Zonguldak'a doğa cömert davranmış. Kışı, yazı, sonbaharı, ilkbaharı birbirinden güzel manzaralar sunuyor bize. Dört mevsimde ayrı güzel. Sarp kayaların tepesinden görünen denizin mavisi, yüzyıllar ötesinden süzülüp gelen ağaçların yeşili...
Ve Fener mahallesi... Bir doğa harikası... Görenin bir daha görmek isteyeceği; burada bir süre yaşayanın aklından da gönlünden de çıkaramadığı ender bulunur bir yeryüzü parçası...
İşte buradaki ağaçlar artık tescilli, koruma altına alınmış. Çıldıracaktım sevinçten.
Koruyalım ağaçlarımızı, dağımızı, taşımızı, denizimizi; çoluğumuzu, çocuğumuzu, gencimizi, yaşlımızı; her renkten, her cinsten, her inançtan insanımızı; hayvanlarımızı; canlı cansız tüm kaynaklarımızı...
Bu güzellikleri gelecek kuşaklar da görsün, görsün de gözü gönlü açılsın. Dünyaya, insana bakışı değişsin...
Eveeet, çok mutluyum; Fener'deki, tarihi ağaçlarımız tescilli artık. Kimse dokunamaz yaşasın!
Ben de baharın geldiğini tescillemek istedim ve çektiğim fotoğraflarla koruma altına aldım. Ve sizlerle de paylaşıyorum işte:





Hoşgeldin bahar, hoşgeldin Nisan; güzelliklerin hep var olsun.
Yarın güzel şeyler olabilir mi?
Bence olabilir, olsa, olmalı, olur olur, olacak...




