kader mi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kader mi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2013 Pazartesi

YİNE ZONGULDAK YİNE "KADER KİME ŞİKAYET EDEYİM SENİ?"



Türkiye Taş Kömürü İşletmesinin Kozlu Müessesesine ait maden ocağındaki patlamada özel bir şirkete ait sekiz  işçi yaşamını yitirdi...
Yine maden, yine kaza, yine acı. Vee yine taşeron işçi sorunu, iş güvenliği sorunu.Yine Zonguldak...

-630 kotunda TTK hazırlık işlerini yapan taşeron firmanın bulunduğu bölgede olay meydana geliyor.

- 630 Kot, ne demek? Deniz seviyesden (0),  630 metre yerin altı demek. Eksi 630'da taşeron işçinin ne işi var? Sadece Kozlu bölümünde değil, Zonguldak'ın tüm maden ocaklarında taşeron işçiler de çalışıyor. Başka illerde, başka işlerde  taşeron işçilerden yararlanılıyor. Ucuz emek gücü, sendikasız işçi...
 
"Pamukta, tütünde neler dönüyor
Demirden, petrolden kimler vuruyor?
Millet ucun ucun akmış gidiyor
'Benim bu gidişe aklım ermiyor'
Vahdettin döküntüsü fetva veriyor.

Derdim çoktur, hangisine yanayım?
Hangi bir kurbana ağıt düzeyim?
Ne yöne gittik ki geldik bu yana?
Kemal'im Kemal'im tatlı Kemal'im,
Kılıcı belinde atlı Kemal'im.

Hele bir de kahvelere Irgat Pazarlarına
Hele bir de zindanlara
Çık hele bir
Çık hele bir Kemal'im
Yazın gel, güzün gel, zemheride gel
Zemheri soğuk dersen Kemal'im
Azıcık beride gel,
Gel de anlasınlar sen kimin Kemal'isin
Ağanın mı, beyin mi, beyoğlunun mu?

Gel hele bir
Gel hele bir
Gel de anlasınlar sen kimin Kemal'isin.

Gel de bir gör hallerimizi
Kimler çalıp çırpar ellerimizi
Yunuslu, Pirsultanlı dillerimizi.

Sen hep Samsun'a mı çıkarsın?
Ay oğul, ay Kemal'im
Hele bir de her yere
Çık hele bir
Çık hele bir Kemal'im.

Çık ki her yer Samsun olsun Kemal'im
Çık ki her yer Samsun olsun Kemal'im..."



Hasan Hüseyin'e selam olsun, ne diyim, ne edeyim, ne güzel yazmış, ne güzel söylemiş...  Sadece o mu? 

"Kırmızı gülün alı var/ Her gün ağlasam da yeri var
Bugün benim efkarım var/ Amaaaannnn..."

Beklenen kar bugün Zonguldak'a  düştü, düştü de ne oldu? 

"Kar beyazdır ölüm" diyen genç yaşta yitirdiğimiz Kerim Tekin'in acı çığlığı kulaklarımda, "kömür karası ölüm"  içimi titretiyor şu an. Üşüyorum sıcacık evimde üşüyorum. Dostlarım çok üşüyorum... 


EK: İlk fotoğraf Zong. Maden Mühendisleri Odası

Ek : Doğukan'ın Gözyaşları
Orhan Birgit yazmış
Cumhuriyet Gazetesi

EK: Karaelmasın Değeri
Mümtaz Soysal yazmış
Cumhuriyet Gazetesi  

     

11 Haziran 2011 Cumartesi

KÖMÜRLEN Mİ YAZILMIŞ ANA BENİM KADERİM?



"Kömürlen mi yazılmış ana benim kaderim?" diye yazmışlar kamyonun arkasına... Üzerine tıklarsanız daha rahat okuyabilirsiniz. Görünce sizler için çektim fotoğrafını..

"Kader", en son ne zaman kullandınız bu sözcüğü?

Yok yok, "Kadere inanır mısınız?" tartışması başlatmak niyetinde değilim. Ama kader konusunda da işin biraz kolayına kaçtığımızı düşünüyorum. Soru şu, kaderi değiştirmek mümkün mü?

Değiştirebileceklerimiz de var; değiştiremeyeceklerimiz de... Anamızı, babamızı değiştiremeyiz örneğin; ama hatalarımızdan ders alabiliriz. Sorunları çözmek için elimizden geleni yapabiliriz. Hasta olmamak için sağlık kurallarına uymaya çalışırız. İşçi sağlığı ve iş güvencesi diye hazırlanan yasaları uygularız. Bebeğimizi camları kapalı bir aracın içinde saatlerce bekletmeyiz. Depreme dayanıklı konutlar yaparız Japonya'daki gibi örneğin.

Kaderimde ne varsa, o olur diyerek sahte benzinle yola çıkarsak, uykusuz direksiyonun başına geçersek, trafik kurallarına uymazsak kaza kaçınılmaz olur. Hem kendimizi hem de başkalarını yakarız.
Gördüğümüz yanlışları, uğradığımız haksızlıkları, hatta başkalarına yapılanları "kader" diyerek sineye mi çekeceğiz?

Dinimize göre iki çeşit kader vardır: Değişen kadere kaza; değişmeyen kadere müsemma kader denir.

Müsemma kader için yapacak bir şey yok:

"Yine mevsimler geçecek, yine yağmurlar yağacak, giden gençliğim geri dönmeyecek..."

Amaaa kaza denen kadere dur demek için yapacağımız çok şey var:

Bedevi, elindeki bir hurmayla peygamberimize gelip "Ya Resululah! bu hurma benim kısmetim midir, değil midir?" diye sorar. Peygamberimiz de:
"Yersen kısmetimdir; yemezsen değildir" diye buyurur.

Her şeyi kaderin üstüne atıp sorumluluk almaktan kaçanların çıkaracağı ders yok mudur bu yanıttan?

Yarın ulusumuzun kaderini belirleyecek çok önemli bir sınav var karşımızda. Sadece oy kullanmak yetmiyor; oy kullanmaya giderken aklımızı da yanımıza almak zorundayız. Yoksa!..

"Kaderimiz böyleymiş, ayrıldık istemeden..." şarkısı da "Kadeeerrrr! Kime şikayet edeyim seniiii..." ezgisi de derdimize derman olmaz.

"Bir benim oyumla mı?" demeyin. Çoğunluklar birlerden oluşuyor. Yarın akşam kötü kaderimize, dur, dediğimiz haberlerde buluşmak dileğiyle...

20 Mayıs 2010 Perşembe

ZONGULDAK KADERİNE AĞLIYOR


"Katarlarım al bayraklı cenazelerim
Kimi ağlar ekmek ekmek ne bilem
Kimi ağlar okul okul ne bilsin
Ne bilsin grizuyu, grevi, sendikayı Kemal'im
Ne bilsin yoksul yetim"





Bilenler biliyordu zaten. O patlamadan kurtulan olmazdı, olamazdı! Kötü haber bugün duyuruldu. Gittiler, herkesin başı sağolsun...

Ekmek kimi zaman aslanın, kimi zaman da yerin yedi kat derinliklerinde... Onlar da buldukları ekmek kapısında çalışmaya başladılar. Onlar şanslıydı, işsizliğin giderek arttığı, işsizler ordusuna her gün yeni elemanların katıldığı bir sırada iş bulmuşlardı!

Önceden aşçıymış birisi, sonradan madenci olarak işe alınmış özel bir şirket tarafından! Kader, keşke işsiz olsalardı... İşsizler bakın şans sizden yana dönüverdi!


Kader dediler...
Siz alışkınsınız dediler...
Bu işi seçerken öleceğinizi biliyordunuz dediler...
Protesto edenlere provakatör dediler...
Polis havaya ateş açtı, sesinizi kesin dediler...
Koruma ordusuyla geldiler, polisten duvar ördüler, tek tek çadırlarda yakınlarıyla görüştüler, sadece bizim dediğimizi dinleyin dediler...

Evet bu kader!

İşsizlik kader...
Yoksulluk kader...
Yolsuzluk kader...
Tersanede ölmek kader...
Trafikte ölmek kader...
İşten çıkarılmak kader...
Her şeyi satıp savmak kader...

Emekçiler yoksullaşırken, özel maden ocaklarını kapanların kısa sürede köşeyi dönmesi kader!

"Herkes kaderine boyun eğmeli!" değil mi?

"Kader, kime şikayet edeyim seni?"

Acımız büyük...

İşi bilenlerin etkisiz ve yetkisiz bırakıldığı; iş bilmezlerin baş tacı edildiği bu dönemde Türkiye'nin kaderi bu...

Ağla Sevgili Yurdum, kaderine ağla!

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...