Bir gün Hitler, bir akıl hastanesini geziyormuş.
Bir koğuşa girmiş. Delilerden biri, onu hastaneye yeni gelmiş deli zannederek:
_ Ahbap, sen de mi düştün buraya?
demiş.
Fena halde kızan Hitler:
_ Kendini topla!
diye haykırmış.
Deli, Hitlerin yüzüne bakarak gülünce, Hitler sormuş:
_ Ne diye gülüyorsun?
_ Ben de böyle başlamıştım da...
Hitler tarih tarafından yargılandı ve suçlu bulundu. Tarih affetmez...
Kendini Hitler sananlar da akıl hastanelerini doldurmaya aday bir şekilde bağırıp duruyor şimdilik... Ne diyelim Allah akıl fikir versin...
Neyse ki bizde böyle kendini Hitler sanan deliler yok...
Hitler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hitler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ekim 2010 Salı
9 Haziran 2010 Çarşamba
DERS
Geçen harp sonrasının üç diktatörü Mussolini, Hitler ve Stalin'dir. Üçü de sivildir. İktidara geçince sivil esvaplarını çıkarıp üniforma giydiler ve ölünceye kadar da üniformalı kaldılar.
Atatürk ise askerdi: Generalliğini Anafartalar'da, mareşalliğini Dumlupınar'da kazanmıştı.
İktidara geçince üniformasını çıkardı. Sivil esvap giydi ve ölünceye kadar öyle kaldı.
Hatay, bir Misakı Milli meselesi olduğundan, bu sancağı vatan topraklarına katmaya çalıştı. Bunun dışında her türlü irredandizmi reddetti ve Türk milletinin gözlerini harp meydanlarından barış meydanlarına çevirdi. Ona, medeniyet zaferine doğru savaş yollarını açtı.
***
Buda ölürken:
-Üstad öldü diye ağlamayınız, üstad size öğrettiklerimdir, demişti.
ATATÜRK de bizlere öğretmiş olduklarıdır.
Falih Rıfkı Atay, işte böyle anlatmış.
Bir de bugünkülere bakalım mı?
"Yurtta Barış Dünyada Barış" ilkemizi nasıl da "Yurtta Savaş, Dünyada Savaş" a dönüştürdüler kısa sürede! Hem de "SIFIR SORUN" diye diye...
Not: İrredanizm, İtalyan kökenli bir sözcükmüş. Başka ülkelerde yaşayan ırktaş ya da dindaş insanlar bahane edilerek o ülkeye saldırı anlamına geliyor. Türk Dil Kurumu karşılık olarak "KURTARICILIK" sözcüğünü önermiş.
3 Mayıs 2010 Pazartesi
DAĞLARA DAĞLARA DAĞLARA DOĞRU
Zor bir dönemden geçiyoruz, artık ulusal kahramanlarımıza da saldırıyorlar!
Atatürk'e açık açık saldırmaya henüz cesaret edemiyorlar, "Makbule mi Fikriye mi?" muhabbetleriyle yetinmeye çalışıyorlar. Atatürk'ü "Atatürk" yapan özelliklerini yok sayacaklarını sanıyorlar böylece. Ve Atatürk sayesinde bugün var olduklarını unutuveriyorlar...
Sıra İnönü'ye geldi, ona saldırmak daha kolay çünkü. "Sizi ekmeksiz bıraktım belki, ama babasız bırakmadım!" diyerek savaş belasından ülkeyi kuruyan, savaşın acımasızlığını bilen İkinci Cumhurbaşkanımız ve Atatürk'ün silah arkadaşı İsmet İnönü'ye...
Saldırırken o dönemin koşullarını akıllarına bile getirmeden yapıyorlar bunu acımasızca ve kendilerinin yaptıklarını gözden kaçırarak ya da kaçıracaklarını sanarak...
Ve eğer İnönü Hitler gibi olsaydı sabun yapılmış ağababalarının değil sabunları köpükleri bile kalmayacaktı bugüne. Elindeki iktidar çoğunluğundan güç alarak polislerini halkı yok etmek için kullanan, ırkçı-faşist Hitler'e benzetilecek en son kişi bile olamaz iNÖNÜ...
Herkes eleştirilebilir, yeter ki art niyetli olunmasın ve vicdansızlık yapılmasın...
Bugün şehitlerimize ağlıyoruz...
Babamın gelişiyle çocuklar gibi sevinirken, henüz bebekken babasını yitirenlerin acısıyla yüreğimin kanadığını hissediyorum.
Çocuklar analı babalı büyümeli... Kıymayın çocuklara desem, duyan olur mu ki?
Kaybettiklerimize rahmet olsun. Yaşayanlara sağlıklı, uzun ömür diliyorum.
Dün babamı alıp dağlara vurduk kendimizi, bir günlüğüne de olsa uzaklara kaçalım istedik tüm bu olup bitenlerden. Göldağı'na gittik, doğayla kucaklaştık, çiçeklerle, böceklerle, ağaçlarla buluştuk. Nefes aldık, nefes verdik.
Yaşamak bu kadar güzelken bu kin, bu öfke niye niye niyeee?
İnsanca yaşamak istiyoruz, duyuyor musunuz? Dünya herkese yetecek kadar geniş değil mi?
Fotoları aşağıya ekledim:



















Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİMSE YOK MU
"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...
-
ANKETİN SORUSU ŞU: Sizce Türkiye'nin en ÖNEMSİZ sorunu nedir? Seçeneklerden sadece birini tıklayacaksınız. Şimdiden teşekkürler...
-
Eşime sordum: "57" dedi, inanamadım! Şaka yapıyorsun, dedim. Hesapla bak, dedi. Hesapladım, hesapladım işin içinden çıkamadım......