oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2010 Çarşamba

ANNEANNEMMMMM



Güne onunla başlıyorum.
Anneanemmm!
Elaaammmmm!

Sonra sarmaş dolaş bir yaşam başlıyor.

"Erken yatarım, erken kalkarım, bir yumurtayı sütle çırparım, kızarmış ekmek biraz da peynir, amannnn efendiiiimm ne güzel yenir."
Anneanne yine... Baştan başlıyoruz...

İki elimizi üst üste getirip yanağımızın altına yerleştiriyoruz. Karşılıklı başlıyoruz şarkıya: 'Erken yatarım'ı derken gözlerimizi sımsıkı kapatıyoruz; 'erken kalkarım' da açıyoruz. Biter bitmez sağ elinin işaret parmağını kase gibi yaptığı sol avucuna getirip yumurtayı sütle çırpmaya başlıyor, büyük bir ciddiyetle. Bir gözüyle de beni denetliyor. Yapıyor muyum diye! Kızarmış ekmek peynir... Başlıyoruz yemeye. Hangi gerçek yemek bu kadar lezzetli olur, hangisi bu kadar mutluluk yükler yüreklere...

Etkinliklere yetişmek zor. Biri bitmeden diğeri başlıyor. Evdekiler ayrı güzel. Ayrıca oyun-müzik grubuna (Take Gymboree- Music Home) gidiyor küçük hanım. Cumartesi ve salı günleri ben de katıldım bu etkinliğe...

Sabah on bir otuzda başladı. Minik çocuklar ve anneler, bir iki de baba vardı...
Sembolık oyunlar oynanıyor birlikte... Cumartesi günü postacı ve mektup konusu oyunlaştırıldı. Hem de " Bak postacı geliyor." şarkısı eşliğinde... Mektup hala güncelliğini koruyormuş, diye sevindim doğrusu.

Mektuplar salonun her köşesine saklandı, çocuklar koşa koşa mektup aradı. Bulan, öğretmenin yanına koştu, hayali posta kutusuna mektuplar atıldı. Çocuklar kaydıraktan kaydılar, tunellerden geçtiler, basket topunu potaya attılar. Şarkı söylemeye çalışarak hep birlikte dans ettiler...

Salı günü, daha önce gidemediği bir dersin yerine gittik.O saatte başka çocuk gelmediği için gönlümüzce oynadık.Tüm salon bize aitti. Bu kez fotoğraf çektik, ama onları sonra yükleyebileceğim.

Ela Yağmur'lu günler devam ediyor. Çocukluk güzel, çok güzel...

15 Mart 2008 Cumartesi

ERİKLER ÇİÇEK AÇTI

Bahar geldi...
Erik ağaçları beyaz gelinliklerini giydi. Ve neredeyse her erik ağacının yanında bir bahar dalı, pembe çiçekleriyle baharı kucaklıyor.

Bu sabah baharın etkisiyle mi bilmem daha bir mutlu açtım gözlerimi sabaha.
Sevgili Bekir Çoşkun'un "Arılar" konulu yazısını keyifle okudum. Ona bir eposta gönderdim. Dostlarla aynı duyguları paylaşmanın gönül hoşluğunu yaşadım. Dün yazdığım "Arı Beyi Açıkladı " yazımı bir kez daha okudum. Bir okuyucum yorum yapmıştı. Ona da teşekkür yanıtımı yazdım.

Yazmak yaşamak gibi oldu bende. Okunduğunu bilmek de ayrıca mutlu ediyor kişiyi... Türkiye'de 38 ilde birileri yazdıklarınızı okuyor. Ankara, İstanbul en başlarda yer alıyor. Dünyada 10 ülkeden az da olsa ziyaretçilerinizin olması anlatılmaz bir duygu... İsveç'ten bir kişi 8 sayfa okumuş. Almanya'dan 39 kişi sitenizi ziyaret etmiş. İngiltere, Fillandiya, Bulgaristan, Belçika, Amerika,Bulgaristan,Romanya'dan ziyaretçilerin olması ne güzel. Hepsine selam olsun.

Ziyaretçilerin ülkemizdeki dağılımına baktığımda da tüm bölgelerimizdeki illere dağılmış durumda olduğunu görüyorum. Hepsine gönül dolusu sevgi ve saygılarımı iletmek istiyorum buradan...

Bahar geldi. Baharla birlikte tüm doğa canlandı. Yaşasın! Erikler çiçek açtı. Deniz daha bir güzelleşti. Kayaların arasından yeşil yeşil, sarı sarı, pembe pembe çiçekler, sarmaşıklar başını uzattı. Güneş daha parlak bakacak bundan sonra...

Yaşama bizler de güzel bakalım, doğadan daha çok yararlanalım. Birbirimizi kucaklayalım. Sevdiklerimize zaman ayıralım. Değerlerimizi koruyalım. Ülkemizi sevelim. Çalışalım, çok çalışalım. Paslanacağımıza yıpranalım. "İşleyen demir ışıldarmış." atasözümüzün doğruluğuna inanarak çalışalım. Kolay elde ettiğimiz, özen göstermezsek kolay yitirebileceğimiz haklarımıza bilinçle sahip çıkalım.Çocuklarımızın geleceğiyle oynayanlara karşı uyanık olalım.

Güzel ülkemizin güzelliklerini, zenginliklerini hakça paylaşalım. Kimseye haksızlık yapmayalım, kendi haklarımızı da koruyalım, gerekirse savunalım. Doğal kaynaklarımızı elimizden almak için çaba harcayanlara birlikte dur , diyelim. Bu ülke bizim. Ülkemize, ulusumuza sahip çıkalım. Birlik olalım. Ülkemiz üzerinden oynanan oyunları iyi görelim, oyuncularının oyunlarını bozalım. Bizi bölüp parçalayıp güçsüz bırakmak isteyenlerin tuzaklarına düşmeyelim. Geleceğimize ancak birlikte sahip çıkabiliriz, bunu aklımızdan çıkarmayalım.

Birden coştum galiba... Affedin, bahar sarhoşluğuna verin lütfen... Güzel tatil gününüzün tadını çıkarın. Benim dershaneye gitmem gerekiyor şimdi. Görüşmek üzere hepinize günaydın. Tüm günleriniz aydınlık olsun. Sevgiyle kalın, dostça yaşayın...

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...