
Alanyum Alışveriş Merkezini sevdim. Haydi çarşıya gidelim dedim evdekilere... Ablam çarşı gezmeye bayılır, kardeşim de ister istemez eşlik eder. Ben pek sevmem. Alacağımı alıp dönerim. Ablam her yere girip çıkar, alsın almasın, fikir ediniyorum, diyor. Tam fırsat dedim. Bilgisayarı kaptığım gibi soluğu burada aldım. Siz gezin, ben biraz sonra size katılırım, dedim, ama katılamadım, bloğumu meğer ne çok özlemişim..
Harika bir hizmet bu. Hem alışverişini yap hem de internete gir istediğin kadar... Alanyum'u kutluyorum. Arada kaçarım ben buraya. Eve oldukça yakın. Ohhhh yaşasın!
Kaç gündür yazmak istiyorum, dost blogları okumak istiyorum, ama internet yok... Komşu istediğin zaman gel, dedi, dedi ama, o kadar çok geziyor ki bu olanaksız görünüyor şimdilik.
Alanya güzel her zamanki gibi. İlk gün sabah akşam denize girdim harikaydı. Ertesi gün üçlü dalgalar suyu çamur gibi yapmıştı, şöyle bir ıslanıp çıktım. Akşam üstü tekrar gittik yine aynıydı. Bakalım bugün nasıl olacak? Kasımda geldiğim zamanki tadı bulamadım henüz, Alanya'nın denizi çok sıcak geliyor bana... İllede Ege olacak. Karadeniz de biraz fazla soğuk geliyor çoğu kez... Ama her haliyle denizi seviyorum ben...
Babamla, kardeşlerimle olmak çok keyifli. İyi ki gelmişim. Akşam çarşıya gittik, liman tarafını gezdik. Turist sayısı şimdilik çok az. Nerde o dolu dolu çarşılar! Anlatılana göre Alman turistlerle Rus turistler birbirleriyle anlaşamıyormuş. Biri gelirse diğeri gelmek istemiyormuş. Bir de "Her şey dahil" paketler esnafın canını sıkıyor anladığım kadarıyla... İyi olmuş demek geçiyor içimden ama, ülkemin yararı için demiyorum. Eskiden Türklerin yüzüne bakmıyorlardı. Şimdi kapılarda karşılıyorlar...
Aslında Bursa gezisini yazmayı çok istiyorum. Ama araya zaman ve yeni mekanlar girince biraz zor gelmeye başladı... Unuttuklarım da olabilir, ana hatlarıyla yazmayı denesem mi?













