7 Nisan 2008 Pazartesi
HALUK'UN VEDAI
Cuma
GÜNCE:
HALUK' UN VEDAI 'NDAN
İşte bir yol ki hep çakıl ve diken,
Geçeceksin yarın bu yoldan sen...
Geçeceksin, ayakların yorgun,
Ellerin şerha şerha, bağrın hun.
Sen yoruldukça yol uzar, artar ;
Çalı dişler, taş ağrıtır, yırtar ;
Çırpınır her dikende bir parçan.
Yine sen , pür-emel önünde uçan
O esiri hayali kapmak için
Atılır, yırtınır ve inlersin.
Varsın uçsun, bugün değilse yarın
O senindir, mükedder olma sakın.
KOŞAN ELBET VARIR, DÜŞEN KALKAR ;
KARA TAŞTAN SU DAMLA DAMLA AKAR ;
BİRİKİR, SONRA BİR GÜMÜŞ GÖL OLUR ,
ARAYAN HAKKI EN SONUNDA BULUR.
(Tevfik Fikret )
31 Ekim 2007 Çarşamba
DÖNÜŞ
Aşkımızın, sevgimizin üstünden
Sene geçti, mevsim geçti, ay geçti
Ne birleştik ne ayrıldık
Biz senle.....
Evet A......., senin de dediğin gibi koskoca bir yıl, 365 gün geçti, tanışalı.
Bu uzun süre içinde kaç kez görüşebildik....İki elin parmakları kadar bile değil....Ama mektuplarla buluştuk bir anlamda...
Bu şubat tatilinde ,18 Şubatta birkaç saat konuşabildik. Son kez de 22 Şubatta çok ama çok kısa oldu, hatırlıyorsun değil mi?
Ve yine ayrılıklar,özlemler... Bakalım nereye kadar..
Şubat tatilinden bugün döndüm. Biraz önce senin mektuplarını sırayla okudum.Şimdi uyuyacağım.
30 Ekim 2007 Salı
YARIN BAŞKA BİR GÜNDÜR
Bugün 29 Ocak, Salı, yurttayım.Önce Ahmet Hamdi Tanpınar' ın Bursa'da Zaman' ını bitirdim . Beş Şehir adlı eserinden. Oh dedim. Ne zamandır elimdeydi.Şindi de Reşat Nuri Güntekin'in "Değirmen " inine başlayacağım fakat başaramadım. Yattım, kalktım , tekrar yattım yine kalktım.Bu yıl yurt odasının pek tadı yok. Oda bir hayli kalabalık. Gülüşmeler, bağırarak konuşmalar, radyonun rahatsız edecek şekilde açılmış sesi....Uyarsam daha kötü olacak. Arkadaşın misafirleri... Hiç saygı kalmamış.Odada uyuyan biri mi var umurlarında değil...Ah o konuşmalar bu kadar bayağı, seviyesiz şeyleri de nerden buluyorlar ki..
İnsan üzülüyor.Bazıları aile baskısından uzaklaşınca iyice şaşırıyor.Biraz da yetişme koşulları galiba..
Neyse onları kendi hallerine bırakıyorum.İyi ki üst ranzadayım. Nerede kalmıştık. Ha.... Evet yarın evime yuvama dönüyorum.Dört ay dile kolay, dört ay oldu görüşmeyeli. Özledim, çok özledim hepsini.
Yarın akşam 21.00 'de M......... ile Ankara'ya gideceğiz. Kardeşimle terminalde buluşacağız. Birlikte gara gideceğiz. Saat 7.15'de kalkan Van Gölü Ekspresine bineceğiz.Ver elini E....... .Kısmetse sabah 6 veya 7'de oradayız.
Ne diyorduk.? Evime aileme kavuşacağım için çok seviçliyim. Fakat isimlendirmek istemediğim sıkıntılarım da var.Sebebi tabii ki O...
Tatil 24 gün... Aynı şehirdeyiz. Görüşmek bir dert, görüşmemek ayrı bir dert .Rahatım huzurum kaçtı.Bakalım ne olacak...Çok tedirginim
6 Şubatta tam bir yıl olacak . Toplam ne kadar görebildik birbirimizi..
Çok karışık bir durumdayım.
Yarın ola hayrola....Yeni ufuklara doğru yarın yelken açacağız.Yarınlar bizim. Yarın başka birgündür......Ne olacağını yaşayıp göreceğiz... Şimdilik elveda sevgili günlüğüm. Dönüşte sana anlatırım ...
KARACAOĞLAN
Dün gece okulun spor salonunda Karacaoğlan'ı anma gecesi düzenledik.
Çok güzel oldu, çok beğeni topladı.Çok da alkış aldık...Yorgunluklarımıza değdi.F.........., Karacaoğlanı canlandırdı,
ben de GELİNİ...
O şiirlerden birkaç örnek yazmak istiyorum, günlüğüme... Suya giden allı gelin
Niçin böyle salınırsın
Gelin bir su ver içeyim
Gelin kimin gelinisin
Su değildir senin derdin
Görmek ise yeter gördün
Oğlan burda çokca durdun
Ağam gelir dövülürsün
Dövülürsem dövüleyim
Sövülürsem sövüleyim
Gelin sana kul olayım
Ölürüm kanlım olursun
Yaylalara göçmedin mi
Soğuk sular içmedin mi
Güzel görüp geçmedin mi
Beni görüp delirirsin
Türlü yaylayı görünce
Soğuk suları içince
Kocayıp vaktin geçince
Taşlar alır dövünürsün
Evlerinin önü solgan
Ağamı görünce korkan
Telli perçemlisin oğlan
Ne dedim ki darılırsın
Karac'oğlan sana vurgun
Döşlerin almadan dolgun
Sevindirdin beni bugün
İnşallah cennet görürsün.
KORO Türkülerimizin de birer dörtlüğünü yazayım:
Bir daracık yerim de yok
Oturup derdim dökecek
Bir münasip yarim de yok."
**************
"Kadir Mevlam senden bir dileğim var
Muhannes kuluna muhtaç eyleme
Cennet-i alayı nasip et bana
Sırat köprüsünden yolum bağlama"
***********
"Ela gözlerini sevdiğim dilber
Ben güzel görmedim senden ziyade
Bilmem huri misin göklerden inen
Bugün güzelliğin dünden ziyade "
************
"Gel gönül gurbete gitme
Ya gelinir ya gelinmez
Her güzele meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez"
********
"Güzel ne güzel olmuşsun
Görülmeyi görülmeyi
Siyah zülfün halkalanmış
Örülmeyi örülmeyi."
YENİ YIL - 1974- AKDENİZ
Evet.....Bir yılı daha geride bıraktık. Düşünüyorum da neler değişmedi geçen yılla birlikte.Beni hem mutlu eden bir o kadar da üzülmeme sebep olan Ayşe sensin..
Radyoda "Madem küstün, dargındın niye geldin ağladın; rıhtımda boynu bükük bana mendil salladın..." diyerek sitem ediyor sevdiğine sanatçı.
Ayşe ile tanışalı 6 Şubatta bir yıl olacak.Gittiğimde onunla belki de hiç görüşmeyeceğiz.İyice yalpalamaya başladım. Bir gün öyle bir gün şöyle diyorum onunla ilgili kendime.Bazen mektup yazıp her şeyi bitirmek istiyorum. Bir yandan da sabırsızlıkla mektubunu bekliyorum.Kendimi tanıyamaz oldum. Bu hal pek normal değil ama hadi hayırlısı. En iyisi zamana bırakmak...Zaman en iyi ilaçmış...
1974 Yılına çok hareketli girdim.Saat tam 24 'te otobüsteydik.
Akdeniz gezisine çıkmıştık...31 Aralık 1973'te Samsun'dan hareket ettik.Adana, Mersin,Silifke,Anamur,Alanya, Antalya ve son olarak da Isparta... Gezdiğimiz yerler.
Antalya'da Sevgili Fatoş ve arkadaşı Apo bizi karşıladı.Sayelerinde çok güzel gezdik.Teşekkürler Fatoş. Seni çok seviyorum.
Daha sonra 4 Ocakta İsparta'ya güller diyarına geldik.Geldik ama bizi güllerle karşılayan olmadı. Otobüsten inerken bu kadar genç kızı bir arada gören gençlerin attığı , adını şimdi hatırlayamadığım,ama acısını bacağımda hala hissettiğim sapan gibi bir şeyle tenimize batan tellerle karşılandık.( civ mi ne atılan)
İsparta'ya Eski Türk Edebiyatı hocamızı ziyarete gedik.Hocamız bizden ayrıldı, tayini buraya çıkmış. Bizleri çok güzel ağırladı.İnanılacak gibi değil ama onu özlemişim, ayrılırken hüzünlendim bile diyebilirim.Şu insanları anlamak galiba uzmanların işi, ben kendimi çözemedim daha...Belki de alıştıklarımızı arıyoruz bazen.
Daha sonra Ankara'ya geldik.Arkadaşlar saat 24'te Samsun'a hareket ettiler.Ben Ankara'da teyzemlerde kaldım.Ocağın yedisinde kardeşimle gezdik.Sinemaya gittik.Birlikte resim çektirdik.7 Ocak saat 16.00 'da Samsun'a hareket ettim.O geceyi okulda geçirdim.Ertesi gün derse girdik.Böylece monotun yaşantımıza kaldığımız yerden başlamış olduk.
Şubat tatiline de bir şey kalmadı.Ailemi çok özledim. Hepsini çok seviyorum. Yeni Yıl mutluluk getirsin herkese....
II . ADAM- İNÖNÜ
İNÖNÜ'YÜ KAYBETTİK Devletimizin kurucularından ,Atatürk'ün silah arkadaşı, milli kahraman
eski Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü'yü 25 Aralık 1973 tarihinde kaybettik...Geçirdiği kalp krizini yenemeyerek aramızdan ayrıldı.
Milli Mücadele kahramanı, eski Cumhurbaşkanı , Tabii Senatör İsmet İnönü bugün büyük bir törenle Anıt Kabir' de Atatürk 'ün yattığı yerin tam karşısında sütunlu bölümde toprağa verildi.
Bugün saat 9.30 sıraları okulumuz spor salonunda biz de anma toplantısı düzenledik. Gün boyu radyodan, Ankara' da yapılan törenin ayrıntıları dinlettirildi bizlere.
İnönü , 24 Eylül 1884 tarihinde İzmir'de doğmuş.Babası Malatyalı Hacı Reşit Bey, annesi Müderris Hasan Efendinin kızı Cevriye Temelli'dir.İnönü' nün göbek adı Mustafa imiş.
1900' de ORDUDA
1923'te BAŞBAKAN
1938' de CUMHURBAŞKANI
1950'de MUHALEFET
1972'de CHP'den KOPUŞ
1973.......
Tarihimizin bir altın yaprağı çevrilip kapandı. Bir anıt insanı toprağa verdik.Biliyorduk yaşlıydı, hastaydı, o cılız vücut o muazzam beyni güçlükle taşıyordu.Yine de ölümünü düşünemiyorduk. Devletimizin bir güvencesiydi.Dünyaya da bir ışıktı.
Tesellimiz O'nun gittikçe daha iyi anlaşılacağı ve anlaşıldıkça daha fazla sevileceğidir.....
" BİR ÖLÜNÜN ARDINDAN
Kabrime çiçek getirenlere gülerim;
Gafil kişilermiş şu insanlar vesselam;
Bilmezler ki bu kabirle yoktur alakam:
Ben o çiçeklerdeyim, ben o çiçeklerdeyim....."
(Cahit Sıtkı )
KİMSE YOK MU
"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...
-
ANKETİN SORUSU ŞU: Sizce Türkiye'nin en ÖNEMSİZ sorunu nedir? Seçeneklerden sadece birini tıklayacaksınız. Şimdiden teşekkürler...
-
Eşime sordum: "57" dedi, inanamadım! Şaka yapıyorsun, dedim. Hesapla bak, dedi. Hesapladım, hesapladım işin içinden çıkamadım......