hadi gülümse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hadi gülümse etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2011 Salı

HADİ GÜLÜMSE


Hep karamsar yazılar yazmak zorunda kaldığım için özür dilerim. Rahatsızlık verdiğimin farkındayım. Bugün bir değişiklik yapmaya karar verdim. Biraz da gülelim değil mi?
Bir dosttan gelen fıkraları sizlerle paylaşmak istiyorum. Fıkralar Erzurumlularla ilgili...

"Hükümet Erzurum'a bir yazı göndermiş:
Kışın soğuk geçeceği anlaşılmıştır... Kullandığınız yakıtın cinsini, kod numarasını, stok durumunu acele bildiriniz.

Erzurumlu bir köy muhtarı da hemen Ankara'ya cevap yazmış:

Yakıtımız pohtir...
Kod numarası yohtir...
Stokumuz çohtir..."

.......

"Erzurumlu, Bayburt'a gitmiş; bir kahveye girmiş:
Hele gardaş bir çay getir de içek...
Ve peş peşe 29 bardak çay içmiş.
Bayburtlu sormuş:
Abi, daha getirim mi?
Erzurumlu, elini kalbine götürüp yanıt vermiş:
Yoh gardaş, 30 bardak oldu mu çarpıntı yapiy..."

.......

Erzurum'a bilgisayarın ilk gelmeye başladığı yıllarda, bir iş yerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımıyla ilgili bilgi verir ve ayrılır.
Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:
Kardeşim, sizin anlattığınız gibi yapirem fakat program düzgün çalışmiiir!
Teknik servis elamanı sorar:
Nasıl yapıyorsun?
Senin anlattığın gibi...
Hata ne?
Yazdığım bilgiler kaydetmeme rağmen saklanmir.
İşlem basamaklarını tek tek anlatın.
Tamam, diyor anlatmaya başlıyor:
Programı açirem, malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatı vb yazirem. Hepsini yazdıktan sonra senin anlattığın gibi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliirr:
Kaydetmek ister misiniz?
E/H yazısı çıkir.

Ben de diyirem He..."

......

Erzurum havaalanında yolcular uçağa binmiş. Kapılar kapanmış ve hostes:
Sayın yolcular, lütfen kemerlerinizi bağlayın, demiş.
Kimse bağlamamış. Hostes durumu pilota anlatmış. Pilot mikrofunu eline almış:
Hele dadaşlar, kemerlerinizi bağlayın da havalanah.
Herkes bir anda kemerlerini bağlamış.
Hostesin şaşkınlığını gören pilot:

Erzurumlu, kadın sözüyle iş yapmaz...

....

Yüzünüzden gülümseme eksik olmasın efendim.

27 Ocak 2010 Çarşamba

HADİ GÜLÜMSE FIKRA ANLATIYORUM

Bugün fıkra örnekleri vermek geçti içimden... Ciddi konulardan sıkıldım. Bakalım beğenecek misiniz?



*NASIL OLSA GÜLMEZ:

Çok zengin, ama geçimsiz bir adam, bir cariye almak için esir pazarına gitmiş. Kendisine güzel mi güzel bir cariye göstermişler.

Adam çok beğenmiş, ancak cariye gülünce çirkin dişleri ortaya çıkmış. Adam bu yüzden kararsız kalmış.

Bu sırada yanında bulunan İzzet Molla, bu geçimsiz adama akıl vermiş:

- Efendimiz, bu cariyeyi kaçırmayın! Nasıl olsa devlethanenizde ona gülmek nasip olmaz...




*CAN ÇEKİŞME:

Büyük vatan şairimiz Namık Kemal, yazı ve konuşmalarında, İmparatorluğun sürekli gerileyen, zayıflayan durumunu anlatabilmek için sık sık:

"İmparatorluk can çekişiyor!"

ifadesini kullanıyormuş. Bunun üzerine birileri kendisine sataşmışlar:

- Yıllardır "can çekişiyor" diye yazıp söylüyorsunuz, ama hala ayakta duruyor, yıkılacak gibi de görünmüyor...

-Benim dediğim, bakkal Mehmet Ağa'nın can çekişmesi değil, koskoca Osmanlı İmparatorluğu'nun can çekişmesidir. 600 Yıllık İmparatorluğun can çekişmesi elbette bir yarım yüzyıl sürer..
.




*SON FIKRA:

Mansur'a gelip ahali-i Şam
Valileri zulmün etmiş ilam
(Şam halkı valilerinin zalimliğinden yakınmış.)


Mansur demiş ki: "lütf-u Bari
Ta'un yok a beldenizde bari?"
(Şehrinizde veba (ta'un) hastalığı yok, ona şükredin )



Etmiş birisi hitaba ağaz.
Olmuş bu cevap ile suhansaz:


"- Bitmekse muradınız ahali
Ta'un yerine yeter bu vali."

( Amacınız ahaliyi bitirmekse vebaya gerek yok,

onun yapacağını bu vali zaten yapıyor.)

(Keçecizade İzzet Molla)



NOT: Tüm emekçilerimize selam olsun...

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...