Bu kez ben susuyorum, Marcus Tillius Cicero (MÖ 106- MÖ43) konuşuyor:

GÖREVLER'DEN:
Yöneticilerin Görevleri:
.... Nasıl çocuğun bir bakıcısı varsa, devletin yönetimi de görev almış kimselerin değil, görevleri yapılan kişilerin yararına uygun olarak yürütülmelidir.
Yurttaşların bir bölümüne özen gösteren bir bölümünü umursamayan kişiler devlete çok tehlikeli şeyleri , ayaklanma ile anlaşmazlığı sokarlar. Bundan da şöyle bir durum ortaya çıkar:
Bazıları halkın sevgilisi, bazıları aristokratların dostu; yalnız birkaçı da herkesin dostu görünür. Bu yüzden Atina'da büyük anlaşmazlıklar, bizim devletimizde ise, yalnız ayaklanmalar değil, yıkıcı iç savaşlar çıkmıştır...
... Gerçekten zamansız gelenlere, ya da utanmazca dilekte bulunanlara kızsak bile; yararsız ve tiksinti veren bir hırçınlığa düşmememiz için, halk eşitliğine dayanan özgür devletlerde, hoşgörülük ve ruh yüksekliği denilen şey gösterilmelidir. Bununla birlikte yumuşaklık ve acıma duygusu; devlet için sertlik (Bu olmadan yurttaş yopluluğu yönetilemez.) kullanılması şartıyla beğenilmelidir.
Her kovuşturma, her ceza, hakaretten uzak olmalıdır. Birini cezalandıran, ya da azarlayan kimsenin değil, devletin yararına bakılmalıdır...
Mete Tunçay(Derleyen)
G. Öner(Çeviren)
Siyasal Düşünceler Tarihi "Seçilmiş Yazılar 1. Eski ve Orta Çağlar"
AÜ SBF Yay. Ankara 1969 s. 181/182
G. Öner(Çeviren)
Siyasal Düşünceler Tarihi "Seçilmiş Yazılar 1. Eski ve Orta Çağlar"
AÜ SBF Yay. Ankara 1969 s. 181/182