"Nereden akıl etmişse eşeğin biri, aslan postuna bürünmüş. Bürünmüş ya, o günden sonra da kimseler dolaşamaz olmuş çevresinde...
Eşek, aslan postuna bürünmekle ne değişecek ki... Her zamanki gibi eşek işte... Ama postu aslan postu ya. Görenler tir tir titriyor korkudan.
Bir gün bir aksilik olmuş, bizim sahte aslanın uzun kulakları dışarı fırlamış. Akıllı adamın biri görmüş olanları , işin aslını anlamakta gecikmemiş. Vay sen misin diye, bir güzel dayak atmış eşeğe.
Adamı uzaktan görenler şaşırıp kalmışlar doğrusu... Sanmışlar ki koca bir aslanı döverek götürüyor. "Bravo !" demişler hep bir ağızdan...
Öyledir... Kimi kendi hatalarının kurbanı olur, kimi de bu hatalar üzerine kurar düzenini ."
(Lafontaıne'den Masallar)
Lafonten etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lafonten etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Mart 2008 Perşembe
26 Şubat 2008 Salı
KRALIN SARAYI
"
Haşmetli arslan merak etmiş bir gün
Kimlerin kralıyım ben, diye.
Fermanlar yollamış dört bir yana
Turalı, muralı.
"Milletim gelsin, demiş sarayıma,
Herkesi birden çağırıyorum,
Tam otuz gün açık oturum.
Ve kurultay kurulmadan önce
Bir şölen, milletimin gönlünce.
Herkes yesin içsin, eğlensin,
Kral nasıl olurmuş görsün. "
Fermanı okuyan koşmuş,
Yollar dolup taşmış.
Saraya gelince ne görsünler :
Bir mezbahaymış meğer
Saray dedikleri yer.
Girer girmez bir koku, bir koku...
En önde giren ayı, tıkamış burnunu,
Sen misin sarayın kokusunu beğenmeyen ?
Bir pençede boylamış öbür dünyayı,
Burnunu tıkayan ayı.
Maymun hak vermiş krala,
Aklı sıra yaranacak budala :
"--Aman sultanım demiş pençenize sağlık,
Bu saray bu koku nasıl sevilmez ?
Mis gibi kokuyor ortalık ;
Güller sarmısak kalır bana sorarsanız,
Bu kokunun yanında ! "
Arslan tüh demiş bu kadarına,
Bakmış hemen maymunun da icabına.
Bu arslan bir başka türlü arslan
Neron, Kalıgula falan soyundan.
Tilki, tam bunu düşünürken kral sormuş :
"-- Sen söyle bakalım demiş
Nasıl kokuyor bu saray ?"
Tilki özür dilemiş :
"-- Üzerinize afiyet nezleyim. " demiş.
Allem kallem değiştirip konuyu,
Güme getirmiş kokuyu.
Saraylılar kulağınızda küpe olsun :
Ne açık sözlü olun,
Ne de dalkavuk maymunca.
Zaman zaman da kaytarın tilki gibi
Bir şey sorulunca.
"
( Lafonten, Çeviren: Sabahattin Eyüpoğlu )
Haşmetli arslan merak etmiş bir gün
Kimlerin kralıyım ben, diye.
Fermanlar yollamış dört bir yana
Turalı, muralı.
"Milletim gelsin, demiş sarayıma,
Herkesi birden çağırıyorum,
Tam otuz gün açık oturum.
Ve kurultay kurulmadan önce
Bir şölen, milletimin gönlünce.
Herkes yesin içsin, eğlensin,
Kral nasıl olurmuş görsün. "
Fermanı okuyan koşmuş,
Yollar dolup taşmış.
Saraya gelince ne görsünler :
Bir mezbahaymış meğer
Saray dedikleri yer.
Girer girmez bir koku, bir koku...
En önde giren ayı, tıkamış burnunu,
Sen misin sarayın kokusunu beğenmeyen ?
Bir pençede boylamış öbür dünyayı,
Burnunu tıkayan ayı.
Maymun hak vermiş krala,
Aklı sıra yaranacak budala :
"--Aman sultanım demiş pençenize sağlık,
Bu saray bu koku nasıl sevilmez ?
Mis gibi kokuyor ortalık ;
Güller sarmısak kalır bana sorarsanız,
Bu kokunun yanında ! "
Arslan tüh demiş bu kadarına,
Bakmış hemen maymunun da icabına.
Bu arslan bir başka türlü arslan
Neron, Kalıgula falan soyundan.
Tilki, tam bunu düşünürken kral sormuş :
"-- Sen söyle bakalım demiş
Nasıl kokuyor bu saray ?"
Tilki özür dilemiş :
"-- Üzerinize afiyet nezleyim. " demiş.
Allem kallem değiştirip konuyu,
Güme getirmiş kokuyu.
Saraylılar kulağınızda küpe olsun :
Ne açık sözlü olun,
Ne de dalkavuk maymunca.
Zaman zaman da kaytarın tilki gibi
Bir şey sorulunca.
"
( Lafonten, Çeviren: Sabahattin Eyüpoğlu )
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİMSE YOK MU
"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...
-
ANKETİN SORUSU ŞU: Sizce Türkiye'nin en ÖNEMSİZ sorunu nedir? Seçeneklerden sadece birini tıklayacaksınız. Şimdiden teşekkürler...
-
Eşime sordum: "57" dedi, inanamadım! Şaka yapıyorsun, dedim. Hesapla bak, dedi. Hesapladım, hesapladım işin içinden çıkamadım......