Attila İlhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Attila İlhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2012 Cuma

SİVİL ÖRÜMCEĞİN AĞINDA



Eskiden öğrencilerime kitap önerirken ilk sordukları soru "Kaç sayfa?" idi. Şimdi aynı şeyi ben yaptım. Kalınlığı gözümü mü korkuttu nedir? 664 sayfalık bir kitap... Elimdeki on ikinci basım.Özgür Anne'ye teşekkürler. Ev ev değil kütüphane sanki. "Sivil Örümceğin Ağında" kitabını almak istediğimi söyledim sohbet anında. "Aaa dur anne, o kitap bizde vardı!" dedi ve buldu getirdi gecenin geç saatinde. Banu Avar önermişti o akşam Ulusal Kanal'daki söyleşisinde...
Okumaya başladım bile... Alanya'da kitap okunur değil mi? Bitince düşüncemi yazarım. Şimdilik Attilla İlhan'ın dediğini yazayım:

"Tokat gibi bir kitap!"

Kitabın yazarı Mustafa Yıldırım ise:

"olayları erdemin süzgecinden geçiren
gerçek aydınlara,
haberleriyle ezber dağıtan
gerçek gazetecilere
ve
karanlığı yakacak olanlara"

diye yazmış ilk sunumunda.

Kitabın son iki sayfasında yazarın diğer iki eserinin tanıtımı var.
Biri:"58 Gün" Belgesel romanmış bu.

Diğeri 2002 Samim Kocagöz Edebiyat Ödülünü almış. Adı:

"Ulus Dağı'na Düşen Ateş"

Yazar:
Kara günler yeniden gelip çattı.
Korkuya yer yok!
Yılgınlık hiç gerekmez!
Nihayetinde, Ulus Dağı'na çıkılacak!
Ve yine bir ateş yakılacak..."

Son söz yine yazardan :

"Kitap karanlığı yakıyorsa Kitaptır!

11 Ekim 2010 Pazartesi

YOKSA BİR BİR YILDIZLAR KAYACAK


BEN SANA MECBURUM

ne vakit bir yaşamak düşünsem

bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus diyip adınla başlıyorum
içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin

Attilla İlhan'ı yitireli beş yıl olmuş. Anısı önünde eğilirken tüm gerçek şair ve yazarlara da selam duruyorum.

Şiirsiz olmaz, şiirsiz yaşanmaz. Şiir getirin, daha çok şiir...

Belki de birbirimizi bu kadar acımasızca yememizin nedeni şiiri terk edişimizdendir. Şiir olmayan yerde insan sevgisi de olmuyor çünkü...

Attilla İlhan Yağmur Kaçağı isimli şiirinde:

"elimden tut yoksa düşeceğim
yoksa bir bir yıldızlar düşecek"

diye sesleniyor.

Belki de işin sırrı burada. Birbirimizin elini tutmadığımız sürece bir bir yıldızlarımız kayacak...


EK: Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun yedi üyesi, çalışmaları engellendiği gerekçesiyle, görevlerinden istifa ettiklerini 14.30'da açıkladılar.

10 Ekim 2008 Cuma

TUT Kİ GECEDİR



Üç yıl olmuş onu yitireli... Attila İlhan'lar eserleriyle yaşıyor, yaşayacak. Herkes ölecek, onlar yaşayacak...

Anısı önünde saygılarımla...


tut ki gecedir
karanlık sıvışır ellerine camlardan
birden kırmızıya döner
trafik ışıkları
kükürtlü dumanlar yükselir
korkuya batmış
camkırığı adamlardan
tehlikeye büyür sakalları

tut ki gecedir
ihbarlar birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar
yeraltı örgütleri tetik üstünde
adres değiştirmiş silah kaçakçıları
fahişeler birbirinden kuşkulanıyor

tut ki gecedir
katiller huzursuz
hırsızlar sinirli
hainler ürkekçedir
elleri telefona kendiliğinden uzanıyor
ihanete gece müthiş bir gerekçedir
ihbarlar birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar

ihanet bir bilmecedir
Attila İlhan


Son bölümü bir kez daha yazıyorum:

tut ki GECEDİR
KATİLLER huzursuz
HIRSIZLAR sinirli
HAİNLER ürkekçedir

elleri TELEFONA kendiliğinden uzanıyor

İHANETE GECE MÜTHİŞ BİR GEREKÇEDİR

İHBARLAR birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar

İHANET BİR BİLMECEDİR

23 Mart 2008 Pazar

PİA

ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
içlenip buzlu bir kadeh gibi
buğulanıp buğulanıp durmasam
ne olur sabaha karşı rıhtımda
çocuklar pia'yı görseler
bana haber salsalar bilsem
içimi büsbütün yıldız basar
bir hançer gibi çıkıp giderdim

ben bir şehre geldiğim vakit
o başka şehre gitmese
singapur yolunda demeseler
bana bunu yapmasalar yorgunum
üstelik parasızım pasaportsuzum
ne olur sabaha karşı rıhtımda
seslendiğini duysam pia'nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutabilsem pia'nın
ölsem eksiksiz ölürdüm.

(Attila İlhan)

6 Şubat 2008 Çarşamba

YAĞMUR KAÇAĞI

"Elimden tut, yoksa düşeceğim.
Yoksa bir bir yıldızlar düşecek.
Eğer şairsem, beni tanırsan
Yağmurdan korktuğumu bilirsen,
Gözlerim aklına gelirse,
Elimden tut, yoksa düşeceğim.
Yağmur beni götürecek yoksa beni.

Geceleri bir çarpıntı duyarsan,
Telaş telaş yağmurdan kaçıyorum
Sarayburnu'ndan geçiyorum,
Akşamsa, eylülse, ıslanmışsam,
Beni görsen bile anlayamazsın;
İçlenir, gizli gizli ağlarsın.
Elimden tut yoksa düşeceğim.
Yağmur beni götürecek yoksa beni."
Attila İlhan

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...