Bir kadın küçük bir kızken yatağa yatacağı sırada annesine:
"Yarın görüşürüz." diyormuş.
Annesi de geri çekilerek her zaman:
"Belki..." diye yanıt veriyormış.
Böylece anne, varlık ve yokluğunu kontrol eden bir konuma sahip olmuş. Kızını tereddütte bırakarak her şeye gücü yeten biri rolünü üstlenmiş.
Kız büyüdükten sonra annesiyle arasında yinelenen bu sahneyi hatırlayıp tanımlarken: "havada asılı kalmak" deyimini kullanır.
"Havada asılı kalmak" bugünkü konumumuza ne kadar da uygun değil mi? İçte ve dışta pek çok sorunumuz var ve tüm sorunlar çözümsüz, havada asılı bekliyor. Yarını olmayan günlere mi kaldık.
"Belki" sözcüğü sadece çocuklukta mı sarsıcı? Son yıllarda toplumun bu kadar tedirgin olmasının bir nedeni de bu değil mi? "Belki"lerle toplumun büyük bir kısmı gelgitler yaşıyor, tereddüt içinde kalıyor. Aklı karıştırılıyor. Doğrularla yanlışlar bir torbada sunuluyor, iyilerle kötüler aynı terazide tartılıyor, sonuç değişmiyor. Akıl tutulması mı desem, beyin körelmesi mi desem, art niyet mi, gizli bir hesap mı var desem bilemiyorum. Belki de hepsinden bir parça vardır. Yoksa "Dur bir düşünelim, diyenin tepesine durup dururken neden inilsin ki? Konuşmadan, enine boyuna tartışmadan gerçeğe ulaşmak mümkün mü? Belki de her şey "havada asılı kalsın" diye kendileri gibi konuşmayanları, susturmaya çalışıyorlardır. Kimbilir?
"Yarın görüşürüz"
"Belki..."
belki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
belki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Şubat 2011 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİMSE YOK MU
"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...
-
ANKETİN SORUSU ŞU: Sizce Türkiye'nin en ÖNEMSİZ sorunu nedir? Seçeneklerden sadece birini tıklayacaksınız. Şimdiden teşekkürler...
-
Eşime sordum: "57" dedi, inanamadım! Şaka yapıyorsun, dedim. Hesapla bak, dedi. Hesapladım, hesapladım işin içinden çıkamadım......