyorlardı ve turistleri de fotoğraf karelerinin içine alıyorlardı.Birlikte çektirilmiş gibi! Arkadaşlarına hava atacaklardı herhalde...Eşleri evde, onlar plajda gül gibi geçinip gidiyorlar işte! Turistlerden şikayet edenini duymadım. Siz duydunuz mu?


Şimdi yeni seçilen Kemer Belediye Başkanı göreve gelir gelmez ilk iş olarak
" Aşk Yağmuru"
adlı heykeli bulunduğu yerden kaldırtmış...


"Yıkmak kolay, yapmak zor!"


İstanbul-Kadıköy Belediye Başkanı Sayın Selami Öztürk,
sanata ve sanatçıya sahip çıkarak
verirlerse
Kadıköy' de uygun bir yere yerleştiririz demiş.



Hani bu olay deniz olmayan bir yerde olsa neyse diyeceğiz. Ama turizm cennetinde canlı canlı huri gibi güzellerin dolaştığı bir yörede çıplak heykelden korkmak da neyin nesi? Ben anlayamadım, anlayan beri gelsin... Acaba diyorum heykeldekilerin , biraz, iskelet gibi zayıf olmaları onları ürkütmesin! Ölümü çağrıştırmasın !

Yoksa sanattan anlamayan kişiler, canlı örnekler ortalıkta cirit atarken pul pul dövizler saçarken bir heykele neden baksınlar ki?

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...