Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2011 Pazartesi

TE TA

Öğrenmek, gerçekten ne bildiğimizi keşfetmemizdir.
Yapmak, bildiğimizi göstermemizdir.
Öğretmek, başkalarına en az bizim kadar iyi bildiklerini hatırlatmamızdır.
Bu hayatta hepimiz birer öğrenci, öğretmen ve uygulayıcıyız.
Richard Bach


Blogerler olarak okumayı, yazmayı seviyoruz. Her yazıdan ayrı bir tat alıyoruz, pek çok şey öğreniyoruz. Ancak bazı yazılarda her şey çok güzel giderken bir anda büyü bozuluyor.Küçük bir dikkatsizlik buna neden oluyor. Eminim o arkadaşlarımız da doğrusunu biliyorlardır, uygularken oluşuyor bu hatalar. O nedenle hatırlatma gereği hissettim.


Ek ise zaten bitişik yazılıyor.

Hem ayrı yazıp hem de "te" "ta" yazmak olacak iş mi? Güzel Türkçemizde "te","ta" diye bir bağlaç yok ki...

Bağlaç olarak kullanıyorsak ayrı yazıyoruz ; "de" , "da" sözcüklerini kullanıyoruz.

Benden hatırlatması...


BAKINIZ BURADA DA YAZMIŞTIM:
1) Bloglarda Tartışma
2)Anlatım Bozuklukları (1)
3)Anlatım Bozuklukları (2)

24 Mart 2010 Çarşamba

BLOG LARDA TARTIŞMA


Sevgili Blog Dostları,

Çeşitli bloglarda tartışmalara neden olan bir konuya değinmek istiyorum bugün.

Türkçemizi güzel, etkili ve kurallara uygun kullanmak mı önemli, içerik mi? Tartışmalara neden olan konu bu... Okuduğunuz yazıların dil ve anlatımı sizi ne kadar etkiliyor?

Doğrusunu söylemek gerekirse bu beni etkiliyor. Çok basit kuralların bile yanlış yazımı bende hemen düzeltme isteği uyandırıyor. İlk zamanlar daha güçlüydü bu dürtüm, zamanla azaldı mı ne?

Yine de ayrı yazılması gereken "ki", "de", "mi" bitişik yazılmışsa bu beni üzüyor.
Ayrıca ünsüz yumuşaması (p-ç-t-k ile biten sözcükler ünlü harfle başlayan ek alınca yumuşar, b-c-d-g olur.) ve ünsüz sertleşmesi,( hani şu fıstıkçışahap sözcüğünün ünsüzleriyle biten sözcükler "c-d-g" ile başlayan ek aldığında "ç-t-k" olur ya) kurallarına uyulmamışsa rahatsız olurum.

Ancak lütfen kimse yanlış anlamasın. Bu içerik önemsizdir, anlamına asla gelmemelidir. İçerik boşsa istediğiniz kadar kurallara uyun pek bir şey ifade etmez. İstenen ikisinin bir arada olmasıdır.

Öyle dolu dolu yazan arkadaşlarımız var ki onların anlattıklarını okurken hayranlık duyuyorum. Varsın yazım, noktalama yanlışları olsun, onlar düzeltilir. Hatta "Yazımı denetle." diye bir kolaylık da sağlanmış, oradan yararlanarak bu sorun çözülebilir. Sonra hepimiz zamansızlıktan ya da dikkatsizlikten yanlışlıklar yapabiliyoruz. Yeter ki kasıt olmasın, bunları hoşgörüyoruz değil mi?

Benimki biraz da mesleki hastalık galiba.

Paylaşmak, anlaşılmak, içimizi dökmek, yazmak yazmak yazmak ortak paydamız bu...

Ha bir de çoğumuz güzel haberler okumak istiyoruz sanırım. Zaten günlük yaşamımızda bir yığın sorunla boğuşuyoruz, bir de burada sıkıcı konularla bunalmayalım, diyenlere hak versem de ben bunu yapamıyorum.

Neyse sonuçta bu bir tercih sorunu, herkes gönlünce yazsın, yeter ki yazsın! İsteyen istediğini okuyor zaten...

O zaman yazanlara, okuyanlara selam diyip ben susayım.

Ben susayım, son sözü Yunus söylesin:

"Ben gelmedim dava için; benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim."



26 Ocak 2008 Cumartesi

BAĞIMSIZLIK GÜLÜ

"
Yerden alıp o gülü
Hangi gülü?
Bir topçu neferinin
Sakaryalı yaz toprağında
Sıcak kan gülü.

Alıp koklamak o gülü
Hangi baharda?
Türkçenin özgür kırlarında
Türkülerde burcu burcu,
Bilgeliğin ana gülü!

Bir basmadan alıp o gülü
Hangi basmadan?
Nazilli fabrikasından
Pamuğumuzdan emeğimizden
Dokuduğumuz halk gülü.

Hoyrat ellerinden alıp o gülü?
Hangi ellerden?
Uzak Teksaslı çobanların
Bilmediği, uğruna can vermediği
Türkiyeli o çileler gülü.

Yerine koymak, kutsamak o gülü
Hangi yerine?
MUSTAFA KEMAL'İN BAHÇESİNE
BİR ULUSUN SULADIĞI BESLEDİĞİ
YEDİVEREN BAĞIMSIZLIK GÜLÜ!
"
( Ceyhun Atuf Kansu )

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...