"Bir patırtı, bir gürültü...
Sanki bir şeyler oluyor, bir şeyler olacak...
Ayol suracıkta her işimiz, her kuvvetimiz meydanda. Dört tarafımız açık. Dünya vaziyetimizi biliyor. Hülyanın, blöfün sırası mı? Hangi teşkilat, hangi kuvvet, hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine, uydurmasyonun bu şekline ben de dayanamayacağım. Bari kavuklu gibi ben de sorayım:
-Kuzum Mustafa, sen deli misin?"
Refik Halit Karay, Milli Mücadele'nin başlangıcında Türk ulusunun başarısız olacağına inanıyordu. Yukarıda tırnak içindeki satırlar ona aittir. "Kuzum Mustafa, sen deli misin?" diye uyarıyor büyük Atatürk'ü...
"Elde avuçta hiçbir şey yokken emperyalizme, galip devletlere, Yunan ordusuna, Ermenilere, Pontus çetelerine karşı silahlı mücadeleye girişmeyi çılgınlık sayanlar çoktur. Silahsızlandırılmış Türk ordusunun bu tarihteki gücü, o da kağıt üzerinde, 35-40 bin kişidir. Oysa Türkiye'deki silahlı işgalcilerin sayısı giderek 400.000 kişiyi bulacaktır. Yoksul, bitik Anadolu, 400.000 işgalciyi ve on binlerce silahlı-silahsız haini yenmeyi başaracaktır.
Milli Mücadele işte bu mucizenin, bu onurlu, güzel çılgınlığın da adıdır."
Ulusal bağımsızlığımızın önderi Atatürk'ümüzü ve"Şu Çılgın Türkler"i bir kez daha okumakta yarar var...
Turgut Özakman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Turgut Özakman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ocak 2013 Çarşamba
18 Mart 2010 Perşembe
ATATÜRK AÇILIMI MI? SAKIN HA!

Dün akşam haberlerinde Uğur Dündar, Turgut Özakman'la "Dersimiz Atatürk" filmi hakkında konuşuyordu.
Filmin galası bu akşam Çanakkale'de gösterilecekmiş, yarın da(19 Mart 2010) sinemalarda gösterime sunulacakmış. Filmi izledikten sonra düşüncelerimi yazacağım.
Turgut Özakman adı bende saygıyla karışık sevgi uyandırıyor. Hepimiz için, özellikle de çocuklarımız için bu ders her zamankinden daha önemli. Dersimiz Atatürk, bu dersten sınıfı geçmek zorundayız. Çok çalışmamız gerekiyor çooookkkk!
Ancak bu yazıyı, Uğur Dündar'ın tüylerimi diken diken eden bir cümlesi sonucu yazıyorum. Cümle şuydu:
"Atatürk açılımı yapalım!"
Aman, ne diyorsun Uğur Dündar! "Açılım" lardan dersimizi almadık mı daha?
Kürt açılımı, dediler partiyi kapattılar, kelepçeler taktılar, milleti ayrıştırdılar iyice...
Alevi açılımı dediler, alevileri bile birbirlerine düşürdüler...
Sanatçı açılımı dediler, sanatçılarımıza sizden bizden diye bakar olduk. Bu konuda -sanırım Yonca Evcimik'ti- "Gidelim bakalım, açılmadık bir yerimiz kaldı mı?" cümlesi damgayı vurdu.
Romen açılımı dediler, hatta ev vermeyi bile teklif ettiler. Garibanları inandı,sevindi; Kibariye'yle göbek bile attı, "Kim biliiirr kim bilir" şarkısı eşliğinde. Ama aklı başında olanlar, iş dedi; eğitim dedi...
Başka "açılım" var mıydı? Şimdi aklıma gelmedi. Ammaaan boş ver be anacım, zaten açılım maçılım yok, kapatmak için, oy kapmak için okşandılar o kadar. Yersen afiyet olsun...
Şimdi anladınız mı Uğur Dündar'ın "Atatürk açılımı yapalım!" sözünün beni neden çıldırttığını...
Sakın ha! Açılım maçılım istemiyoruz. Gölge etmeyin yeter!
Bu arada Çanakkale'nin geçilmez olduğunu kanıtlayan, "Geldikleri gibi giderler." diyenlerin şanlı zaferini kutluyorum. Geldikleri gibi gidecekler, ne güzel bir umut!
Siz okuyucular da lütfen dersinizi iyi çalışın. Bugünkü dersimiz ATATÜRK...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİMSE YOK MU
"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...
-
ANKETİN SORUSU ŞU: Sizce Türkiye'nin en ÖNEMSİZ sorunu nedir? Seçeneklerden sadece birini tıklayacaksınız. Şimdiden teşekkürler...
-
Eşime sordum: "57" dedi, inanamadım! Şaka yapıyorsun, dedim. Hesapla bak, dedi. Hesapladım, hesapladım işin içinden çıkamadım......