doğdu doğacak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğdu doğacak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2008 Salı

ELİ KULAĞINDA



Godotu beklemiyorum. Godot neydi onu da tam olarak bilemiyorum. Belki de umuttu beklenen...Belki bir iç ses, belki yaşama tat veren bir anlamdı. Belki yaşamın kendisiydi. Herkesin Godotu kendine!

Biz Yağmur'u bekliyoruz. Yağmur'un eli kulağında... Doğdu, doğacak...

Doğan her bebek geleceğe uzanan bir güzel el, bir umut... Bir başlangıç, var oluş, yeniden doğuş...

Anne-baba için yeni bir yaşam; büyümenin, olgunlaşmanın başlangıcı bebeğin gelişi! Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Eskisinden çok daha güzel olacak, belki biraz daha zor, ama güzel! "Ben" ve "Sen"in "Biz" oluşu ardından gelen bir güzel cana yöneliş! Artık hep o var tüm cümlelerde, her şey onun gelişine odaklı... Ne güzel bir duygu, yaşamı anlamlı kılan, umutları yeşerten!

İstanbul'dayım. Saat yeni günü gösterdiğine göre üç gün olmuş buraya geleli. Zaman bir su gibi akıyor. Geçen zamanla birlikte yaşam trafiği de hızla ilerliyor. Düzen bu, birileri giderken birileri geliyor. Her yeni gelen sizi bugünden alıp düne götürüyor. Daha bir yıl önce bugün güzel bir düğünde "mutluluğun resmini" çizmiştik hep birlikte. Yağmur, bu mutluluğun meyvesi. Henüz annesinin karnından selamlıyor herkesi... Yakında çok yakında ağlayarak verecek müjdesini mutluluğun. Bunu bekliyoruz hepimiz. Sağlıkla gelsin, kolaycacık gelsin tek dileğim bu...

Gel bebeğim, gel Yağmur'um, anneannen de hazır, seni bağrına basacağı günü sabırla, sevgiyle, heyecanla bekliyor...

Ve seni çok seviyor...

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...